27.01.2014

Hastalanmadan Önce Alınabilecek Önlemler



Gelmeyen kışın getirdiği hastalıklara evimizden tek bir kişiyle katıldık o da eşim oldu; çok şükür hafif bir biçimde atlattı. 

Geçtiğimiz günlerde değerli Prof. Dr. Ahmet Aydın HT Hayat işbirliği ile gerçekleştirdiği #antibiotiksiz çocuk büyütmek seminerine benim çok önemli bulduğum bir cümle ile başlamıştı;  hastalıklar masraflı, zor ve uzun sürelidir; o yüzden hastalıklardan korunmak oldukça önemli diye. 

Aren bir takım artı'larla hayata merhaba dedi; vajinal doğum yaptım ve uzun süre kanalda beklediği için sanırım tüm alması gereken mikropları aldı; 17 ay'da anne sütü aldı ki sütüm oldukça yetersizdi; inat edip anne sütü dışında hiçbir takviyede bulunmadım, bu inadı bir başka çocuğum olursa yapmayacağım kesin. 


 28 aydır çok şükür 1 kez hasta oldu.(Nezleyi hastalıktan saymıyorum, 1 gün çıkan 37-38-39 ateşide) Onu da 3 gün sonunda tamamen atlatmıştı. Aren ile ilgili en büyük şanşlarımızdan biri yemek&içmek konusunda rahat bir çocuk olması. Yemeyen, içmeyen çocuğu hastalıklardan korumakta çok zor, hastayken tedavi sürecinde bakmakta. 

Bir çocuk hastayken annenin ne kadar yıprandığını biliyorum ve o sürecin çok zor olduğunu; çocuğa bakarken annenin içi parçalanıyor ama görünenin ötesinde geçirdiği her hastalık çocuk için bir anlamda da hediye, çünkü bağışıklık sistemi güçleniyor, vücudu o virusu tanıyor ve nasıl mücadele edeceğini biliyor. Bir çok insanın kabullenemediği ve inanamadığı da şu; insan vücudu nasıl başa çıkacağını bilir ve insanoğlu hayatta kalabilmek için programlanmıştır; büyük, ölümcül hastalıklar dışındaki tüm hastalıklara karşı sakin kalmak en önemlisi.

Peki biz bu dönemde kendimizce ne gibi koruma önemleri aldık ve alıyoruz; 





* Her sabah güne toz zencefil ile macun haline getirilmiş bal ile başlıyoruz. 
* Hastalıkların yaygın olduğu dönemlerde; bal, propolis ve arı sütü karışımını bir çay kaşığı olarak hergün veriyoruz.
* Kahvaltıda taze ıhlamur bir tatlı kaşığı bal ve limonlu çay içiyor. 
*Gün içinde C vitamini yönünden zengin meyve ve sebze yiyor 
* Sabah kahvaltısını proteinden zengin yiyeceklerle yapıyor. 
* Her öğlen uyku öncesi mutlaka kefir içer ki bunun ciddi yararını gördük. 
* Sebze yemekleri bir avuç kıyma veya et ile yiyor. 
* Yemeklerine az miktarda da olsa baharat koyuyoruz. (kırmızı biber, nane vb)


Bu beslenme düzeni dışında; 1 yaşından sonra zaten yapım gereği titiz biri olmadığım için hijyene neredeyse hiç dikkat etmedim; insanın doğasının fazla hijyene uygun olmadığını düşünüyorum. 


Yere düşen herşeyi sokak dahil yedi. 
Evde ayakkabı altı yalamışlığı çoktur; engel olamadık. Yalayınca da Allahım sen koru demekten başka bir şey gelmedi elimizden. 
Ben eve ayakkabı ile girerim, Aren'de yerlerde sürünür. 
Sokakta yemek yedi, her zaman aman en iyisi olsun telaşına düşmedik. 
Size çok iğrenç gelebilir ama ağzımdan sakız alıp çiğnemişliği çok. 
Her gün 2 kez yıkanır; yıkandıktan bir müddet sonra sokağa çıkarız. Aman yıkandı şimdi çıkmayalım hiç demedik. 
Çıplak dolaşmak istediğinde dolaşır; üşüyüp üşümediğini sorarım hayır üşümüyorum derse giydirmek konusunda ısrarcı olmam. 
En önem verdiğim ellerini yıkaması olmuştur ki; buna çok alıştı biraz eli kirlense hemen gidip yıkar. 
Bir başka önem verdiğim şey ise eve girer girmez üstünü değiştirmesi olmuştur ve sık kıyafet değişimi. 



Mikroplarla erken yaşta tanışmasının bağışıklığına etkisinin çok fazla olduğunu düşünüyorum.




Hasta insanların vücudu sadece ve sadece iyileşmeye odaklanır; bu nedenle de yemek yemek istemez; çünkü yemek yemek bir çok başka sistemi devreye sokar; sindirim gibi. Vücudun buna gücü yoktur daha doğrusu gücünü buna harcamak istemez. Sıvı alındığı sürece sorun yoktur. Vücut gerçekten işini bilir lütfen müdahale etmeyin! Bir çocuğun hastayken yemek yememesi kötü değil aksine iyi birşeydir; bu vücudun kendini toparlamak için çaba gösterdiğinin göstergesidir. Yeterli miktarda su alıyor ve sıvı yönden besleniyorsa sorun yoktur. Ancak su ve benzeri sıvıları da almıyorsa o zaman durum ciddidir.

Hastalık sırasında bir insana en iyi gelecek şey dinlenmedir ve elbette sevgi & ilgi. Bunun ötesinde gerçekten ve gerçekten hiçbir şeye ihtiyaç yoktur! 

Hastalıktan sonra kişinin toparlanması zaman alacaktır; iştahının, keyfinin yerine gelmesi için vakit tanımak gerekiyor. 

İnsanın evladığının parmağı sıyrılıp kanasa annenin içi kanıyor bunu çok iyi biliyorum; ama geçici hastalıklar sırasında panik olmamak ve çocuğa da geçici bir süreç yaşadığını hissettirmek, vücudu kendi kendini iyileştirme sürecinde ona sevgi ve ilgi vermenin en önemlisi olduğunu düşünüyorum. Büyümek sancılı bir süreç her anlamda! 

Özellikle ciddi hastalıklara savaşan evrendeki tüm çocuklara şifa dilerim; ebeyevnlere dayanma gücü ve sabır dilerim! 

Sağlık dileyin ve sağlıklı olacağınıza inanın! Sizi herşeyden önce Allah ve meleker koruyacaktır çünkü!










Hiç yorum yok: