hamilelik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
hamilelik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20.05.2013

"Doğmamış Çocuğa Don Biçmek"



Hep söyledim,yazdım ama yine söyliyeyim bıktırayım; ben hep 3 çocuğum olmasını hayal ettim. Blogumun tepesinde 3 çocuklu penguen ailesi var ya, altında da Yolukar ailesi yazıyor ya hehh işte hayalimdeki aile odur. Lakin hamile kaldım, pek keyifli bir hamilelik geçiremedim; riskli gebelikti, diyabetiydi, triodiydi ve daha bir sürü riskiydi derken bu ne yahu hastamıyız hamile miyiz deyip durdum. Sonra doğumum da pek kolay geçmedi; üzerine bir de sınırları her anlamda zorlayan bir bebek olunca Aren, yok ben anne olmak için yaratılmamışım deyiverdim. 2. çocuğun konusunu bile açtırmadım. Ben şuna hele bir bakayım, yoluna koyayım da Allah isteyen versin dedim. 

İnsan herşeye alışıyormuş be sevgili okur:) Çocuğa da zorluğuna da alıştık. 2. çocuk hayalim geri geldi ama bak 3. için hala belki diyorum :)... Şaka bir yana 35 yaşındayım 2 çocuğu 38 yaşında düşünüyorum 3. yer kalmıyor zaten. Benim 2. çocuk hayalim geri gelirken kocamınki kaçtı iyi mi :) Doğum sırasında, vajinal doğum yaptım, bismillah doğum bitti; kocam 2. kesin epidural sezeryan yapıyorsun ben böyle stres yaşamadım dedi. Ayol daha çocuk içimden çıkalı dakika 1! Doktor bile Güray sen iyi misin canım, ne 2.si dedi düşünün :)

Ben lohusa lohusa binbir cinnet hali geçirirken; kocacığım 2. kız mı olur erkek mı, buna mı benzer ee ne zaman yapıyoruz falan diyordu. Ben de Allahım sen büyüksün, beni bu kabustan uyandır diyordum. Yok kesinlikle istemiyorum; ya biz senle aynı çocuğa bakıyor, aynı uykusuz geceleri mi geciriyoruz diyordum kendisine. Lakin benim hayalim yavaş yavaş ağırdan ağırdan gelirken onunki de yavaş yavaş ağır ağır olay mahalini terkediyormuş meğer. 

Şimdi kendisi şöyle cümleler kuruyor: 


  • Çocuk olayı zor maddi manevi. Bak çok zengin olsak başka ülkede yaşasak yapalım 3,4,5. Çocuktan daha güzel ne var. 
  •  Bizim yaşımız olmuş 35-36. 
  • Şimdi enerjimiz yetmiyor o zaman nasıl yetsin. 
  • Evlat sevgisi tattık çok şükür. 
  • Biz Aren'i iyi koşullarda büyütelim. 
  • Ya biz seninle daha birbirimize doyacağız. 

Ne zaman 2. çocuk için planlar yapacak olsam; Güray beni bu cümlelerle  caydırmaya çalışıyor; ama bu konuda şöyle de bir görüşü vardır; eğer taraflardan biri çocuk istiyorsa onun dediği olur. Yani istemeyen isteyene uyar.


Gelelim ortada fol yok yumurta yokken benim derdime :).  Şimdiden vicdan azabı çekiyorum ben, manyağım di mi biraz :) Hem doğumamış çocuğuma hem de Aren'e karşı üstelik. Mesela dün içimden şöyle diyordum; 2. doğmuş; Aren sırf onu kızdırmak için ben 1 numarayım annemler beni daha çok seviyor diyor, ne derim. Şöyle derim diyorum: Eğer kız olursa; "Yavrucuğum sen kızsın o erkek. Sen kızların 1 numarasısın, Aren erkeklerin 1 numarası, ikinizde 1 numarasınız yani hem biz sizi çok seviyoruz" Ne manyakça di mi çocuk büyüdü konuşuyor, kavga ediyorlar da falan da filan. Hayır düşünecek başka şeyim kalmadı sanki. Haa içimden bunları konuşurken, dışımdaki ses şöyle: Arennnnnn lütfen biraz sakinleşir misin artık. lütfen biraz otur oğlum. Aren çok yoruldum lütfen canım. Gürayyyyyy biraz sen bakar mısın aaaa ama geberdim ben yorgunluktan. 


Mesela hamileliğimi ve hamileyken yapmak istediklerimi düşünüyorum; sonra da diyorum ki: Aaa ama sen bunların hiçbirini Aren'e yapmadın olmaz. Hayır neden olmasınki di mi? O başka hamilelikti bu başka. 

Ee şimdi anne&baba olmayı iyi kötü öğrendik; ee diyorum Aren'in günahı neydi? Ya bize fırça çekerse, ama bana bunu yapmamışsınız diye. Vallahi gülme sevgili okur, korkuyorum Aren fırça çekerse ne diyeceğim diye. 

