13.01.2011

Eureka! Buldum ;)


Evett ne istediğimi bulmanın kutlu haftasını başlatıyorum. Bu harika kelimeyi dilimize kazandıran Arşimet'e Allahtan rahmet dilerim toprağı bol olsun :) Hikayeyi bilmeyenler için kısa bir özet: "Söylentiye göre şekilsiz bir cismin haciminin, suya battığı anda su hacmindeki değişikliği bularak bulunabileceğini keşfettiğinde banyodan çıplak bir şekilde sokağa fırlamış ve sokaklarda koşarken bu ünlem sözcüğünü haykırmıştır. Sözcük "(Onu) buldum!" benzeri bir anlama sahiptir. Bunun sonucu "Eureka!" bir keşfi kutlarken kullanılan bir ünlem halini almıştır."

Ne istiyormuşum biliyor musun sevgili okur hiçbirşey! Oh yaa bunu bilmek bunu anlamak öylesi güzel ki şöyleee uzun bir Ohhhh çekiyorum günlerdir.

Hikaye şöyle başladı aslında (uzun bir yazı olacak sıkılabilirsin istersen burada kes okumayı ve devam etme). Evlilik hazırlıkları sırasında DIY yani Kendin Yap bloglarını, sitelerini keşfettim sonra arkasından Craft, hobi ve benzeri sayfaları geldi ve hatrı sayılır bir arşiv oluşturdum kendime. Hayatım boyunca solak olmama rağmen, bunu neden söylüyorum çünkü solakların el melekelerinin çok iyi olduğu söylenir ve sporda da çok başarılı oldukları; solaklar gerçekten ayrıcalıklılardır sanat ve spor konularında da. Fakat sanırım ben solakların pek bir yüz karasıyım. Çöp adam çiz de durup düşünürüm ve o çizgiler mutlaka yamuk olur. Makas kullanmayı beceremem sporu ise oldum olası sevemedim bu da daha sonra yazacağım konulardan biri. Neyse lafı daha uzatmayayım zaten yazı uzun olacak :)

Gördüğüm DIY projeleri, craft işleri ve pek bir kolaymış gibi anlatımları ki gerçekten gördüğünde ne var canım bunda ben de yaparım ki bunu havasına giriyorsun, beni benden aldı hatta bu durumun düğün hazırlıklarına denk gelmesi açılın ben geldim düğünümü kendim organize ederime kadar gitti. Allahtan o sırada Tombul Peri yani canım arkadaşım Sıla ile tanıştım da sayesinde düğünümün tüm craft ve benzeri işleri onun o harika ellerinden çıkıverdi.

Düğün sonrası da bu konuya olan ilgim azalmadı. Dahası bir çok insanın bu tarz işleri ek iş olarak yaptığını gördüm ve fena da para kazanmıyorlardı hani. Kimisi internet üzerinden satış yapıyor kimisi atölye açmış pek bir keyifli. Ve gerek direkt yazışmalarımdan gerekse kendi bloglarında ifade etmelerinden görüyorum ki bu işlerle ilgilenen insanlar pek bir mutlu hayatta ne aradıklarını bulmuşlar. Hobileri işleri haline gelmiş. Hobilerini paraya çevirmeyi bilmişler bir yandan ticaret bir yandan zevkle çalışmak ehhh günün sonunda cebe giren para da fena değil yani tam yemede yanında yat hali. Dahası bu işi ticarete dökmeyen insanlarda bir hobi sahibi olmanın dayanılmaz mutluluğunu yaşıyorlar.

İşte bu durum beni depresyona soktu sevgili okur. Sanki benim hiç hobim olmamış gibi. Nasıl özeniyorum bu insanlara nasıl benim de bir hobim olmalı evet ben de bunu başarabilirim havalarındayım. Ve dahası kendime şu soruyu soruyorum hergün. Ben ne yaparsam mutlu olacağım böyle. Bu arada mutsuz da değilim hani ama bu soruyu sora sora kendime bir de ne göreyim ben kendime bu soruyu sormaktan mutsuzum.

