evcilik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
evcilik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4.09.2013

Evlenir Evlenmez Yapılmayacak Tek Şey





AAA NE DİYORSUN BE KADIN SEN!

Tabii ki de cevap çok basit: Çocuk! Siz bilirsiniz ben sizi uyarıyorum; yok ben herşeyi yaşayarak öğrenirim diyorsanız, buyrun evlenin ve ilk işiniz çocuk yapmak olsun! Bizim gibi fazla meraklı olabilirsiniz; acaba hamile kalabilecek miyim diye, evlenir evlenmez korunmadan seks'e yeşil ışık verirsiniz sonra bir bakarsınız ki gerçekten merak ettiğiniz kadar varmış; bir sonraki ay düğüne gelenleri dedikoduya sürekleyecek nur topu gibi hamile haberiniz olur. 

Çocuk yapıp da pişman olanını duymadım; bende, bizde hiç pişman olamadık ama yapmadan önce hele de evlenir evlenmez yapmadan önce değil 10 top 1000000 sebeb sıralayabilirim. İyi düşünün; sadece çocuğun sorumluluğunu değil aşağıdakileri de göze alıyorsanız siz bilirsiniz, beni dinlemeseniz de olur. 

Yeni evlenen tüm arkadaşlarıma yegane söylediğim şey budur benim; düğün gecesi kulağına eğilir, ne yap ne et ilk yıldan çocuk yapma derim. Gelin görün ki bunu benim kulağıma fısıldayan hiç olmadı; benim kulağıma hep çocuk yapın çocuk çocuk denildi; kimbilir belki de yaş 33'dü ondan :) Hoş biz çocuk sahibi olmak için imza atanlardanız, çok hazırdık da hazır olduğumuz kısım çocuk sahibi olmak mı, yoksa ciddi hazırlıksız yakalandığımız noktalar oldu :)

Çok mu merak ettiğiniz sebeblerini, haydi o zaman geçelim listeye; 
AAA SAHİ Mİ CİDDİ OLAMAZSIN! 



Hamilelik doğal bir süreçtir; YALAN. Yani şöyle; evet hamilelik insanın doğasında var ama her zaman sorunsuz geçmiyor; bulantısı, yorgunluğu, düşük riski, gebelik tansiyonu, gebelik diyabeti; daha sayıyım mı? Diyelim bunların hiçbiri olmadı; kasılması olmayanı, bacağı & beli ağrımayanı duymadım henüz. Kaldı ki belli bir süre cinsel ilişkiyi de unutun. Hamileliğin ilk zamanlarında isteğiniz olabilir ehh işte hormonlar ama son aylarda seks mi o ne bile diyebilirsiniz. 

Hamilelik vücudu yeniler. KULLİYEN YALAN!  Ebru Şallı geni taşımıyorsanız veya genetik olarak harika bir miras kalmadıysa size unutun bunu. Emzirecekseniz göğüslerinizi sadece siz değil kocanız bile tanıyamayabilir; hoş adam daha yeni tadını çıkaracaktı hoop o gögüslerin sahibi bebek oluverdi; sizin bile değil yani öyle düşünün. Çatlak olma olasılığı çok yüksek, varis olma olasılığınız çok yüksek, sezeryan olacaksanız sezeryan karnı denilen şeyin kalma ihtimali çok yüksek, normal doğum yapacaksanız; ehh onun da kendince derdi tasası var. Oooo daha neler neler, doğum yapmış bir tanıdığınıza sorun onlar size daha ayrıntılı anlatır. 



İlişkiyi güçlendirir; BİLDİĞİN KUYRUKLU YALAN;  Çok film izliyorsunuz tabii; sanıyorsunuz ki hamilelik boyunca kocanız göbeğinizi okşuyor, nasıl heyecanlısınız nasıl, zaten yeni evlenmişsiniz çok mutlusunuz Allahhhh bir de bebek olunca çifte kavrulmuş lokum misalisiniz; 4 gözle gün sayıyorsunuz bebeğinize kavuşmak için; evet kısmen doğru bunlar, elbette kocanız adam gibi adam ise göbeğinizi de okşuyor, bebekle de konuşuyor, göbeğinize öpücükler konduruyor ve daha nice romantizm kokan hareketler. 