Sonra Güray'ın lafları aklıma geliyor; bak 2 çocuk olunca maddi anlamda çok zorlanırız; Aren'e yaptıklarımızı yapabileceklerimizi 2. yapabilir miyiz bilemiyorum diyor. Haklı, Türkiye'de hele de İstanbul'da maddi anlamda maaşlı insanların çocuk büyütmesi zor. İkisinden birinin birşeyleri eksik olacağı kesin diyor. Sonra ben de doğmamış çocuğum ve Aren için vicdan azabı çekmeye başlıyorum. 

Mesela 2. çocukta daha rahat olurum ee zaten Aren'e karşı da sorumluluklarım var diyorum. Misal 2 numarayı evde bırakıp Aren'le dışarı çıkmak gibi. Sonra hoop içimdeki ses ay ama yazık değil mi o çocuğa da sen Aren'i bıraktın mı ki diyorum. Mesela Aren'i odasına geçiririm 2 numara bizimle uyur diyorum sonra Aren'e karşı vicdan azabım başlıyor. ama yazık değil mi şimdi ona diyorum. 

Uzun lafın kısası; doğmamış çocuğa don biçiyorum. Sanki az düşünecek şeyim varmış gibi, mevcut durumum yeterince çok sesliyken ben yeni sesler çıkarıyorum. Yahu kadın sen önce bir mevcut durumunu kotarda 2. doğunca düşünürsün di mi ama!






21.12.2012

Mevzu Bahis 2. Çocuk





Başlığın devamını getirirsek ve hatta 3. çocuk ve hatta çok çocuk. Hep diyorum ya bana önceden bu dünyaya gelme amacını ne olarak görüyorsun deseler çocuk yapıp anne olmak için derdim. Öylesi çok inanıyordum ki buna. Sanırım lohusalığımı haddiden fazla ağır geçirmeme sebeb olan şeylerden biri bu inancın kendi içimde kırılmış olmasıydı.

Farkındalığı her zaman yüksek bir insan oldum. Anneliğin de toz pembe bir hal olmadığını çok iyi biliyordum. Tüm zorluklarının farkındaydım lakin en sevdiğim sözlerden biridir: Yolu bilmekle o yolda yürümek aynı şey değil. Hehh işte, buydu tam da başıma gelen. Ben o yolda tökezlemeden, yolu şaşırmadan yürüyeceğime sonsuz inanıyordum; kendime hiç açık kapı bırakmamışım, ve doğurduğumda tüm kapılar çoktan kapanmıştı.


2. çocuğum olacağını biliyorum ama ne zaman ve nasıl olacak onu bilemiyorum bir de asıl mesele 3. yapacak mıyım? 2. çocuğu yaparsam mutlaka 3. yaparım diyordum ki hala bu söylemi sürdürüyorum. 2 çocuğa bakan 2'yle başa çıkan 3 çocuğa da bakar ve başa çıkabilir diye düşünüyorum. Madem büyük bir aile olacağız o zaman 3. çocuk şart bana kalırsa.



Penguen en sevdiğim hayvandır sırf görüntüsü itibariyle değil. Yaşayış biçimleri hamilelik süreçleri, sadakat duygusuna sahip hayvanlar oluşu beni daima etkilemiştir. Blogumda Yolukar ailesi diye 3 çocuklu Penguen ailesi koymam tamamen buna olan inancımdandır.

Çocuk insanın hayatını zorlaştırdığı kadar kolaylaştırıp güzelleştiriyor da. Kolaylaştırmak mı o da nasıl oluyor derseniz bu konu hakkında sonra yazayım eteğimdeki taşları bir başka yazıya saklayayım.

Son zamanlarda düşünüyorum da hayattaki en güzel zorluk en çekilesi zorluk evlattan gelen zorluk. Kaldıki zorluğu yaratan da evladın kendisi değil senin o zorlukla başa çıkma veya çıkamama biçimin. Benim gibi 30'larında anne olmuş insanlar için durum kesinlikle çok daha farklı. Hele bir de bu 30 yılı oldukça dolu ve özgür yaşadıysanız. Dünyaya baktığında dünyadan kendi coğrafyana indiğinde oradan kendi şehrinde oradan kendi mahallene ve en nihayetinde kendi hayatına ulaştığında  gördüğün gözlemlediğin ve kendi içinde yaşadığın sıkıntılardan en güzeli çocuğundan ötürü çektiğinden başka nedir ki? Allah herkese böyle dertler verse keşke misal: Uykusuzluk, yemeyen çocuk, yerinde durmayan çocuk, çocuktan ötürü yapamadıkların veya ertelediklerin.... Dert mi bunlar sahi, sahi bunlar başa çıkılamayacak şeyler mi?