Nasıl bir psikolojinin içine soktuysam kendimi sanki ek bir işim olmalı. Hobi bulmalıyım kendime ve mutlaka bu craft işi el becerisi gerektiren birşey olmalı ve bu işi başarıyla ticarete dökmeliyim. Hatta istifa etmeliyim ve sadece o işi yapmalıyım. Ben de ben de yazmalıyım hobim işim artık çok da güzel para kazanıyorum diye.

İşte geçen haftalarda bir anda Euruka dedim kendime. Onu buldum evet ne istediğimi buldum ben hiçbirşey istemiyorum çünkü ben mevcut halimden çok memnunum. Yahu iyi bir işim var oldukça da başarılıyım. Önümde güzel bir kariyer yolu var dahası ben yaptığım işi çok seviyorum bu güne kadar da hiç şikayetçi olmamıştım. Sonra benim de crafting olmasa da kendime göre hobilerim var ki bunu ticarete dökmeyi hiç düşünmemişim.

Konudan konuya atlayacağım ve yazının ne kadar dağıldığının farkındayım ama yıllar önce Pınar Kür'ün yazarlık kursuna gitmiştim. Ortaokul yıllarımdan bier kalemimin kuvetli olduğu söylenmişti bana ki yazmayı konuşmaya daima tercih ederim. Hikayelerimin yayınlandığı bile oldu. Hadi dedim ben bu işi profesyonelce öğreneyim bakarsın kitap yazarım hobim mesleğim olur para kazanırım. Yazma atölyesine gittim ve gördüm ki yazma işini ciddi anlamda profesyonelce yapacaksan ciddi bir disiplin gerekir sonra o işinde bir matematiği var ve ben işin içine matematik girdi mi donup kalırım. Profesyonel yazarlık hayatım orada son buldu. Dedim ki kendime, kızım Tüten sen yazdıklarını arkadaşlarınla paylaş canın isterse gönder bir yerlere ama sen gel bu hobini hobi olarak bırak. Yani diyeceğim o ki, taa yıllar önce bile çok sevdiğim bir hobiyi ticarete dökmek istememişim ben.

Ve işte Euruka diye bağırdığımda içimden anladım ki herkesin hobisi işe dönüşmek zorunda değil. Dahası zaten işimde mutsuz değilim ki. Ama işte o blogların içine çok daldığımda kendimi yalan dünyaaaa herşey yalannn derken buluverdim. Sorgulamaya başladım yaa ben nasıl bir işin içindeyim işim hobim değil olamaz olmamalı gibisinden :)

Gülüyorum gerçekten şimdi kendime gülüyorum. Bu arada itiraf edeyim gittim kendime Becerekli Eller kitabını aldım. Eve keçe aldım süsler yaptım (bakınız yılbaşı ağacımız ve 2011 süsü) yaparken 10 kişiden yardım istedim. Keçeyi keser misin? Anne bakar mısınn? Güray yardım eder misin? Azcık zevk aldım dahası bu işlerin nasıl yapıldığını öğrendim tamam ben becerikli değilim ama çok da zor değilmiş gerçekten. Ban muazzam bir zevk vermedi aksine dağılanları toplamak eziyet gibi bile geldi. Dedim ki bundan sonra sen zevkle izle nasıl yapıldığını sipariş ver ama kendin yapmaya kalkma. Kursa da gidebilirim ama sadece bu işle eğlenebilirim.

Uzun lafın kısası, ben artık ne istediğimi biliyorum bundan daha güzel birşey olabilir mi?

Tüten ben
Eureka ;)

Sonradan eklenen not: Bu işe en çok kocam sevinecek çünkü pek bir korkuyordu bu deli kız işinden istifa eder evde kendini keçeye vurur sonra bir gün evde kendisini keçelerin için keçileri kaçırmış vaziyette bulur muyum diye? Korkma kocacım
Yorum Gönder