Lakin evlenmişsiniz istediğiniz zaman seks yapabilme özgürlüğüne kavuşmusunuz; nerede akşam orada sabah yapabilirsiniz, sanmayın ki hamilelikte bunlar yapılabiliyor, yok yapılamıyor hem teknik olarak hem de duygusal olarak çok mümkün değil. 

Tam sosyal hayatın dibine vuracaksınız hoop sizin akşam 9'da uykunuz geliyor; tam şöyle mutfağa girip yemek yapacaksınız, tadını çıkaracaksınız o da nesi siz mufağın m'sini duyduğunuz anda öğürmeye başlıyorsunuz; hamile kadın eğitimli kurt köpeğinden bile iyi koku alır. Kocanızla başbaşa rakı tokuşturmak mı, çakırkeyif olup, kocanızla flörtleşip derin uykuya dalmak mı? İşte tam filmlik kareler!


Bunlar hamilelikte yaşananlar bir de hamilelik bitip lohusa günleri başlıyor; lohusa günleri bitip, başka haller geliyor; onları da mı merak ediyorsun o zaman şöyle; 

Kocanı artık ellerden kıskanmayacaksın, adam her gün duş yapabiliyor diye kıskanacaksın; Valla şansı varsa sen de hergün yıkanırsın ama asla kocanın yayıla yayıla güzel güzel yıkanmasına benzemeyecek; hele o ilk bir kaç ay; adama deli olacaksın, ulan bu çocuğu birlikte yaptık, sen ohh mis kaldığın yerden üstüne mis gibi bebek kokusu sinmiş vaziyette hayata devam et; benim üzerime sinmeyen koku kalmasın! Böyle içten içe adama delirip, laf sokmaya başlayacaksın falan. 

Yeni evlilikte hiç hoş olmayan şeyler bunlar :)

Kocan horluyor olacak sen uyku neydi ya diye dolanacaksın evde; Tamam kocan iyi biri, harika bir baba oldu; ama senden daha ön planda değil, sen emzirirken veya mama verirken seninle birlikte uyandı veya mamayı o hazırladı veya 10 kere kalkıyorsanız 1 tanesinde seni uyandırmadı bile ama yok yok yok asla senin kadar uykusuz olmayacak; veya ikinizde mi uykusuzsununz bu daha kötü dostum:)

Hoş mu şimdi bu; oysa siz evlenirken ne hayaller kurmuştunuz değil mi? Sarmaş dolaş uyumalar, haftasonu geç kahvaltı hayalleri, belki de tüm gün evde oturup film izleyecektiniz kime ne belkide bütün gün yataktan çıkmayıp sevişecektiniz; belki sen bütün gün yataktan çıkamayacaksın çünkü sürekli memene yapışık bir bebek olacak! Geç kahvaltı mı evet evet geç kahvaltı yapacaksın ama sebebi bambaşka olacak :) Geç uyanmak mı, uyudun mu ki geç kalkacaksın!


Daha neler neler gelecek başına da ben dahasını yazıp seni iyice çocuk olayından soğutmayayım. Elbette temeli sağlam bir ilişki bu 9.10 şiddetindeki uzun süreli depreme dayanır, elbetteki çocuğunun iyi, sağlıklı oluşu, o muhteşem duygu herşeyin üstesinden gelir ama yine de bak kimse söylemediyse ben söylüyorum sana hiç kolay değil bunu bil! Zoru seviyorsan sorun yok ama zora gelemiyorsan bir kez değil çok kez daha düşün!. 


Yine de şunu bil; hayatındaki en en en güzel şey o evlat olacak! Yine de her gün iyi ki varsın, iyi ki doğurmuşum deyip, şükürlerin en büyüğünü yaşayacaksın! 

Bak ben sana hiç yapma demiyorum; yine de yap, mutlaka yap, ama biraz bekle :)

Tabii sen eminim bunlar benim başıma gelmez ki diyorsun, hadi işallah!



