Baba etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Baba etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13.02.2015

Anne Denedim ve Oldu


Aren daha bebekken ve söylediklerimizin öğretmeye çalıştıklarımızın hiçbirini yapmaz, tam aksi şeyleri yaparken, endişe ederdim; gerçekten armut dibine düşüyor mu? Çocuk anne & babayı rol model alıyor mu diye? Sonra biraz büyüyüp söylediklerimizi kendi fikriymiş gibi başkalarına ve kendine söylemeye başladığında, endişenin yerini huzur almaya başladı. 

Çocuklar başarmak konusunda çok hırslılar ve takdir almak konusunda da. Sanırım herkes en az bir kere de olsa çocuğunun bir şeyi başaramadığında öfke krizine girdiğine, ağladığına ve yaptığı şeyi bir daha yapmadığına şahit olmuştur. 

Ben "başarı" kelimesini dilimde denemek ile değiştirdim. Başarmak denir ki sahi? Denediğin bir şeyin sonuca ulaşması öyle değil mi? Üstelik başarının kriteri nedir, kim koyuyor bu kriteri. 

Uzun bir süredir Aren başardım anne dedikçe; denedin ve oldu demeye başladım. Bir şeyi yapamadığında ve offff başaramıyorum işte deyip hayal kırıklığına uğradığında; Arencim sadece 1 kez denedin ve olmadı; bir kaç kez daha dene, belki olur diyordum. Elbette bir dizi film çekmiyoruz veya sadece olması gerekenlerin yazıldığı bir kitabın başrollerinde de değiliz; dolayısıyla bu söylediğime sakince tabii haklısın anneciğim gibi bir cevap almadım. Üzüntüsünü, hayal kırıklığını yaşamasına müsade ettim ama yine de tekrarladım. 

Bazen 4-5 kez denedi ve yapamadı; olabilir biraz ara ver belki sonra denediğinde yapacaksın dedim. Israrla denedi ve olmadı; ağladı, üzüldü, sadece sevgimle onayladım onu. 

Bazen 2. deneyişinde yapabildi ve o yine bunu başardım anneee başardım diye dile getirdi. Ben yine dilimi değiştirmedim; evet denedin ve oldu kuzu dedim. Ama onun o heyecanına, o sevincine kesinlikle eşlik ettim; sadece ben kendi dilimi kullandım. Biliyordum çünkü artık; bilinçaltına yerleşiyordu söylediklerim ve zamanla gereken tekrara ulaştığında onun da bir şekilde diline ve hareketlerine yansıyacaktı bu. 

Ve dün akşam babasıyla yap-boz yaparken şöyle dedi Aren: "Bak baba denedim ve oldu" . Akşamın ilerleyen zamanlarında; off denedim ama yapamıyorum galiba tekrardan denemem gerek. 

Elbette çok mutlu oldum; başarının kriterinin denemekten geçtiğini öğrenmiş oldu ve başarıszlık değil az denemek olduğunu bir şekilde öğrenmiş oldu. 

Çocuklarımız hiçbir zaman başarısız veya başarılı değiller; ya azimle deniyorlar ve yapabiliyorlar ya da bazen yapamıyorlar. Her konuda başarılı olabilecek insan henüz yok! Ayrıca bu hepimiz için geçerli; siz de kendinizi başarılı veya başarısız olarak değerlendirmeyin; ne kadar süreyle denediniz başarmak istediğinizi ve hangi yolları denediniz; hep aynı yöntemle mi deniyorsunuz belki de yönteminizi değiştirmeniz ve tekrardan denemeniz gerekiyor. 

Haydi bakalım deneme 1-2 1-2;)




20.08.2013

Gözlem Kulesi II


Anne olduktan sonra gözlem yeteneğimin daha da arttı; çevremin, olanın bitenin daha çok farkına ve ayırdına varmaya başladım. Aslında oldukça yorucu oluyor çünkü motor hiç kapanmıyor hep çalışıyor, bu da bir süre sonra arıza sinyaline geçiş oluyor; neyse bu başka bir yazının konusu. Şimdi bir süredir gözlemlediklerim ve aklımda biriktirip, yazıya geçirdiklerim. Gözlem Kulesinin ilk yazısı burada: Gözlem Kulesi.