Evet ebeveynlik dünyanın en sorumluluk gerektiren alanı ve fakat alınabilecek en güzel de sorumluluk. İnsanı insan yapan varlığına şükrettiğin ve seni var etmeye aracı olan en güzel şey değil de nedir? Bu yazıyı okuyan bekarlar veya henüz çocuk sahibi olmayanlar Anne olunca, ebeveyn olunca anlayacaksınız bu satırları. Hiç çocuk sahibi olmayı düşünmeyenlere de saygım sonsuz lakin çocuk sahibi olmak istememek de bir tercih ama olur da birgün kararınız değişirse bilinki bir hayrı vardır...

Kısacası, ben 2. çocuğa ve hatta 3. çocuğa varım diyorum. Biliyorum belki akşama belki haftasonu Aren'den gayri Aren'nin vesile olduğu zorlukların neticesinde aman aman aynı film tekrardan mı kalsın diyeceğim. Ama yine biliyorum bunu derken bile 2. çocuğun zamanlamasını düşünüp duracağım. Benim kafamı en çok meşgul eden şey 2. çocuğumun geliş zamanı. Arenimin zerre olumsuz etkilenmesini istemiyorum. Ne ondan ne ona ayrılan zamandan çalmak istemiyorum. Biliyorum kardeş gelirken de geldiğinde de 1. çocuk kaç yaşında olursa olsun hayat toz pembe olmuyor ve yine biliyorum bunu bilmek yetmiyor.

Sosyal medyada arkadaş olduklarımın veya olmadıklarımın hamileliğini öğrenmek hala beni çok sevindiriyor. Her şahit olduğum doğum ve gördüğüm bebek içimi titretip beni heyecanlandırıyor. Bir çocuğum daha olmazsa hayatta eksik kalacakmışım gibi hissediyorum. Aren'le tam olduk hissini yaşadığım halde içimden bir ses bir tane daha olsun tam olmak ne demek asıl o zaman gör diyor.

Bu sefer kapılarım sonuna kadar açık ne kendime ne anneliğime güveniyorum. Herşey daha kolay olur demiyorum, diyemiyorum. Şayet olursa yine yeniden çaylak anne olacağıma eminim bu sefer. Hazır 2. hatta 3. düşünürken bir ikiz hamileliği olsa beni 3. kere doğurmaktan ve hamile kalmak, sonuna kadar hayırlısıyla ulaşmak zahmetinden 1 kerede kurtarsa beni hayat hımm nasıl olurdu :) Kısmet öyle değil mi? Neden olmasın öyle değil mi?

NOT: Hayır hamile değilim :) veya öyleyse de yemin ederim bilmiyorum. (yemin ederken ayağımı kaldırmadım :))




7.12.2012

Bir Daha Doğurursam



İlk hamile kaldığımda inanılmaz heyecanlıydım. Daha önce üzerine çok yazdım. İlk hamileliğimi öğrendiğimde 4 haftalık hamileydim ve duyurmadığımız bir TV kanalları kalmıştı. Evneleli henüz 3 ay olmuştu üstelik.Evlat sahibi olmayı herşeyden çok istiyordum yıllarca flört ettiğimiz süre boyunca Güray'a sürekli bir evlat sahibi olmanın o sürecinin harikalığından hayattaki yegane amacımın evlat sahibi olmasından bahsedip durdum ee tabii sonuç adamın gözü korktu ve 7 yıl flört ettikten sonra evlendik. Hamile kalmak kolay mı canım ne korunması dedik ve bingo ilk aydan hamileydim. Sanırım yıllar  boyu sarf niyet arzusuyla istediğim birşey bana gelmişti.

Sonra ne oldu nasıl oldu üzerine yazdığım eski yazılar çok, hatırlamak da istemiyorum. Özetle 8. haftada kalp atışlarını duymayı hayal ettiğimiz zamanda bebeğimizi kaybettik. Hayatımın dönüm noktalarından biri oldu. Herşeyi sorgulamaya başladığım bir dönemdi. Allah hiç kimseyi düşmanımı bile evlat acısıyla ama doğmuş ama doğmamış sınamasın. O acıyı ve o acının öğretilerini yaşatmasın.

Neyse geçelim o karanlık günleri... Düşük olayından çok kısa bir süre sonra Arenciğime hamile kaldım. Süpriz bir şekilde öğrendim.Hamile kalmamın en az 6 ay süreceğini söylüyordu bilim dünyası oysa ben 2 ay sonra tekrardan hamileydim. Biz sevinçten havalar uçarken tıp dünyası havalandığımız yerden tutup çekti bizi. Çok kısa bir süre önce düşük yapmıştım ve hemen arkasından hamile kaldığım ve düşük hikayem olduğu için riskli gebelik kategorisindeydim. Doktorum riskli gebelik uzmanıydı  bir yanı çok rahat bir yani çok titiz birisidir Cem Batukan. Gözüm kapalı tavsiye edebileceğim riskli gebelik uzmanlarındandır. Perinatoloji alanında önemli bir yere sahip. Örneğin Cem beye gidiyorsanız alanında en meşhur olan ve elbetteki işinde çok çok iyi olan Atıl Kurtoğluna gitmenize gerek kalmaz. Onun yapabileceği tüm test ve taramaları Cem bey yapabilir ve doğru kararı verebilir. Ve kendisi bilmiyorsa emin değilse kendisinden daha iyi birine yönlendirebilecek kadar da kendine güven egolarını işinden önce tutmayan biridir ki bunu her doktorda görmek mümkün değil.

Tekrardan içimde bir bebek vardı ama sadece o mu? Korku ve endişe de içimde büyüyordu. Dahası çok zor bir hamilelik geçiriyordum. Bir yandan çalışıyordum bir yandan da korkunç mide bulantısı ve bu bulantıyı takip eden kusmalar, baş dönmeleri ve halsizlik yaşıyordum. Günde 4-5 kereden az öğürürsem bugün az öğürdüm diye seviniyordum. Hamileliğimin çok başında yine bir kanamayla Areni kaybetme korkusu yaşadık. Tam herşey rayında gitmeye başlamıştı ki bu seferde erken yapılan gebelik diabet testi sonucu yüksek çıktı ve risklerime yeni bir tanesi daha eklendi.

Kısacası şu hamileliği masal tadında geçen masal gibi olmasa da rahat geçen hamilelerden biri olamadım. Dolayısıyla aklıma olan yapmak istediğim özendiğim herşeyi bir kenara bıraktım. Tek dileğim vardı bebeğimi en güvenli ve sağlıklı bir biçimde içimde büyütmek. Vakti zamanı geldiğinde yine en güvenli ve en doğal yol ile doğurmak. Gözüm başka hiçbir şey görmüyordu. Bu arada tüm bu fiziksel anlamda yaşadıklarıma ek olarak canım sevgilim kendi hamileymiş gibi davranıyordu ve üzerime fazlasıyla düşüp titizleniyordu. Hani imkan olsa Areni kendine transfer ettirir kendisi taşırdı. Yarım bardak kola içtiğim bir gün evde yastıklar havada falan uçuşmuştu. 5 adım fazladan yürüdüğüm günler veya araba kullandığım günler neler yaşadığımı anlatmama gerek yok sanırım. Kendisinin "control freak" olduğunu tahmin etmek zor olmasa gerek :) Ama hakkını yemiyeyim çok iyi bir baba ve çok iyi bir yol arkadaşı bu anlamda. Her kontrole mutlaka gelmiştir. En az benim kadar araştırıp her anlamda yanımda olmaya çalışmıştır....

Peki ben neler yapmak istiyordum ve yapamadım. Bir daha hamile olursam nasıl bir süreç yaşamak isterim neler yapmak isterim. Ki ortada ne hamilelik fikri ne de planı yok ve fakat hani bir daha doğurursam ve bunları yaparsam Aren'e haksızlık edeceğimi düşünüp üzülüyorum. Tamam biliyorum pek aklı selim biri değilim :)


Hamilelik Müjdesi
Evet sevgilim sakin ol hamileyim :)

Ooo bin tane senaryom vardı. İlk hamileliğimde şüpheleniyordum zaten, beraber tatildeydik ay hadi gidelim kan ttesti yaptıralım dedik zaten aynı anda telefonda öğrenmiş olduk. Aren'e hamile kaldığımı öğrendiğimde ise Güray doktora bile gideceğimi bilmiyordu. Doktora gittim, Cem bey sanırım şu gördüğümüz nokta senin bebeğin dedi git bir kan ver dedi. Kan verip Güray'ı aradım ben hamileyim galiba dedim. O da ne nasıl yani nerden çıktı nerdesin ki dedi :) Doktora geldim ben dedim. Sonra Öğlen mail ile gebelik testinin sonucunun aldım. Telefon ile aradım hamileymişim hemen mailine bak dedim :)

Oysa ben süprizle bildirecektim bunu. Mesela akşam yemeğe bir servis daha koymak. Güray hayırdır kim davetli deyince veya işte ne derse misafirimiz 9 ay sonra gelecek falan diyecektim. Veya geçen gün yazdığım Yetişkinlere Süpriz Yumurta gibi birşeyler hazırlayacaktım. Ama sanırım kocaya hamilelik müjdesi vermek zor. Ee bu bebeği birlikte yapıyoruz ve konuşuyoruz zaten korunmuyoruz hemfikiriz falan diye zaten bir şekilde çok da süpriz olmuyor. Regly olmadım vb konuşmalarda geçiyor zor yani süpriz kısmı.

Ama bir daha hamile olursam müjdemi isterim tadında süpriz yapmak istiyorum. Bu süprizi aileye eşe dosta da güzel bir şekilde duyurmak istiyorum. Bakalım kısmet :)

Böyle fotolar için koca kişisini de ikna etmek var tabii. Hoş benim kocam  düğün fotoları için kalpli gözlük takmış insan kırmaz beni :)

Fotoğraflarla Hamilelik Sürecini Yaşamak

Ahh ahh içimde uktedir arkadaş o kadar az hamile fotoğrafım varki ve bir tanesi bile iyi bir fotoğraf değil. Oysa ben ay ay göbeğimi çekecektim sonra göbeğim yerinde dursa bile kucağımda bebeğimle fotoğrafım olacaktı. Kocam profesyonel anlamda foto çektiği halde ve ben rica ettiğim halde amannn kim ne yapsın senin göbeğinin fotosunu dedi ee kimse birşey yapmasın ben anı olsun istiyorum dedim bakarız dedi. Gel çekeyim dediği zamanlarda nedense pijamalı ve uykudan az önce haliydi yok kalsın dedim. Kimbilir belki bir daha doğurmayacağım ve hiçbir zaman böyle fotoğraflarım olmayacak :(

Ama ama çok güzel değil mi :)


Bu fotoğrafa bayıldım :)



Şöyle artistlik fotolarım olsaydı fena mı olurdu hımmm fena mıııı






Parti Parti Parti Zamanı

Aslında böyle bizim kültürümüzde olmayan ve hiç de bağdaşmayan kutlama ve benzerlerini sevmem. Mesela Baby Shower bana inanılmaz saçma geliyor ve yapan herkesten özür dileyerek fikrimi belirtmek istiyorum ki bana görgü kurallarının çok ötesinde geliyor listeler yapıp hadi bakalım bunları getirin demek. Bizim kültürümüzde doğan bebeğe ziyarete gidilir hediyelerde bebeği görüp verilir. Uzun uzun anlatmayayım şimdi yurtdışındaki yaşama biçimi için çok uygun baby shower ama bizim için olduğunu sanmıyorum. Yine de çok katı değilim kutlamasını yapana giderim hediyemi de götürürüm ama hastaneye de eve de ziyarete giderim arkadaş :)

Herşeyi parti haline dönüştüren şu Avrupalı ve Amerikalılar sanırım eğlenecek yer arıyorlar. Aslında bence biraraya gelmek için bahane yaratmaya çalışıyorlar. Sosyalojik analizimi de yaparım işte böyle. Neyse Boy or  a Girl Party Kız mı Erkek mi partisi bakın bunu çok sevdim. Toplaşmak için eğlenmek için yiyip içmek ve güzelleşmek için iyi bir bahane. Hem herkes cinsiyeti merak etmez mi? İşte merak edenlerle paylaşmak için harika bir fırsat. Gördüğüm parti fotoğrafları beni  gülümsetti ve hoşuma gitti.


Ya her ikisi ise ne kadar keyifli olur öyle değil mi?

Ve bir de doğurduktan sonra yapılabilecekler var. Zor bir doğum sonrası yapmak istediklerimin hepsini rafa kaldırmıştım ve hiçbirini yapmak için fırsatım ve gönlüm olmadı. En basitinden 24 saatlik normal doğum süresinde çok istediğim ve Ayça Oğuş ile anlaştığım halde bebeğimin doğum fotoğraflarını çekemedik.

Ama bunların hepsi hamileliğin ve doğum sonrasının cicili bicili kısımları bunlar olmasa da hamilelik tüm zorluklarına rağmen ve evlat sahibi olmak muhteşem bir serüven!

22.09.2011

Hamilelikte Gereksiz Olan Şeyler




Aslında bu yazı gibi yazıları sevmemi hiç yazmışlığım da yoktur. Ama evde oturan bir gebe olarak bir şekilde vakit geçirmem gerekiyor değil mi :)


Aşağıda sıraladıklarım tamamen benim gereksiz bulduğum şeyler. Elbette gerekli bulan ve yararını da gören insanlar vardır. Henüz doğurmadım son 2 haftam ama 9 aylık gebe olarak herhalde hakkım vardır bunu yazmaya ;)


Hastanelerin Doğum Kurslarına GİTMEYİN.

Neden gereksiz bulduğumu ve gitmeyin deme sebebimi açıklayayım. ben sadece1 derse gittim Acıbadem Hastanesinin. Birincisi eğer internet kullanıcısıysanız ve gebeliğinizi bloglardan baby center ve benzer internet sitelerinden takip ediyorsanız son derece yavan gelecektir kurs size.

İlk ders beslenme üzerineydi. Gelin görün ki hazır meyva suları vardı ve peynirle yapılmış beyaz ekmekli sandaviçler ikram niyetine. Gebelik şekeri olan benim gibiler için hiç cazip bir ikram değildi dahası hazır meyve suları hamile değilken bile zararlı. Hastane diyetisyeni çok bilindik çok genel geçer şeyler anlattı. Ve bence inanılmaz büyük bir hata yaptı. Yenilmesi gereken şeylerin içinde ciğer vardı ki gebeler ciğer yememeli. Ben de hemen listenizde ciğer var aman bilmeyen vardır ciğer kesinlikle yenmemeli diye biliyorum dedi. Bu liste şimdi ne içerdiğini unuttum bilmem ne listesi dedi ciğerde de çok var ondan dedi. İyi de kardeşim sen yenilebilir şeyler listesi diye sundun o listeyi ciğeri koyman hata. Seni dnleyip gidip ciğer yiyen olsa nolucak?