25.05.2012

Evlenince Neler mi Oluyor :)




Aslında bu tip yazıların piri Görkem'dir ruzgarligunlervegeceler.wordpress.com blogunun sahibesi. Ev hallerini evlilik hallerini anlatma da onun eline su dökemem. Bakınız son yazısı: Kocamdan Tokat Yedim (hoş bu yazıda kocasının da hakkını yemeyelim) Onun yazılarını okurken ay aynı bizim evin halleri deyip duruyorum. Büyük resim çok benziyor da elbette detaylar hepimizin evinde ve evliliğinde değişiyordur.

Ve bir baktım bir süredir çok ciddi yazan herşeyi ciddiye alan kafaya takan biri haline gelivermişim. Bir de çocuk çocuk çocuk nereye kadar caaanımmmm :) Biraz da ciddiyetsiz yazalım değil mi ;)


Valla ben çok merak ederdim evlilik nasıl birşey neye benziyor diye. Evlenmek için de can atıyordum(yanlız evlenmeye can attığım tek adam kocamdır onu da belirteyim) adamın beyninin etini 6-7 sene yiyince adam da sonunda beyin kalmadı ve evlenmeye karar verdik. Daha önce başından evlilik geçmiş biri olarak bana kızım inan evlilik bir bok değil bu kadar merak etme deyip dururdu lakin hiç etkili olmalı bu cümlesi üzerimde. Evlenelim de evlenelim deyip durdum. Tamam bir bok olmasın ama bizmki bokun bile en güzeli olur diyordum. Zira annemle babam ve etrafımdaki çoğu çift öyle kumrular gibi de değildi. Bol aksiyonlu evliliklerin olduğu bir ailede büyüdüm. Şükür boşanan birbirini gırtlaklamak suretiyle öldüren olmadı ama kapıyı açınca elinde güllerle bulunan kocaların veya ağzı var dili yok kadınların olduğu bir ortamda da büyümedim.

Ama ne hikmetse evliliği öyle bir yere koymuşum ki aman Allahım romantizm dorukları lafı benim koyduğum yerde sığ denizlere benzer. Valla ne hayal ettiğimi yaşıyorum ne de kocama yaşatıyorum. Mutluyuz, keyifliyiz, huzurluyuz ama o benim yerlere göklere sığdıramadığım adama da söz verdiğim şeyleri yaşamıyoruz. Olmuyormuş anacım evlilik öyle doruklarda yaşamaya benzemiyormuş.

Bekarken karşı daireye yeni evli bir çift taşınmıştı kız bir süre sonra pijamalar üstünde pijama dediysek saten pijama deil bildiğin ayıcıklı dizleri yer yapmış pijamalarla saç baş karışmış kapıyı açardı kocasına. Ay derdim ne bakımsız ne özensiz kocaya hem de yeni evliyken kapı öyle açılır mı? Cık cık cık çok ayıp. Ben hiç öyle olmam. Adam beni pijamayla sadece yatakta görür o da ayıcıklı pijama olmaz. Yaa tabii oldu. Sırf pijamayla kapıyı açsam iyi 48 saat o pijamanın üzerimden çıkmadığını bilirim. Saten pijamalarda dolap bekçisi olarak yerini aldı. Kızım olaydı çeyizine koyardım :)

Evlendiğimizde güne şöyle başlayacağımızı sanırdım ben. Kocaman bir gülümseme birbirini öpücüklere boğma ve sırnaşma sevgi sözcüklerinin havada uçuşması bir iş günüyse beraber giyinmece hazırlanmaca hazırlanırken öpücükler kondurmaca iltifatlar havada uçuşuyor tabii sonra birlikte ayaküstü bile olsa edilen kahvaltı beyime çay yapmak evden birlikte çıkıp işlere sıratarak gelme işe gelip mesajlaşma, aramaca birbirini kikirdeyip durmak akşamı iple çekmek falan eğer haftasonuysa arada yatakta kahvaltı etmek tüm gün yorganın altında kalınabilir fanfinifinfon da fanfinifinfon olmadı ev işlerini beraber yapmak yaparken de birbirine gülümsemek sonra mutfakta ben yemek hazırlarken adamcağızı da bana hayrannn hayrannn bakarken bulmak falan. Sonra bir kadeh şarap eşliğinde yemeğe oturulması film izlemece sonra yine fanfinifinfonda fanfinifinfon Pazar sabahına harika uyanmak beraber bile olabilir duş almaca dışarda kahvaltı falan işte hayal ettiğim evlenince kati süretle yaşayacağıma ve yaşatacağıma inandığım tablolardan biri budur. hahahaa kızım çok mu romantik komedi seyrettin sen hangi gezegende yaşıyorsun dediğinizi duyar gibiyim tamam vurmayın yüzüme. Hayaldir insanı yaşatan.

