bebek beklerken etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
bebek beklerken etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21.09.2011

Evlilik Dediğin



UYARI: ÇOK KİŞİSEL VE UZUN BİR YAZI SEVGİLİ OKUR. Okumazsan söz kızmayacağım :)




17 Eylül Cumartesi yani geçtiğimiz Cumartesi günü 1. evlilik yıldönümümüzdü. 12 aylık evli 9 aylık hamileydim. Zaten ilk evlilik yıldönümleri özelken oğlum sayesinde daha da özel oldu. 2 kişi çıktığımız yolun 1. yılında 3 kişiydik. Evlilikle ilgili çok hayalim vardı ama ilk yılımızda hamile olacağım yoktu açıkcası.


Yıldönümünden bir kaç gün önce Güray'ın hatırlamadığını düşünmeye başladım birazcık da bozuldum aslında. Hoş aynı adam defalarca doğumgünümü bile unutmuştu. Özel günlere özel anlamlar yükleyen bir kocam yok. Benim içinse tek özel gün doğumgünüdür aslında. İnsanın doğduğu gün kesinlikle hatırlanmalı ve kesinlikle kutlanmalı diye düşünürüm. Ama neyse ki nasıl olduğunu bilmiyorum ama Güray 1 gün öncesinden yarın naparız diye sordu evlilik yıldönümümüz ya dedi. Hatırlaması bile yetti bana. Birşey yapmaya gerek yoktu aslında. Zaten hamileydim ve yorgundum. Bana dondurma ısmarla dedim malum gebelik şekerim var dondurmayı ancak kocamın özel izni olduğunda yiyebiliyorum. Tamam dedi.


Sevgili kocam içime sinmiyor gel güzel bir yemek yiyelim dedi dondurmayı da ısmarlarım dedi. Süslendik püslendik güzel bir yemeğe gittik sonrasında dondurmamızı da yedik vakitlice evimize döndük. Sorduk birbirimize sanırım her çift sorar evlilik yıldönümünde ee sence nasıl geçti bu 1 yıl. Cevaplarımızı verdik. Sonra oğlumuzdan konuştuk. Sonrada genel hayattan.


Evlenmeden önce Güray ile evlenmek konusunda çok ama çok hevesliydim. Öylesi çok istiyordum ki onunla evlenmeyi ki bizim öylesi boktan bir ilişkimiz vardı (sürekli kavga zırt pırt ayrılık,kişilik çatışması) ki hiç kimse evleneceğimizi düşünmezdi dahası evlenirsek kesinlikle mutlu olmayacağımızı düşünürlerdi. Ailem etrafım ve Güray herkes karşıydı evliliğimize. Flört dönemimizde Güray defalarca ben evlenmeyi düşünmüyorum dedi bana. Hatta bir keresinde çok açık ve seçik seninle evlenmeyeceğim bunu bil dedi, biz beraber yapamayız dedi. Olmaz dedi.


Hiç vazgeçmedim ben. Tüm bu olumsuzluklara herşeyin ve herkesin bana karşı olduğu zamanlarda içimdeki ses nedense evleneceğimizi söylerdi bana. Nedense Güray'ın onca yanlış giden şeyin içersinde doğru adam olduğunu söylerdi. Ondan çocuğum olması gerektiğine inanırdım. Güray bunca kararlıyken evlenmemeye ve olmayacağına bunca inanırken dahası istemezken işte ben ona hayallerden bahsederdim. Evlenirsek ne denli mutlu olacağımızdan bambaşka bir evlilik tablosu çizerdim. Ve mutlaka çocuğumuz olması gerektiğinden bahsederdim. Güray beni hayalperest bulurdu. Çocuksun sen derdi. Evlilik hayal ettiğin gibi birşey değil derdi. Bunu diyen adam evlililk tecrübesi yaşamış biriydi hem de uzunca bir süre. Ama inanmazdım ben söylediklerine ve söylenenlere.


Hayır derdim bizimkisi bambaşka olur görürsün bak. Çocuk istemeyen adama çok iyi bir baba olacağını nedenleriyle anlatırdım. Tüm bu süreçte bana cesaret veren belki de cılız bir dalken kökleştirdiğim bir ağaç haline gelen bir cümlesi vardı Güray'ın bir gün çocuk yapacaksam senden yaparım hayatımda hiç çocuk yapmayı düşünmedim ta ki seni tanıyana kadar derdi. Ama arkasından da eklerdi; ben evlenmeyi seninle evlenmeyi düşünmüyorum. İstemiyorum da derdi.