Her Kitabı ALMAYIN

Valla ben çok kitap aldım ve okudum ama hangisi aklında derseniz inan ki hiçbiri. Elbette kitap alın ve okuyun. Ama anladığım gördüğüm ve inandığım bebek bakımı ve kuralları "on the job training" yani iş üstünde öğrenilen birşey. Ve bebeğinden bebeğine de değişiyor. Benim gib her kitabı okuma gördüğünüz her kitabı alma gafletinde bulunmayın.


Kendinizi Başka Hamilelerle KARŞILAŞTIRMAYIN

Benzer şeyler yaşansa da gerçekten her hamilelik kendine özgü. Kendi doktorumun onayladığı veya onaylamadığı çoğu şeyi hamile arkadaşlarımın doktoru ya onayladı ya onaylamadı. O yüzden kendi doktorunuza güvenin ama en önemlisi kendi iç sesinize güvenin. Dinleyin kendinizi ve bebeğinizi.


2 Kişilik BESLENMEYİN

Yok öyle birşey gerçekten yok. Sağlıklı beslenin bebek zaten annenin rezervlerini kullanıyor. Çok yemek hem size hem bebeğe zarar. Evet dönem dönem daha çok açlık hissediliyor ama o açlıkta sağlıklı bir biçimde bastırılabiliyor. Ben 7 kilo aldım sebebi biraz da gebelik şekeriydi.

Aşırı yenilen şeyler bebeğe kilo değil size kilo yapıyor emin olun buna.


Fazla Hamile Kıyafeti ALMAYIN

Hamile olduğunuzu öğrendiniz. Eminim ay ben ne giyeceğim şimdi sorusu da gündemdedir. Aman sakın hele ilk 4 ay birşey almanıza gerek yok belki hamile pantalonu o da yani çok fazla şişiyorsanız. Birincisi emin ol ilk 4 ay siz bile hamile olduğunuzu pek anlamayacaksınız öyle birden bire top gibi olmuyor karın. Mevcut kıyafetlerde giyilebiliyor. Ben 2 tane hamile kotu 1 tane işe giyilebilecek gibi pantalon ve evdeki eşyalarımla bitiriyorum hamileliğimi. Hiçir pahalı hamile dükkanından alışveriş yapmadım. Çok tatlı t-shirtler var LC waikikide 6-12 TL arası onlardan aldım sonrada giyerim diye ve fiyatı da uygun diye.



Hamileler İçin Üretilen Herşeyi ALMAYIN

Nasıl bir sektör. Herşeyi var dondan tut araba emniyet kemerine kadar. Emniyet kemerinden memnun olanın duydum ama ben gerek görmedim. Valla alınanlar bile kullanılmıyor ben söyliyeyim de.


Veee Gelelim Hamilelikte En Gereksiz Olan Şeylere:



ENDİŞE

Ve


KORKU



Dilerim tüm hamileler hamileliğin tadını çıkarır. Doyasıya yaşar bu süreci.












24.06.2011

Mutluluk Deposu



Bazı anlar vardır hani mutluluğun tüm hücrelerinize işlediği hissettiğiniz bir andır belki kısacık bir andır o ama etkisi çok uzun sürebilir eğer istersen eğer çok da nankör değilsen :)

Zihnimin içinde bir köşe yaptım kendime adını da mutluluk deposu koydum. Depom dolu aslında ne zaman çok sıkılsam, bunalsam ve hatta ümitsizliğe düşsem bu deponun kapısını açıyorum ve içeri dalıyorum kapıyıda sıkıca kapatıyorum ki zihnimdeki diğer şeyler içeri sızmasın dolaşmaya başlıyorum ve o mutluluk anları üzerime doluyor bir anda içlerinden birini seçiyorum ve tekrardan yaşamaya çalışıyorum o anı eğer çok sıkkın değilsem çok çok iyi geliyor, çok sıkkınsam da bir nebze de olsa iyi hissetmeme yarıyor.