Anne olmak için ideal yaş 25-29.  Biyolojik yaşlanma diye bir şey var; eğer içinize Ajda Pekkan kaçmadıysa. Malesef 30'lu yaşlardan sonra hızla enerji kaybediyorsunuz irtifaya geçiyorsunuz bir anlamda. Bu fikre katılırsınız veya katılmazsınız; ama benim etrafımda gözlemlediğim tam da böyle oluşu. 

Özellikle 30'lu yaşlardan sonra doğuracaksanız, bebeğinizin sağlığı sıhhati kadar, kendinize de enerji dileyeceksiniz. Bir bebeğe, bir çocuğa bakmak için ciddi enerjiye ihtiyaç var. 20'li yaşlarımdayken uykusuzluk nedir hiç bilmedim; 48 saat uyumayıp, hem de uyumamama vesile olan şeyler insanı ciddi yoracak şeylerken, hiçbir şey olmamış gibi işe veya üniversiteye gittiğimi bilirim. 30'dan sonra uykusuz geçirdiğim bir gece beni bitiriyordu ki Aren'in uykusuzluğu sebebiyle ne çektiğimi bir ben bilirim bir de Allah. 

Bir de çocuk büyüdüğünde sen hala hayatını yaşabileyecek kadar genç olacaksın, hala enerjin, vaktin ve halin olacak. 


Bir annenin sabrı var ise herşeyi vardır; emin olun buna. Sabırlı annenin altından kalmayacağı durum yok. Sabrın sonu mutlaka selamet annelikte. Ve bir insan anne olmadan kendine sabırlı'yım dememeli, diyemez. Ben çok sabırlıyım diyene sizi bir de anne olunca görelim demek istiyorum. Anne olmaya karar verdiğinizde veya hamileyken dualarınızın en başında bu da yer alsın; dinle beni ciddiyim :)


Rahat bir anneysen herşey yolundadır. Herşeyin üzerinde durmayacaksın; gözün her dakika çocuğunun üzerinde olmayacak, ne fazla salacaksın kendini ve çocuğunu ne de sıkacaksın. Biraz herşey oluruna varır, öyle ya da böyle de büyür bu çocuk diyeceksin. Çocuğunu özellikle tanıdığın birine teslim ederken gözün arkada kalmayacak unutma bu çocuk senin yanındayken de düşüyor kalkıyor, başına olmadık işler gelebiliyor. 

Öyle uyudu uyumadı, yedi yemedi çok takmayacaksın. Genel tablosunda arıza yoksa bu da böyle deyip geçeceksin. Özellikle tatilde rahat annelerin ne kadar rahat tatil yaptıklarını gördüm. Yemek yemeyen çocuğa verdi miydi nutellalı ekmeği kahvaltısını yapmış sayıp gönül rahatlığı ile önüne bakıyordu; aslında en güzelini yapıyordu.





En büyük yardımcın ne annen, ne evdeki yardımcı ne de başkası olacak. Sana en çok yardımı dokunan kocan olacak; şayet sana yardımcı bir kocan var ise bil ki dünyadaki en büyük sanslarından birine sahipsin, kıymetini bil, tadını çıkar. 


15.04.2013

Baba Olacak Adam....


Birtek babam olsun bana birşey olmaz! (Hep anneleri mi övelim yani :))

Blogumu takip eden erkek yok bildiğim kadarıyla; özellikle bekar olanlar neden takip etsin zaten, onları açacak hiçbir şey yok bu blogta :) Peki o zaman neden yazıyorum; içimde kalacağına blogta kalsın dedim. 

Benim gözlemlediğim erkeklerin çok az bir kısmı baba olmak için evleniyor; evlenmelerindeki ilk amaç baba olmak değil yani. Bu düşünceyle evlenen erkek sayısı çok az ki, onlar bile baba olmaya ne kadar hazır tartışılır bir konu; bu da çok doğal, çünkü erkeğin ilkel ve modern dünyasında "baba" olmak doğasında olmayan, sonradan öğrenilen birşey. Biz kadınlarla karşılaştırıldığında gerçekten zor bir durumdalar bu anlamda. 