Gelelim mevcut duruma. Eğer hafta içiyse hadi kalk yok olmaz önce sen kalk nidaları off akşam çok horladın offf yorganı çok çektin muhabbeti ile başlıyor.  Sonra tuvalet kavgası önce ben gireceğim yok olmaz senin işin uzun ben gireceğim. Olmaz ya ilk ben kullanacağım tuvaleti sen hazırlan benim servisim beklemez sen arabayla gidiyorsun. Bu tuvalet mevzuyu evlilikte çok başka bir boyuta taşınıyor benden söylemesi. Ne sevgiliyken birlikte bile kalınma veya birlikte yaşansa da hiç hiç alakası yok hazır olun bekarlar!. Detaylara girmeyeyim yaşayıp görün ama şu kadarını söyleyebilirim hani bekarken sevgiliyken çişinin geldiğini bile söylemekten çekinirsin ya hani çişinin sesini bile duymasını istemezsin kaç dk kaldığının hesabını yaparsın tuvalette heehhh evilikte hiç öyle olmuyor içerde neler oluyor alenen biliyorsun.

Hazırlanma kısmına gelince off bir çekil ya ben giyineceğim sen git içerde giyin. Yaa benim gömleğim nerde? Ne bileyim ben? Ee sen bilmeyeceksin de kim bilecek git Ayşeye sor (Ayşe temizliğe gelen kişi) Kızım ben Ayşeyle mi evliyim seninle mi? Ee ben asmıyorum ki onları sen asacaksın işte sorun orada zaten. Off başka gömlek giy. Bu arada ben sence bu bluz olmuş mu? hee olmuş ee bakmadın ama gördüm ben aynadan onu olmuş olmuş yok ya giymeyeceğim ben bunu. Bana şurdan kravatımı versene veremem kendin al ben geç kalıyorum. Aaa servis gelmiş ben kaçıyorum sevgilim. Kahvaltı hazırlamak mı? Birlikte çay içmek mi? Hele portakal suyu falan sıkmak hahahaha güldürmeyin beni lütfen.

Gün içinde de şu sebeblerle birbirimizi ararız.
-Naber nasılsın iyi misin?
-İyiyim sen?
-Ben de iyiyim; Tuten bak o giynme odası çok dağınık hiçbirşeyi bulamıyorum.
-Tamam sevgilim toplarız.
-Toplarız değil kızım toplayacaksın.
-Dur ya sana ne dicem bu akşam ne yiyelim
-Bilmem onu sen bileceksin
-Dışardan söyleyelim mi? Film de izleriz.
- Tamam olur. (Bu konuda hiç sorun çıkarmaz kocacığım saolsun)
-Bu arada gelirken markete uğrayıp şunları şunları al tamam mı?
-Tamam
- Bak hep tamam deyip unutuyorsun lütfen yaa bir kerede al gel lütfennn
-Kapatıyorum çok işim varrrrrr