Dün bu depoya öylesi bir an ekledim ki tekrar tekrar tekrar kendime hatırlattığım ve hatırlatacağım bir an. Oğlummm canım oğlumun yüzünü gördüm dün ben. İşte ilk kez dün iliklerime kadar tüm hücrelerime kadar mutlu hissetmemin yanı sıra anne olduğumu hissettim ben. Bambaşka bir duyguydu. Ayrıca kuzguna yavrusunun nasıl da güzel gözüktüğünü dün anladım ben. Belki siz görseniz bu ne yahuu dersiniz ama bana, bize eşsiz güzellikte geldi oğlumuz. Biliyordum oğlumun beni ilk haftalardan beri hissettiğini ona söylediklerimi duymasa da kelime kelime anlayabildiğini enerjimin ona geçtiğini biliyordum dün bu resmen ve de tıbben onaylandı :)

Oğlum, Aren Mir'im sana kocaman teşekkür ederim. Baban ve ben seni çok çok çok seviyoruz ve biliyorum ki daima seveceğiz. Sen belki birgün canımdan kopan bir parça olacaksın ama bir parçan daima içimde kalacak. Bana bu eşşiz duyguyu yaşattığın için bizi seçtiğin için, kaldığın için, tutunduğun için, varlığın için binlerce kez Allah'a ve sana teşekkür ederim. İyi varsın daima var ol canım oğlum.

9.06.2011

GIDI GIDI :)



Biri beni gıdıklıyor sevgili okur ee ben de onu gıdıklıyorum birlikte gıdı gıdıcılık oynuyoruz. Pek bir keyifli çok keyifli. Gıdıklamadığında üzülüyorum hadii hadiii gıdıkla beni diyorum. Bazen yoruluyor sanırım ve istiharata çekiliyor belki de içeriden ay anne bir git başımdan rahat bırak beni diyordur Bay Tickle kimbilir :)




Allah nazardan kem gözlerden korusun güzel çok güzel bir duygu.




İşte böyle günler gıdıklanacağım anın heyecanıyla geçiyor ;)

23.02.2011

Nasıl Açıklamalı :)


Bu sabah blogun birinde okuyunca aklıma geldi. Blogdaki kişi eşine hamile olduğunu nasıl açıkladığını ama aslında nasıl açıklamak istediğini yazmış.


Ben de daha evlenmeden, hamile kaldığımda bunu Güray'a nasıl söylerimin milyon çeşit versiyonunu kafamda oluşturmuştum. Hepsi de birbirinden romantik birbiriden heyecanlı şeylerdi. Mesela bir tanesini çok net hatırlıyorum. İşte hamile olduğumu öğreneceğim evde yapılan testler sayesinde sonra akşam evde romantik bir yemek hazırlayacağım masayada 3 tabak koyacağım biri küçük tabak olacak. Akşam yemeğe oturduğumuzda Güray hayırdır kim geliyor diyecek elini alıp karnıma koyacağım biz artık 3 kişiyiz diyeceğim :) Ay yazarken bile gülüyorum şuan. İşte bu ve bunun benzeri bir çok fikir vardı aklıma.


Lakin gerçek hayatta böyle olmuyor. Yapanları duydum. Kocasından 1 ay boyunca saklayıp evde film seyredecekmiş gibi bebeğin CD'sini koyanlar falan. Valla ben kocamdan 1 ay gizlediğimi düşünemiyorum. Hoş bu durumun 1 ay boyunca farkına varmayan adamı da anlayamıyorum ya neyse.


Bir kere işin aslında bebek istiyorsanız bir takım günleri takip etmeye başlıyorsunuz kocanızda sizinle beraber takip ediyor. Bir anlamda gündem konusu da oluyor dolayısıyla test mi yapacaksınız başaınız mı döndü en önemlisi regly'iniz mi gecikti zaten kocanız biliyor. Dolayısıyla süpriz yapacağınız bir ortam oluşmuyor.


Diyelim hiç eşinizle gündeminizde böyle birşey yok. Siz hamile olduğunuzu hissettiniz ve test yaptınız bu durumda da eşinizden süpriz uğruna gizleyebilir misiniz bilemiyorum. Şahsen ben hayatta gizleyemem dakikasında ararım toplantıdaki adamı toplantıdan bile çıkartırım :)


Ve bir de inanın erkekler için hiç farketmiyor zaten baba olacaklarını öğrendikleri anda büyük bir şok yaşıyorlar ve nasıl söylerseniz söyleyin hatta birlikte öğrenin onlar için büyük bir süpriz oluyor.

3.02.2011

Meselaaaa...



Mesela şu baş dönmelerimin ve hafif bulantının nedeni hamilelikmiş.
Mesela sürekli acıkmam rejimden değil de hamileliktenmiş.
Mesela çok rahat bir hamilelik geçiriyormuşum. Sadece 9 kilo alıyormuşum
Mesela doğumdan sonra daha hastaneden çıkarken 9 kilonun 6 kilosu gidiyormuş
Mesela bebeğin ilk günden uyku düzeni varmış.
Mesela biz çocukla hiç zorlanmadan gezip tozuyormuşuz.
Mesela ben çalışmaya dönmüyormuşum çünkü zengin olmuşuz bile çocuk kısmetiyle gelir ya
Mesela foto cafe'yi açmışız.
Mesela kocam geceleri bebeğe kalkıyormuş.