Örneğin Güray, benim eşim olur kendisi, baba olmak için evlenmiş biri, ne zaman kendini fikren&ruhen baba olmaya hazır hissetti, o zaman evlendik ve zaten bu hazırlık neticesinde hemen hamile kaldım ve Aren doğdu. (Aren'den önceki bebeğimizi 8 haftalıkken kaybettik). Bunca hazırken bile baba olmaya, baba olmak hiç sarsmadı desem kendisini doğru söylemiş olmam. Biz kadınlar bile, bedenen ve doğamız gereği çocuğa hazırken 8 şiddetinde deprem görmüş gibi oluyorsak, erkeklerin baba olduğunda temelinden sarsılması çok doğal.

Aslında söyleyeceklerim çok uzun değil; baba olacak erkeklerin bilmesi gereken şeyler var bana kalırsa;

*Sevdiği kadın anne olduktan sonra değişecek ve bu değişim tıpkı her değişim gibi sancılı bir süreç olacak; bu sancıyı çekerken, en çok ama en çok kocasına ihtiyaç duyacak, bunu dile getirse de getirmese de yanında isteyecek onu, belki de sadece sünger görevini görsün isteyecek kocası & sevgilisi yani dinlesin isteyecek sadece dinlesin; ne öneride bulunsun ne seni anlıyorum desin ne de başka birşey. Orada yanında olsun tüm bedeniyle, ruhuyla. 


*Anne olan kadının öncelikleri değişecek ve kocasınınkinin de değişmesini isteyecek, hatta bunu bekleyecek.  Baba olacak her adam önceliklerinin değişmesine hazır olmalı.


*Anne olan kadın sevildiğini, beğenildiğini duymaya her zamankinden daha çok ihtiyaç duyacak. Anne bebeğini nasıl şımartıp, şevkat gösteriyorsa, kocasından da aynısını görmek isteyecek. Baba olacak adam sözlü iletişim yönünü kuvvetlendirmeli. Ve hep aklından tutmalı&hatırlamalı; bir babanın yapabileceği en önemli şey çocuğunun annesini sevmektir, çok sevmek. 

*Çocuğun sadece anne ve babayla değil anne&babanın arasındaki ilişkiyle de ilişkisi olduğunu bilecek ve bu nedenle karısıyla olan ilişkisini sağlıklı tutmak için elinden geleni yapacak. Evliliğini sorgulamayacak, sorgulayacağı şey ilişkimizi nasıl daha sağlıklı, daha iyi hale getirebiliriz olacak. Çocuğunun annesi kadar kendisine de ihtiyacı olduğunu bilecek.

Ve son sözüm; daima hatırlatacak kendine ancak mutlu bir annenin mutlu ve sağlıklı çocukları olabilir!. Karısıyla, sevgilisiyle mutlu olabilmek için elinden geleni yapacak. Bunun için çaba sarfeden bir adamın hayatı huzurlu, mutlu olduğu gibi çocuğu için de çok önemli bir şey yapıyor olacak.





21.11.2011

Aile Olmak


Anneliğimin en zor günlerinde açıp bu resme bakıyorum çünkü bu bizim ailenin mutluluğunun resmi.  Babanın güvenli kollarında anne&çocuk. (Bu arada bu resimdeki gibi tombul yanaklı ve yamuk değilim)

Resimdeki bir diğer ayrıntıda 3.'de gözlerinin kapalı olması hepimiz aynı hayali mi kuruyoruz, aynı ruyayı mı görüyoruz bilmiyorum ama hepimizin kendini mutlu ve huzurlu hissettiği kesin.