Akşam olur eve gelinir. Kadın kıyamaz birşeyler hazırlar yiyecek birşeyler dediysem makarna et falan işe. Adam gelir.:
-Ee yani dışardan sipariş verecektik.
-Ay beğenemedin mi yaptık işte.
 -İyi tamam.
-Ya kaldır şu ayakkabıları ortadan herşeyi ortada bırakıyorsun ben senin hizmetçin miyim?
-Önce sen kendi eşyalarını kaldıracaksın, evinin kadını olacaksın sonra laf söyleyeceksin.
-Güray bak deli etme beni evinin kadını falan.
-Yalan mı kızım evinin kadını değil misin? Kadınısın işte.
- Masayı kurmama yardım eder misin?
-Hiç vallahi 2 tabağın çatalın lafını etme bana ben yemek sofra hazır olana kadar 2 maç attıracağım.
-Offff.
Neyse yemeğe oturulur
-Açsana bir müzik aman uykum geliyor benim öyle müzik falan.
-Aman boşver. Sofrayı kaldırmama yardım etsene ben duşa gireceğim
-Aaa ben girecektim duşa ama.
-Yaaa olmaz lütfen. Hangi filmi seyredeceğiz
-Ya bilmem sen karar ver
Ben de bilmem ki yarın akşam mı seyretsek benim çok uykum geldi.
-Ay ben de maçı bitirememiştim ona devam ederim.
-Aman iyi tamam, masaya yardım et sen getir ben bulaşık makinasını doldururum.
-Tamam ama bir şartla çay yapacaksın tamam mı?
-Tamam ama sallama poşet yaparım. ,
-Tamam o da olur.
-Günün nasıl geçti
-aman nasıl geçsin işte bildiğin gibi
-senin nasıl geçti
-aynı işte iş güç uğraş dur.

.....

Haftasonlarına bu tablonun çocuk olduktan sonraki haline hiç değinmiyorum. Velhasıl bekar kızlarımıza sesleniyorum. Eğer siz de romantik komedi tadında birşey sanıyorsanız evliliği yok anacım hiç öyle değil benden söylemesi. Aman ben hala iyi ki evlenmişim güzel şey ya evlilik diyebiliyorum. Kocamı da tüm uyuzluklarına rağmen seviyorum. Bu arada elinde çiçekle geldiği de oldu. Tüm günü pijamalarla saten olanlarıyla :) geçirdiğimiz de oldu. Lakin hani 5 dk film arası olur ya bu muhabetler öyle işte 5 dk geri kalan film yukardaki gibi.

Hadi herkese keyifli haftasonları! Of bekar olacaktım haftasonu neler neler yapardım :)



21.09.2011

Evlilik Dediğin



UYARI: ÇOK KİŞİSEL VE UZUN BİR YAZI SEVGİLİ OKUR. Okumazsan söz kızmayacağım :)




17 Eylül Cumartesi yani geçtiğimiz Cumartesi günü 1. evlilik yıldönümümüzdü. 12 aylık evli 9 aylık hamileydim. Zaten ilk evlilik yıldönümleri özelken oğlum sayesinde daha da özel oldu. 2 kişi çıktığımız yolun 1. yılında 3 kişiydik. Evlilikle ilgili çok hayalim vardı ama ilk yılımızda hamile olacağım yoktu açıkcası.


Yıldönümünden bir kaç gün önce Güray'ın hatırlamadığını düşünmeye başladım birazcık da bozuldum aslında. Hoş aynı adam defalarca doğumgünümü bile unutmuştu. Özel günlere özel anlamlar yükleyen bir kocam yok. Benim içinse tek özel gün doğumgünüdür aslında. İnsanın doğduğu gün kesinlikle hatırlanmalı ve kesinlikle kutlanmalı diye düşünürüm. Ama neyse ki nasıl olduğunu bilmiyorum ama Güray 1 gün öncesinden yarın naparız diye sordu evlilik yıldönümümüz ya dedi. Hatırlaması bile yetti bana. Birşey yapmaya gerek yoktu aslında. Zaten hamileydim ve yorgundum. Bana dondurma ısmarla dedim malum gebelik şekerim var dondurmayı ancak kocamın özel izni olduğunda yiyebiliyorum. Tamam dedi.


Sevgili kocam içime sinmiyor gel güzel bir yemek yiyelim dedi dondurmayı da ısmarlarım dedi. Süslendik püslendik güzel bir yemeğe gittik sonrasında dondurmamızı da yedik vakitlice evimize döndük. Sorduk birbirimize sanırım her çift sorar evlilik yıldönümünde ee sence nasıl geçti bu 1 yıl. Cevaplarımızı verdik. Sonra oğlumuzdan konuştuk. Sonrada genel hayattan.