Tamam ya tamam mesela dedim ya :)

Tüten ben
mesela ;)

19.01.2011

Ben Bugünlerde.....


Bilin bakalım ben bugünlerde en çok ne rüya görüyorum. Evet tıpkı resimdeki gibi hamile olduğumu veya hamilelik üzerine rüyalar görüyorum.
Dün gece de bir tane gördüm.
Ne güzeldi oysa ki hiçbir bekletim yokken sadece istiyorken o %20'lik şanlı gruba dahil olmuş ve ilk denemede hamile kalmıştım. Doktorlar hamile olduğumu duyunca kaç yıllık evlisiniz dediklerinde yıl değil 1 ay oldu henüz diyorduk da gözleri yerlerinden çıkıyordu adamların.

Neyse ne diyelim her işte vardır bir hayır. Bizden giden herşey bir başka şekilde bize döner. Ama dönenler delilik kadrosundan dönmesinde :)

Minnakcığım bak biz seni bekliyoruz, gönlümüzde yerin hazır. Nazlanmadan gel canım benim tamam mı? Artık şu anneciğin böyle rüyalar görmek yerine seni kucağına aldığının mutlu bir aile olduğunun rüyasını görsün olur mu benim biricik minnağım tamam mı benim hemen de gelecek olan güzel, akıllı minnağım. Yol tarifine ihtiyacın varsa babana sor o yolları iyi biliyor aman trafiğe takılma kırmızı ışık falan dinleme geç de gel canım benim ;)

Tüten ben
işte öyle birşey :)

14.12.2010

O Eski Halimden Eser Yok Şimdiiiii


Ah sevgili okur nasıl oldu da dün ki Dilek Listeme sevgilim ve ben ideal kilomuza kavuşuyoruz yazmayı ve en güzelinden 2 vücut koymayı unuttum ben. Üstüne üstelik daha dün rejime başlamışken ve akşam yemeğinde tavuklu salata yemişken nasıl unuturum nasıl. Pek bir güzel unuturum efenim çünkü zaten sağlıklı beslenme tırı vırısı benim bünyeme ters. Ben mutfak insanıyım yapmayı da yemeyi de severim.

Oysa ki henüz 3 ay önce bendeniz 5'li rakkamları görmüştüm terazide. Her genç kızın ve hatta yaş kaç olursa olsun evlenecek kadının evlilik kararının dakikasında karar verdiği üzere ben de rejim yapmış ve yaklaşık 11-12 kilo vermiştim. İnanır mısın kemiklerim sayılıyordu düğünümde. İnanma :) kemiklerim hiçbir zaman sayılamaz benim. Yahu 5 kilo doğmuş bir insanın genetik kodlaması nasıl olabilir ki allahını seversen. Allah beni böyle yaratmış insanoğluna bir mesaj vermek istemiş benim aracılığımla bakınız insan hafif tombulcanayken de çok güzel olabiliyor :)

Ben değil miydim balayında bikini giyen evet evet ömrü hayatımda çocukluğumu saymazsak ilk kez balayında bikini giydim ve pek de bir güzel olmuştu. Ama bikiniyi nerede giydim hele bir sor okur :) Dubrovniğin güzide bir otelinin güzide bir odasında denize nazır giydim :) Kocacığım beğendi, aman da ne güzel kadın almışım ben karnı da dümdüz dedi (yalan demedi! Yerim ben o göbeği dedi. Kendisi bir tek etyopyalıların göbeği olmadığına inanır bir de birisinin de o birisi kim söyleyemeyeceğim. Aman canım o birisinin de bacakları yamuk ayrıca memeleri sarkık hıhhhh)

Neyse efenim bu kadar cıvıklık yeter! öhöm ciddileşelim.

Valla hamile olduğumu öğrendiğimin dakikası itibariyle dakika başına 200 kalori falan almaya başladım. aman canım dedim verilir hamileyim ben beslenmeliyim dedim. Ee sonra 2 bayram geçirdik Bursa'da. Kayınvaldem hamur işleri ve biz evlatlarını besleme konusunda master degreesini vermiş doktora yapan biridir. Ee sonra bebek gitti pardon fetüs gitti :P kilolar kaldı. Hal böyle olunca 3 ay önceki halimden eser yok şimdi.

Hala çok güzelim :) o ayrı. Ama Dilek Listeme yedek listeden 2011'de ideal kilosuna kavuşmuş olmayı da ekliyorum. Hoş hamile de kalmayı düşünüyorum. Şimdi 1-2 ay kendimi rejimlerden rejimlere savurup sonra yeniden yiyeceğim ama olsun 500 gr eksikle bile başlamak hamileliğe bir artıdır öyle değil mi?

Bu arada acaip ciddileştim ciddileşelim derken dikkatinden kaçmasın bu yarıntı sevgili okur :)

Tüten ben
Rejimden ne dediğini bilmeyen