(şimdi çok garip geliyor bunu söyleyen adamdan vazgeçmemiş olmak bunu söylerdi ama beni ne çok sevdiğini de hissettirirdi ben de derdi ben değilim ki evlilik o da geçer derdim. Herkes senin ki hayal geçmez evlenmek istemeyen adam evlenmez derdi. Dürüst oluşu da beni çok etkilemiş olabilir)


Sanırım 8 yıl boyunca hiç vazgeçmemem ve hep inanmam sonunda Güray'ı da inandırdı. Ve sanırım en çok inandığı nokta baba olması gerektiği çocuğumuz olması gerektiği oldu. Tüm bu enerjinin sonucunda evlenir evlenmez hamile kaldığımı düşünüyorum. Evlilik konusunda yanıldığım noktalar olduğunu söyleyebilirim ama çocuk konusunda hiç yanılmamışım. Hamile kaldığım günden beri kadınların bilinçaltında çocuk yapacakları adamı seçtikleri gerçeğine daha çok inanır oldum. Güray tahmin ettiğimden çok daha iyi bir baba şimdiden daha çocuğunu görmemişken. Benden daha hamile olduğunu da söyleyebilirim. İyi ki bu adamla evlenmişim demekten daha çok iyi ki bu adamın çocuğunu doğuruyorum dedim bu 1 yıl içinde.



Bazen düşünüyorum boşansak ne olur diye çocuktan sonra sanırım yine de iyi ki bu adamın çocuğunu doğurmuşum derim. Ve bazen düşünüyorum güraydan önce ölürsem nolur diye sanırım ölürken çocuğuma ne olur diye düşünmem Güray çocuğumuza en iyi şekilde bakacaktır, kendini adayacaktır ve annesizliği minimumda yaşayacaktır diye düşünüyorum (Evet ben paranoyak fikirlere sahip biriyimdir :))


Bir süre önce nerede okuduğumu hatırlamadığım bir cümle ciklemiştim (tweetlemiştim yani) Evlilk aynı soyadı altında flört etmektir diye. Hatta canım deli annem, Müminecim Tüten böyle yaşamak evliliği harika olmalı yazmıştı.


Evlilik her zaman böyle yaşanıyor mu? Hayır yaşanmıyor sevgili okur. Aynı soyad altında flört etmekle aynı soyad altında kardeş gibi olmak arasında çok ince bir sınır var gerçekten. Biz bu iki sınır arasında gidip gelen bir çiftsiz bana kalırsa


Evlilik gerçekten anlatılacak bir süreç değil, yaşanması gerken bir süreç. Ben kurduğum hayallere inandım. Hala da inanıyorum ve 1 yıl belki bunu söylemek için erken ama iyi bir evliliğimiz var, aynı soyad altında flört edebiliyoruz hala ama zaman zaman aynı soyad altında kardeş olduğumuz da oluyor tıpkı kardeşler gibi birbirimize tahammül edemediğimiz çok kavga ettiğimiz ama etin tırnaktan ayrılmayacağı durumlarımız oluyor. Evet biz feci kavga eden bir çiftsiz. Birbirinin en yumuşak karnını bilen ve nedense en ufak kavgada o karna yumruk geçirmekten çekinmeyen 2 insanız. Ama sonra gidip o karnı okşamasını da bilen iki insanız. Ve ben bu ilişkiyi kardeşliğe benzetiyorum. Zira sadece sevgili olan çiftlerde durum pek böyle yaşanmıyor gözlemlediğim. Sadece flört ederken biz de de böyle yaşanmazdı.


Güray bu süreçte sanırım çok hayal kırıklığına uğradı. Ona anlattığım tabloyu yaşayamadığını, yaşatmadığımı defalarca söyledi bana ve tabii o meşhur cümleyi de kurdu ben sana söylemiştim evlilik başka birşeydir diye dedi. Ben de hep aynı şeyi söyledim. Ben bu hayale inandım hala da inanıyorum ben söylediklerimin hepsini iyi niyet ve inancımla söyledim hala da öyle diyorum. Ve evet hala da öyle. Sadece şunu da ekliyorum evet evlilik farklı bir süreçmiş. Ne flörte benziyor ne beraber yaşamaya. Güray bunu her söylediğinde nerden bileyim daha önce hiç evlenmemiştim diyorum. Bu bana iyi bir hayat dersi oldu. Artık konu ne olursa olsun yaşamadığım bir konuda sadece hayallerim doğrultusunda sadece inancım doğrultusunda konuşmuyorum. Önce bir yaşayayım da diyorum. Ben böyle hayal ediyorum diyorum sadece. Tıpkı çocuk olayında olduğu gibi. Bebek büyütmekle de ilgili çok fazla hayalim ve görüşlerim vardı. Belki hepsi darmaduman olacak göreceğiz. Ama ben o konuda da hala doğuma 3 hafta kala hayallerime inanıyorum. Daha önce yazmıştım Şuursuz muyum Acaba Diye? Hehh işte hala o yazıdaki gibi düşünmekteyim.




Velhasıl evlilik dediğin evcilik oynamak gibidir çoğu zaman. Bir oyun kurarsın, rolleri belirlersin zaman zaman küstüm oynamıyorum dersin kim zaman yine de oynar mısın benimle dersin. Bu oyunun kurallarını her gün doğan güneş belirler yani hayatın ta kendisi. Yazılı çizili kuralı yoktur aslında. Rollerini belirlersin derken de Erkek ve Kadın olmaktan bahsediyorum.