Evlenmeden önce Güray ile evlenmek konusunda çok ama çok hevesliydim. Öylesi çok istiyordum ki onunla evlenmeyi ki bizim öylesi boktan bir ilişkimiz vardı (sürekli kavga zırt pırt ayrılık,kişilik çatışması) ki hiç kimse evleneceğimizi düşünmezdi dahası evlenirsek kesinlikle mutlu olmayacağımızı düşünürlerdi. Ailem etrafım ve Güray herkes karşıydı evliliğimize. Flört dönemimizde Güray defalarca ben evlenmeyi düşünmüyorum dedi bana. Hatta bir keresinde çok açık ve seçik seninle evlenmeyeceğim bunu bil dedi, biz beraber yapamayız dedi. Olmaz dedi.


Hiç vazgeçmedim ben. Tüm bu olumsuzluklara herşeyin ve herkesin bana karşı olduğu zamanlarda içimdeki ses nedense evleneceğimizi söylerdi bana. Nedense Güray'ın onca yanlış giden şeyin içersinde doğru adam olduğunu söylerdi. Ondan çocuğum olması gerektiğine inanırdım. Güray bunca kararlıyken evlenmemeye ve olmayacağına bunca inanırken dahası istemezken işte ben ona hayallerden bahsederdim. Evlenirsek ne denli mutlu olacağımızdan bambaşka bir evlilik tablosu çizerdim. Ve mutlaka çocuğumuz olması gerektiğinden bahsederdim. Güray beni hayalperest bulurdu. Çocuksun sen derdi. Evlilik hayal ettiğin gibi birşey değil derdi. Bunu diyen adam evlililk tecrübesi yaşamış biriydi hem de uzunca bir süre. Ama inanmazdım ben söylediklerine ve söylenenlere.


Hayır derdim bizimkisi bambaşka olur görürsün bak. Çocuk istemeyen adama çok iyi bir baba olacağını nedenleriyle anlatırdım. Tüm bu süreçte bana cesaret veren belki de cılız bir dalken kökleştirdiğim bir ağaç haline gelen bir cümlesi vardı Güray'ın bir gün çocuk yapacaksam senden yaparım hayatımda hiç çocuk yapmayı düşünmedim ta ki seni tanıyana kadar derdi. Ama arkasından da eklerdi; ben evlenmeyi seninle evlenmeyi düşünmüyorum. İstemiyorum da derdi.

(şimdi çok garip geliyor bunu söyleyen adamdan vazgeçmemiş olmak bunu söylerdi ama beni ne çok sevdiğini de hissettirirdi ben de derdi ben değilim ki evlilik o da geçer derdim. Herkes senin ki hayal geçmez evlenmek istemeyen adam evlenmez derdi. Dürüst oluşu da beni çok etkilemiş olabilir)


Sanırım 8 yıl boyunca hiç vazgeçmemem ve hep inanmam sonunda Güray'ı da inandırdı. Ve sanırım en çok inandığı nokta baba olması gerektiği çocuğumuz olması gerektiği oldu. Tüm bu enerjinin sonucunda evlenir evlenmez hamile kaldığımı düşünüyorum. Evlilik konusunda yanıldığım noktalar olduğunu söyleyebilirim ama çocuk konusunda hiç yanılmamışım. Hamile kaldığım günden beri kadınların bilinçaltında çocuk yapacakları adamı seçtikleri gerçeğine daha çok inanır oldum. Güray tahmin ettiğimden çok daha iyi bir baba şimdiden daha çocuğunu görmemişken. Benden daha hamile olduğunu da söyleyebilirim. İyi ki bu adamla evlenmişim demekten daha çok iyi ki bu adamın çocuğunu doğuruyorum dedim bu 1 yıl içinde.



Bazen düşünüyorum boşansak ne olur diye çocuktan sonra sanırım yine de iyi ki bu adamın çocuğunu doğurmuşum derim. Ve bazen düşünüyorum güraydan önce ölürsem nolur diye sanırım ölürken çocuğuma ne olur diye düşünmem Güray çocuğumuza en iyi şekilde bakacaktır, kendini adayacaktır ve annesizliği minimumda yaşayacaktır diye düşünüyorum (Evet ben paranoyak fikirlere sahip biriyimdir :))


Bir süre önce nerede okuduğumu hatırlamadığım bir cümle ciklemiştim (tweetlemiştim yani) Evlilk aynı soyadı altında flört etmektir diye. Hatta canım deli annem, Müminecim Tüten böyle yaşamak evliliği harika olmalı yazmıştı.