Şimdilik böyle kısa bir merhaba diyeyim dedim. 40. dolsun bakın ne bomba yazılarla döneceğim biriktiriyorum şimdi :)

Sevgilerimle
Tuten çaylak anne

3.08.2011

Baban Olacak Çocuk





Bugün köşemi sevgili kocam'a bırakıyorum. Çoğu zaman benden daha çok hamile olduğunu düşünüyorum. Sanırım kadın olsaydı hamileliği hakkıyla yaşardı. Nasıl bir kocadır nasıl bir sevgilidir o konulara hiç girmeyeceğim de :) Şimdiden çok iyi bir baba olduğunu ve olacağını söyleyebilirim. Sanırım onunla evlenmek konusundaki ısrarım ve çocuk yapmak konusundaki hayalim bir bilimsel teorinin en büyük kanıtı: Kadınlar çocuk yapacağı adamı iç güdüsel olarak seçerler.




Yukarıdaki resim 2 yıl önce henüz evli değilken birlikte gittiğimiz Karadeniz turunda çekildi. Kucağıma bir erkek çocuk almışım 2 yıl sonra içimdekinin erkek olacağını bilmeden.


Buyrum kocamın, Güray Yolukar'ın kaleminden Baba olacak olmak nasıl bir duyguymuş okuyun ve işallah benim gibi keyiflenin.


***********************************



En çok şu yukarıdaki fotoğraf etkilemişti beni Tüten ile düşlediğim aile resmini düşündüğümde..Biz fotoğrafta aynı üç renk objenin bir kareye sığmasını çok denk gelmeyen anlar olduğu için özel bir durum diye niteleriz. Ve o gözle yakaladığımız noktada hemen bir kareye sığdırırız o resmi..Bu niyetle çekilen bir fotoğrafta o bir tane kırmızı , o kucakta ahenkli tutuş ve gülümseyişle birleşince beni sadece o kırmızıların biri ilgilendirmiş oldu ve daha da yoğun bir tutku ile kendi ailemi o günden beri gözümde canlandırır oldum.



Bu fotoğraftan iki sene sonra bu yazıyı yazıyorum..7 aylık bir babayım J ve herşeyi durdurmuş gibiyim sanki..çevreye karşı tüm duyarlılığımı yitirmiş hissediyorum zaman zaman kendimi..her an her saniye onu düşünüyorum ..günler saatler geçmiyor inanın..garip garip şeyler oluyor hiç yaşamadığım..bir annenin oğlunu sevmesini görüyorum ağlayıp zırlayıp uzaklaşıyorum oralardan ..sanırım ilk zamanlarım biraz sulu göz geçecekJ..onun dışında kendimi çok güçlü hissediyorum..dünya ile baş edebilirim gibi sanki..hani süper baba misaliJ..bir yandan da korkularım yok değil kendimle ilgili ..daha az sinirli biri olmak zorundayım , mümkün olduğunca demokratik davranmalıyım , bir yandan onun hakkında endişe ederken ona birey olmayı nasıl öğretebilirim korkusunu yenmeliyim vs.vs.vs….bu duyguların tarifi pek yok..aşk gibi kalp çarpıntısı gibi bir şeyde değil , derin bir sevgi gibi bir şey de değil..tanımı da , kelimesi de ,cümlesi de yok gibi kısacası....



En önemlisi hayatımda bir dönüm noktasındayım..babama en yakın olduğum zamanlarım bunlar bunun çok farkındayım..hayata bakış , aşka bakış , dostluklara bakış ,aileye bakış her şeyin şekillenip belki de bundan sonra öyle devam edeceği bir nokta bu…



Allah isteyen herkese bu duyguları tattırsın inşallah..daha tam anlamıyla ben tatmadım ama bu hamilelik sürecindeki bekleyiş de ilk defa tadılan duygular yumağı zaten..hele o günü hiç düşünemiyorum..ve sonrasını ve sonrasını ve sonrasını..eğitim hayatıma baştan başlıyorum gibi..ilkokul yıllarım geliyor aklıma ..kalbim pırpır , heyecanlıyım , mutluyum , ama çekimserliklerim var elbette..ama hani o ilk cümle var ya hemen hemen her çocuğun söylediği gibi..”doktor olacağım , avukat olacağım “..işte o inançla “baba olacağım” diyorum bende..aynı o duygu gibi ..hem köküne kadar inanıp hem de hiç donanımının olmaması durumu söz konusu..