Bir tek önemli nokta vardır: Bu oyunun içinde oyun olmaz! Oyuna oyun karıştırılmaz. Epik tiyatro gibidir biraz evlilik!






























3.08.2011

Baban Olacak Çocuk





Bugün köşemi sevgili kocam'a bırakıyorum. Çoğu zaman benden daha çok hamile olduğunu düşünüyorum. Sanırım kadın olsaydı hamileliği hakkıyla yaşardı. Nasıl bir kocadır nasıl bir sevgilidir o konulara hiç girmeyeceğim de :) Şimdiden çok iyi bir baba olduğunu ve olacağını söyleyebilirim. Sanırım onunla evlenmek konusundaki ısrarım ve çocuk yapmak konusundaki hayalim bir bilimsel teorinin en büyük kanıtı: Kadınlar çocuk yapacağı adamı iç güdüsel olarak seçerler.




Yukarıdaki resim 2 yıl önce henüz evli değilken birlikte gittiğimiz Karadeniz turunda çekildi. Kucağıma bir erkek çocuk almışım 2 yıl sonra içimdekinin erkek olacağını bilmeden.


Buyrum kocamın, Güray Yolukar'ın kaleminden Baba olacak olmak nasıl bir duyguymuş okuyun ve işallah benim gibi keyiflenin.


***********************************



En çok şu yukarıdaki fotoğraf etkilemişti beni Tüten ile düşlediğim aile resmini düşündüğümde..Biz fotoğrafta aynı üç renk objenin bir kareye sığmasını çok denk gelmeyen anlar olduğu için özel bir durum diye niteleriz. Ve o gözle yakaladığımız noktada hemen bir kareye sığdırırız o resmi..Bu niyetle çekilen bir fotoğrafta o bir tane kırmızı , o kucakta ahenkli tutuş ve gülümseyişle birleşince beni sadece o kırmızıların biri ilgilendirmiş oldu ve daha da yoğun bir tutku ile kendi ailemi o günden beri gözümde canlandırır oldum.



Bu fotoğraftan iki sene sonra bu yazıyı yazıyorum..7 aylık bir babayım J ve herşeyi durdurmuş gibiyim sanki..çevreye karşı tüm duyarlılığımı yitirmiş hissediyorum zaman zaman kendimi..her an her saniye onu düşünüyorum ..günler saatler geçmiyor inanın..garip garip şeyler oluyor hiç yaşamadığım..bir annenin oğlunu sevmesini görüyorum ağlayıp zırlayıp uzaklaşıyorum oralardan ..sanırım ilk zamanlarım biraz sulu göz geçecekJ..onun dışında kendimi çok güçlü hissediyorum..dünya ile baş edebilirim gibi sanki..hani süper baba misaliJ..bir yandan da korkularım yok değil kendimle ilgili ..daha az sinirli biri olmak zorundayım , mümkün olduğunca demokratik davranmalıyım , bir yandan onun hakkında endişe ederken ona birey olmayı nasıl öğretebilirim korkusunu yenmeliyim vs.vs.vs….bu duyguların tarifi pek yok..aşk gibi kalp çarpıntısı gibi bir şeyde değil , derin bir sevgi gibi bir şey de değil..tanımı da , kelimesi de ,cümlesi de yok gibi kısacası....



En önemlisi hayatımda bir dönüm noktasındayım..babama en yakın olduğum zamanlarım bunlar bunun çok farkındayım..hayata bakış , aşka bakış , dostluklara bakış ,aileye bakış her şeyin şekillenip belki de bundan sonra öyle devam edeceği bir nokta bu…



Allah isteyen herkese bu duyguları tattırsın inşallah..daha tam anlamıyla ben tatmadım ama bu hamilelik sürecindeki bekleyiş de ilk defa tadılan duygular yumağı zaten..hele o günü hiç düşünemiyorum..ve sonrasını ve sonrasını ve sonrasını..eğitim hayatıma baştan başlıyorum gibi..ilkokul yıllarım geliyor aklıma ..kalbim pırpır , heyecanlıyım , mutluyum , ama çekimserliklerim var elbette..ama hani o ilk cümle var ya hemen hemen her çocuğun söylediği gibi..”doktor olacağım , avukat olacağım “..işte o inançla “baba olacağım” diyorum bende..aynı o duygu gibi ..hem köküne kadar inanıp hem de hiç donanımının olmaması durumu söz konusu..



Aren ! Anasının kuzusu , Babasının aslanı..Sen üzerine hayat kurulacak bir değersin bizim için ! Ve hiçte tereddütümüz olmadan en yalın halimizle ve en büyük duygularımızla karar verdik sana sahip olmaya..Ve nasip oldu ki sen bizi seçtin..Allah senin bahtını , şansını açık etsin..Sağlığın sıhhatin hep yerinde olsun..Biz biliyoruz ki aramıza zamanında gelecek ve mutluluğumuza mutluluk katacaksın..Seni çok ama çok seviyoruz.



Baban olacak Çocuk