23.05.2013

Sanatçı Kaprisi




Görmemişin çocuğu olmuş tutmuş videosunu çekmiş :) Aren 18 ay itibariyle konuşmaya başladı yani işte her kelimeyi söyleme, kendini daha iyi ifade etme falan. Bekar ve henüz çocuğu olmayan insanlara konuşmaya başladı deyince doğal olarak sen ben gibi konuştuklarını sanabiliyorlar. Yok öyle olmuyor, bilenler bilemyenlere anlatabilir :)



Neyse efenim bu ay itibariyle de anladık ki geçen ay konuşması hiçbirşeymiş. Ay bunun 19 ay itibariyle ki henüz 1 hafta oldu, bir dili çözüldü bir konuşmalar bir lafa laflar cevap vermeler. Mesela geçen gün babası birşey istiyor bu da evde bekleeeeee beklee baba falan diyor. Bir de 1 haftadır babammmm annemmmm canımmmm falan demeye başladı. Ee tabi bizim ağzımız kulaklarımızda bununla sürekli konuşuyoruz ve konuşturuyoruz. Bu bir konuşssun hiç susmayacak öngörümüzde tam yerini buluyor. (tabii ki yine konuşmaktan kastım 2-3 kelimeyi bir araya getirmekten ibaret; anne buraya gel, babam odaaa, su ver şunu getir anne bura otur hadi oyna gibi. Bir de her duyduğunu tekrarlıyor, ağzımızdan çıkanları süzgeçten geçirmessek sıçtık ki mesela bunu duysa hooop sıçtık derdi :)))) 



Geçen hafta annem ve Aynur hanım bizimkine Benim Annem Canım Annem şarkısını öğretmişler, bana anneler günü süprizi olarak, benim annem güzel annem diyor ve bunu vücut diliyle de eller, kollar, surat yapıyor, şarkının bu kısmından sonrasını sözlü olarak söylemiyor ama hareketlerle yapıyor ve inanılmaz tatlı oluyor; şarkı bitincede gelip beni öpücük yağmuruna tutuyor. Evimizdeki şarkı listesinin en başında tahmin edersinizki bu şarkı var; hergün bir posta söyler ki kendisi söylemeye heveslidir. 



İşte dün akşamda anneanne ziyaretinde ay bir söylese de neşemizi bulsak dedik; Güray'a hadi sen şarkıyı söylede ben de videoya çekeyim dedim; hani ilerde anne hiç güzel değilsin derse, ben ona canım dedikçe canın çıksın derse, elimde bir kanıt olsun istedim; daha dün benim annem güzel annem benim annem canım annem diye şarkı söylüyordun diye :)



Aldık elimize telefonumuzu haydi Aren dedik; aaa bizimkinin üzerine bir sanatçı kaprisi çöktü, ıhh ıhhh, hadi oğlum hadi canım bak sana süpriz vereceğiz edeceğiz her türlü rüşvet o bu yok anacım söylemeyeceğim de söylemeyeceğim. Ayy dedik ne sanatçı ruhlu çocuk. Ee napalım biz de pes ettik. Çocuğumuzun başka hünerlerini sergileyelim dedik; yok konuşmuyor o bülbül olan çocuk sosyal medyanın önünde dut yemiş bülbül oldu. Şaka bir yana konuşuyor diyoruz sonra bir ortada giriyoruz bizimkine bir suskunluk çöküyor herşeye ıhhh ıhh falan, vallahi yalan söylemedik vallahi bak konuşuyor aslında diye videoları çıkar göster :) Bilmeyenlere söyliyeyim; bu çocuk milleti bir ortama girdi mi anne babası rezil olsun diye yaptığın aksini yapmaya çok meraklıdır her anlamda. Evde kuzudur dışarıda canavar, evde canavardır dışarıda kuzu. Evde yemek yemez dışarıda aç bırakmışssın gibi davranır. Doğalarında bu var çocukların. 



Videoda bir takım "bok" gibi kelimeler duyacaksınız, şaşırmayınız lütfen. Pek sevgili annem, terbiyeli konuşma takıntısı olan annem, çocuğuma her türlü terbiyesiz şeyleri öğretmekte bir marka halini aldı. Hergün eve acaba bugün hangi şahane! şeyi öğretti diye gidiyorum. Mesela geçtiğimiz haftalarda omzunu kaldırarak banane demeyi öğretmişti de 2-3 gün omuz yukarıda herşeye banane demişti çocuk. 



Bir park&bahçe ziyareti sırasında  Aren yerde köpek pisliği görüyor; ee bizim ülkemiz için çok doğal öyle değil mi? Bu da çocuk illa elleyecek bir analiz edecek falan. Tam yere eğiliyor ki annem sakın dokunma o köpek boku diyor! Sen 100 kelimelik bir cümle kur, 99 kelimen edebli 1 tanesi edebsiz olsun çocuk dediğin o 1 taneyi cımbızla çekiyor. Bizimki de hemen bok bok bok demeye başlıyor. Hav hav küpek bok diyor. Anneme sorarsan dikkati dağılsın da köpeğin pisliğini ellemesin diye yapmış ve başarılı da olmuş. Hımm ama annem insanlar kaka yapar demiş; dolayısıyla çocuğum artık bir dışkı uzmanı :) Kendi yaptı mı kaka der köpek, kedi pisliği gördü mü bok der :) Sokakta durup ağaç çiçek değil bok inceler olduk. Her gördüğünde şöyle: Aaaaa anne bak bok, Aaa anne bak küpek bok, anne bak kedi bok, hayır nerden anlıyor kedi mi yapmış köpek mi onu da bilemiyorum. Hemen arkasından ıhhhh el yok diyor, aferin yavrum böyle hatırlat kendine diyorum içimden. Sonra da tamam Arenciğim o köpek pisliğini bırakalım ve gel şuradaki çiçeğe bakalım diyorum; benden bok lafını duyana kadar kıpırdamıyor, hay yarabbim, Arenciğim o boka bakmayı bırak ve gel deyince yanımda bitiyor. 




İşte böyle... Şimdi sizi sanatçı kaprisi başlıklı video ile başbaşa bırakıyorum. Yazıyı okumayıp hoop videoyu açarsanız olmaz kırılırım, darılırım bak :) Sesim için özür dilerim ben de sanatçı ruhu yok n'aparsın. (videonun sadece linkini ekleyebildim;nedense bulamadı blogger acaba neden :))







Yorum Gönder