Evlilik her zaman böyle yaşanıyor mu? Hayır yaşanmıyor sevgili okur. Aynı soyad altında flört etmekle aynı soyad altında kardeş gibi olmak arasında çok ince bir sınır var gerçekten. Biz bu iki sınır arasında gidip gelen bir çiftsiz bana kalırsa


Evlilik gerçekten anlatılacak bir süreç değil, yaşanması gerken bir süreç. Ben kurduğum hayallere inandım. Hala da inanıyorum ve 1 yıl belki bunu söylemek için erken ama iyi bir evliliğimiz var, aynı soyad altında flört edebiliyoruz hala ama zaman zaman aynı soyad altında kardeş olduğumuz da oluyor tıpkı kardeşler gibi birbirimize tahammül edemediğimiz çok kavga ettiğimiz ama etin tırnaktan ayrılmayacağı durumlarımız oluyor. Evet biz feci kavga eden bir çiftsiz. Birbirinin en yumuşak karnını bilen ve nedense en ufak kavgada o karna yumruk geçirmekten çekinmeyen 2 insanız. Ama sonra gidip o karnı okşamasını da bilen iki insanız. Ve ben bu ilişkiyi kardeşliğe benzetiyorum. Zira sadece sevgili olan çiftlerde durum pek böyle yaşanmıyor gözlemlediğim. Sadece flört ederken biz de de böyle yaşanmazdı.


Güray bu süreçte sanırım çok hayal kırıklığına uğradı. Ona anlattığım tabloyu yaşayamadığını, yaşatmadığımı defalarca söyledi bana ve tabii o meşhur cümleyi de kurdu ben sana söylemiştim evlilik başka birşeydir diye dedi. Ben de hep aynı şeyi söyledim. Ben bu hayale inandım hala da inanıyorum ben söylediklerimin hepsini iyi niyet ve inancımla söyledim hala da öyle diyorum. Ve evet hala da öyle. Sadece şunu da ekliyorum evet evlilik farklı bir süreçmiş. Ne flörte benziyor ne beraber yaşamaya. Güray bunu her söylediğinde nerden bileyim daha önce hiç evlenmemiştim diyorum. Bu bana iyi bir hayat dersi oldu. Artık konu ne olursa olsun yaşamadığım bir konuda sadece hayallerim doğrultusunda sadece inancım doğrultusunda konuşmuyorum. Önce bir yaşayayım da diyorum. Ben böyle hayal ediyorum diyorum sadece. Tıpkı çocuk olayında olduğu gibi. Bebek büyütmekle de ilgili çok fazla hayalim ve görüşlerim vardı. Belki hepsi darmaduman olacak göreceğiz. Ama ben o konuda da hala doğuma 3 hafta kala hayallerime inanıyorum. Daha önce yazmıştım Şuursuz muyum Acaba Diye? Hehh işte hala o yazıdaki gibi düşünmekteyim.




Velhasıl evlilik dediğin evcilik oynamak gibidir çoğu zaman. Bir oyun kurarsın, rolleri belirlersin zaman zaman küstüm oynamıyorum dersin kim zaman yine de oynar mısın benimle dersin. Bu oyunun kurallarını her gün doğan güneş belirler yani hayatın ta kendisi. Yazılı çizili kuralı yoktur aslında. Rollerini belirlersin derken de Erkek ve Kadın olmaktan bahsediyorum.

Bir tek önemli nokta vardır: Bu oyunun içinde oyun olmaz! Oyuna oyun karıştırılmaz. Epik tiyatro gibidir biraz evlilik!






