Aren ! Anasının kuzusu , Babasının aslanı..Sen üzerine hayat kurulacak bir değersin bizim için ! Ve hiçte tereddütümüz olmadan en yalın halimizle ve en büyük duygularımızla karar verdik sana sahip olmaya..Ve nasip oldu ki sen bizi seçtin..Allah senin bahtını , şansını açık etsin..Sağlığın sıhhatin hep yerinde olsun..Biz biliyoruz ki aramıza zamanında gelecek ve mutluluğumuza mutluluk katacaksın..Seni çok ama çok seviyoruz.



Baban olacak Çocuk











30.12.2010

Ağacımız


İşte bu bizim yeni yıl ağacımız. Çocukken hiç yeni yıl ağacı süsleyemedim. Babam "gavur adedi" der üstüne bir de uzun uzun tarihçesini anlatır daha fazla bilgi için Larousse'u açın ve okuyun derdi. Zaten babama ne zaman birşey sorsan. Bak orada Larousse var aç, oku derdi. Ah be google nerelerdeydin o zamanlar :)
Belki babam güzel bir alışkanlık kazandırmaya çalışıyordu bize ama ne denli tepki yarattığın farkında olamıyordu. Ben Larousse'dan değil babamdan birşeyler öğrenmek istiyordum. Babam bunu hiç farkemedi malesef.

Bilmem ki neden belki çocukken hiç tadına varamamaktan yılbaşı ağaçlarını hep çok sevdim. O ışıklı halleri o süslü püslü haller hep içime neşe kattı. Kocam ise bu konuda babamdan çok başka. Bir çocuk gibi yılbaşı ağacı süslemeyi seviyor. Kalsın desem bütün sene salonumuzda durur.

Peki bu sene ne oldu dersiniz babam yılbaşı ağacını almaya geldi bizimle, süslerini seçmekte yardımcı oldu. ağacı evde süslerken belki kimse farketmedi ama hoşuna gitti kalktı yardım etti. İnsanlar yaşlanınca yumuşuyorlar, değişiyorlar. Bu ağacı süslerken ki manzarayı küçükken de yaşamak isterdim. Diyeceğim o ki, çocuğunuz yılbaşı ağacı istiyorsa gereksiz demeyin, nutuk atmayı ve alın süsleyin. Ailece yapılan herşey sizi daha da aile yapar daha da yakınlaştırır. Ben ağaç alalım mı baba derken ağacında değildim aslında baba seninle birşeyler yapabilme derdindeydim. Ne sen anladın beni ne ben kendimi anlatabildim belki de. Ama şimdi sen 70'ine merdiven dayamışken sanki sen de daha çok şey yapma peşindesin bizimle. Belki de bu nedenle ne ağaç almamıza karıştın ne de o bizim milyon kere dinlediğimiz çam ağacı geleneğinin nereden çıktığını neden "gavur adedi" olduğunu ve benzer söylemlerde bulunmadın. Hatta sanki bu sene sen de yılbaşı kutlama konusunda heveslisin. Bakalım hediyeler konusunda ne yapacaksın. Yine aman canımm tüketime yönelik şeyler bunlar ne hediyesi mi diyeceksin yılbaşı da neymiş mi diyeceksin yoksa gözlerinde pırıltıyla mı açacaksın paketini, göreceğiz.

Kocam çok iyi bir baba olacak biliyorum. Çocuğuyla çam ağacı süsleyen. Çocuğu bir soru sorduğunda google'dan araştır bakalım demek yerine anlatan belki de google'u beraber açık çocuğuna okuyacak bir baba olacak. Tekrar söylüyorum babam bize araştırma alışkanlığı kazandırmak isterdi ama sırf bu huyu yüzünden okumaya tepki duyup geç kitap okuma alışkanlığı edindim. Babam iyi ama esnek olamayan bir baba'ydı. Dı diyorum çünkü son yıllarda azcık da olsa esnedi.

Bu ağaç gibi kocaman bir aile olduk biz. Üzerimiz süslü püslü bir çok renkli insan bir arada. Işığımız, renklerimiz, hediyelerimiz ve yüceğilimiz daim olsun işallah ve de maşallah!

Tüten ben
Çocuklar gibi şen