12.02.2013

"Yeteneğimi Keşfet Yaratıcılığımı Geliştir"



Oyna, Yarat, Keşfet


10 Şubat Pazar günü İnternetannelerinin  Renkli Ada'da düzenlediği Pınar Mermer'in vermiş olduğu "Yeteneğimi Keşfet Yaratıcılığımı Geliştir" eğitimine katıldım. Eğitimleri oldukça seven biriyim. Mutlaka ki bir yararı olur diye düşünüyorum. Özellikle interaktif geçen eğitimler, katılımcıların birbirleriyle fikir alışverişinde bulundukları çok daha etkili ve güzel oluyor. 

Bir de şuna inanıyorum; her bir katılımcının eğitimden aldığı şey beklentisiyle, bakış açısıyla ilintili oluyor. Dolayısıyla da eğitim üzerine yazarken, konuşurken bu noktadan yola çıkılıyor. Eğitimi bir gökkuşağı gibi düşünürsek herkes kendine bir renk seçiyor. Keşke katılımcı olan herkes seçtiği renkten bahsetsede hem diğer katılımcılar hem de katılmayanlar da faydalansa. 


Eğitimde çocuğun yeteneğini keşfetmek ve yaratıcılığını geliştirmek için neler yapılabileceğinin üzerinde durulmadan önce; çocukların doğal olarak, doğuştan getirdikleri yeteneklerini anlama üzerinde duruldu. Her zaman üzerinde durulan ve gerçekten çok önemli bir nokta yine gündemi oluşturuyordu: Çocuğunu Tanımak. Aslında çocuğunu tanımak kadar kendini tanımak da çok önemli. Bu eğitim sırasında bana kalan, inandığım  görüşü pekiştiren şeylerden biri de bu oldu Çocuğunuzun doğuştan getirdiği yeteneği bilirseniz doğal olarak onu geliştirebilirsiniz. İşte bu noktada tanımlamalar ve kategoriler devreye giriyor. Pınar bize bu kategorilerden bahsetti ve örnekler verdi. Herkes kendi ve çocuğu adına verilen kategorilerden birşeyler buldu. 


Benim gökkuşağından seçtiğim ve aklımda yer eden ve hatta beni aydınlatan kategori Yüksek Enerjili Çocuklar kategorisi oldu. Yapılan tanımlamaların hepsi Aren'e uyuyordu. Her bir kategoride durduk ve üzerine konuştuk.  O kategoriye ait çocukların yetenekleri neler olabilir ve nasıl geliştirilebilir diye.  Aren'in enerjisi bol bir çocuk olduğunu biliyordum; aslında bunu bilmeye gerek yok, bakınca herşey ortada; ve fakat bunun bir tanımı olduğunu bilmiyordum. Bunun için yapılmış binlerce araştırmadan, makaleden habersizdim. 


Eğitim anlayışıma geri dönersek; verilen eğitimler siz de bir ışık yakıyorsa, birşeyleri farketmenize, anlamlandırmanıza vesile oluyorsa bence başarılı geçmiş demektir. Gerisi size kalır. Yani aslında eğitimler birer beyin jimlastiğidir. İçinizdeki, kafanızdaki odacıklarından birinin kapısını aralıyor ve sizin oradan içeri girmenize vesile ise çok iyi bir eğitim almışınız demektir.  


Benim için böyle oldu; çocuğum için zihnimde uçuşan fikirlerin, görüşlerin sıfatların bir şemsiye altında toplanmasına yaradı. Evet benim çocuğum Yüksek Enerjili Çocuk kategorisindeydi. Eğitim akşamı ve dün Yüksek Enerji'li çocukları, davranış biçimlerini, onlara nasıl yaklaşılması gerektiği üzerine tam tamına 110 yazı okudum (Evet hepsini saydım. Ve evet ben iflah olmaz bir araştırmacıyım) Ve kazı gezisine çıkmış; eşelediği, titizlikle kazdığı alanda karşılaştıkları karşısında gülümseyen, mutlu olan arkeolog misali okuduğum yazıların çoğunda aynı hisle sırıttım. 


Velhasıl; eğitim sonrasında güzel bir yemek masasında dostlarla, arkadaşlarla yenilen bir yemekten sonra kendinizi nasıl mutlu, enerjik ve doymuş hissederseniz öyle hissettim. Elbette buna aracı olan eğitim kendisi kadar oradaki insanların ve mekanın enerjisinin de etkisi vardı. Yanımda Evrim otururken farklı hissetmek ne mümkün aslında :)....

Yüksek Enerjili Çocuklar'la ilgili özel bir yazı dizisi yazmaya karar verdim; ama bunun için okuduklarımı sindirmek, biraz daha araştırma ve gözlem yapmam gerekiyor



Not: İnternet annelerinin inanılmaz güzel bir uygulaması var; bu eğitimlere internet üzerinden hatta akıllı telefonlarınızdan online olarak katılabiliyorsunuz. Detaylı bilgiye info@internetanneleri.com adresinden ulaşabilirsiniz. 
Yorum Gönder