19.01.2011

Baba Evine Dönmek Zormuş


Beni sevmeyen birileri varsa ve bu haberi almak için sabırsızlananlar sanırım yazının başlığı en çok onları heyecanlandırmıştır :) Ama hiç heveslenmesinler herşey yolunda :)

Sevgilim 2 günlüğüne iş sehayatine gidince kaldım mı tek başıma. Bir gece önceden belki gitmezsiniz demeye başladım. Annemlerle aynı apartmanda oturuyoruz ve henüz evleneli 4 ay oldu. Ve ben evde yanlız kalmayı çok severim. Hele annemlerle yaşarken eve geç gelmelerine bayılırdım o evde yanlız kalmak harika gelirdi bana. Uzun süreliğine gittiklerinde de yanlız uyumak ve kalmak konusunda sıkıntı yaşamazdım birazcık tedirgin olurdum ama bu sadece 5 dakika yerine 15 dakika da uykuya dalmaya sebebiyet verecek bir tedirginlik olurdu. Bu arada yatağıma da bayılırdım. Herkes o küçük yatakta nasıl yatıyorsun çok rahatsız bir yatağa benziyor derken benim için cennetten bir köşeydi yatağım.

Pazartesi günü sevgili gitti. Annemi aradım bu gece bizde yatar mısın dedim, önce tamam dedi. Sonra akşam eve gittiğimde sen burada yat odan nasıl olsa duruyor dedi. Yok sen gel illa dedim hatta hemen kendi evime indim ve orada vakit geçirdim. Annemlerin evi artık bana kendi evimmiş hissini vermiyor. Evimi çok seviyorum. İndim kendimle başbaşa kaldım. Tamam insanın kendisiyle başbaşa kalması da güzel ama zaten sevgili evdeyken de mıçmıç yaşamıyoruz ki biz herkes kendiyle başbaşa kalabilecek düzeni kurabiliyor. Ahh olsaydı da playsation oynasaydı dedim dermişim :) Yok öyle bir cümle kurmadım sanırım o cümleyi 1 hafta gibi uzun süreli ayrılıklarda dayanamadığım durumda söylerim.

4 ay önce mışıl mışıl uyuyduğum yatağa uzandım yok gözüme uyku girmedi sağa dön sola dön tavana bak mışıl mışıl uyuduğun geceleri hatırla ıhhh ıhhh hiçbirşey kar etmedi.
Bölük pörçük tıpkı bir başkasının evinde veya tatilin ilk gününde otel odasında uyurmuş gibiydim, huzursuz ve yerini yadırgamış biçimde.

Bu kadar kısa sürede kendi evime karşı geliştirdiğim bağlılığa sevindim. Evlilik adına güzel bir huy edinmişim kısacık sürede ;) İnsanın kalbi neredeyse evi de orası sanırım.

Tüten ben
Evini çok seven

19.10.2010

Hazır Olmak


Hazır olmak için ne yapmak gerekiyormuş? Valla hiçbirşey yapmak gerekmiyormuş :) sadece istemek ve inanmak ve korkuyu defetmek bundan sonra bir bakmışsın ki hazırsın. Yani ben de böyle oldu muhtemelen sizde de olur, inanmazsan dene de gör :)

Çocuğumuz olmasına anne olmaya hazır hissediyorum kendimi çok kısa bir süredir. Nasıl oldu? İşte aynen yukardaki mini özetteki gibi oldu. Korkuyu defettim, inandım ve kocam tarafından inandırıldım ve işte hazırım. Korkularım yok mu elbette var. Karşılacağım ve karşılacağımız zorlukları bilmiyor muyum elbette biliyorum. Ama hazırım işte ve en önemlisi bunların hepsini aşabileceğimizi, dahası bunlardan daha çok keyifli yanlarına odaklanabileceğimizi biliyorum.

Gerçekten düşününce içim içime sığmıyor. Bir bebeğimiz olacak. Bir evladımız. Eve gitmek için, çalışmak için,uyumak için, daha sağlıklı yaşamak için, daha mutlu olmak için ve dahası birbirimize daha da aşık olmak daha da çok sevmek için yeni ve çok özel bir nedenimiz olacak bizim bir evladımız olacak. Valla düşüncesi bile pek bir keyifli.

Şu yukardaki gibi bir kare için bile değer bence. Biz hazırız evlat, sen de hazırsan gel katıl bize, gir aramıza senin o minicik ellerinle birleşsin ellerimiz o kocaman yüreğinle bir atsın yüreklerimiz... Seni şimdiden çok seviyoruz biliyor musun şanslı velet ;)

Tuten ben
Tarifsiz heyecanlı, keyifli ve mutlu ;)
Az kaldı evli&mutlu&çocuklu olmaya