bilinçli ebeveynlik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
bilinçli ebeveynlik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4.05.2015

Çocuğunu Korumak Yerine Ne Yapmalısın?



Bilinçlenmeye ve farkındalık sahibi olmaya baslayan anneler özellikle de Türk anneler bir yandan çocuk gelişimi konusunda güçlenirken bir yandan da fazlaca korumacı oluyorlar. Doğası gereği her memeli anne evladını koruyor, bu içgüdüsel bir nimet aslında. 

Ne yapiyor bilinçli anne; biliyor ki çocukla  konuşma biçimi çok önemli, bu bilince sahip olmayan daha önceki kuşaklar ise şüphesiz ki sadece bilinçsizlikten çocukla konuşurken "çirkin şey seni"  diye sevebiliyor mesela veya çok ayıp bir daha duymamayayım ay kiz çocuk gibi bu, annenler kardeşini daha çok sever simdi pabucun dama atılır senin ve daha nice nice örnek.

Bilinçli ama farkındalık yolunun çok başındaki ebeveynler öfkelenip sinirlenip karşı tarafa çocuk eğitimi vermeye başlıyor oysaki karşındaki ne o bilinç ne de farkındalık düzeyinde ve kötü niyetle değil bildiği yolla otomatik olarak konuşuyor. 

Çocuğun gururunu şahsiyetini ve kendisini korumak için yapabileceğin şey böyle konuşanları değiştirmek o insanlara ders vermek değil; çocuğunu bilinçlendirmek ve farkındalık sahibi yapmak. 






Nasil mi? Sürekli onunla konuşarak zaman zaman doğrudan zaman zaman dolaylı yoldan farketmesini sağlamak...









Örnek vermek gerekirse; Aren'i sıklıkla ne güzel kız diye severler, 2 yaşından beri dönüp anne ben kız değilim di miiii diyor? Geçen gün markette kısacık saçlı bir teyze yine Aren'i kız diye sevdi, Güray da o erkek dedi; kadında ama saçı da uzun dedi; güray da sizin de saçınız kısacık erkek gibi ama erkek değilsiniz değil mi dedi. Kadın oradan anında utanarak uzaklaştı, sanırım cinsiyet üzerinden konuşmaya o an itibariyle son vermiştir :) Eminim aydınlanma yaşadı. 

Bu konuşmaların ardından Aren'e bir insanı kadın ya da erkek yapanın ne giyimi ne saçı ne başı olduğundan bahsediyoruz, bu ayrımın sadece ve sadece özel yerlerle yapılabileceğini söylüyoruz. 


Aren'e insanları 2'ye ayırabileceğini söyledim. Bilinçli insanlar ve bilinçsiz insanlar. Ne zaman böyle na-hoş durumlarla karşılaşsak tek verdiği cevap anne bilinçsiz insan di miiii? Evet canım demek ki daha bilinçlenememiş diyorum o kadar. 

Bir gün annem Aren'e sen salak mısın dedi? Aren'in yanında annemle hiç tartışmadım, Aren de ne bilinçsiz anneannesin sen dedi ve bence gereken cevabı vermiş oldu :) 


Parkta ve benzeri yerlerde de artık hiç kimseye karışmıyorum. Örneğin parkta al çocuğum al da sen de ye diye şeker uzatıldığında hiçbir şey söylemiyorum Aren bazen alıp yiyor bazen ben yemem, anne zararlı di miiii diyor, elbette ki şekere bayılıyor ve kaçırmaz, o an canı istemediği için öyle söylüyor. Ama parktan eve yürürken teyzenin bilinçsiz insan olması üzerine konuşuyoruz :)


Örnekler çoğaltılabilir hele de Türkiye'de yaşıyorsan. Ama yazının başlığında da söylediğim üzere, çocuğunu korumak yerine ona farkındalık ve bilinçli olma halini öğretirsen, o kendini korumayı, insanları sadece bilinç düzeyinde değerlendirebileceğini çok erken yaşta öğrenmiş oluyor. 






14.01.2015

Başarılı Ebeveyn Diye Bir Şey Var mı?



İnsanların hayatta kıstasları var; başarı- başarısızlık gibi mesela. Hayatta edindikleri rolleri değerlendirirken bu kıstaslardan yararlanıyorlar. Başarılı anne olmak, başarılı eş olmak, başarılı arkadaş olmak ve benzerleri.... 

Başarı'yı belirleyen bazı maddeleri de var elbette; bu maddeler her ne kadar kendi maddeleri gibi dursada aslında toplumca kanıksanmış doğrular, başarı kriterleri oluyor. 

Mesela siz anneliğinizde hangi yönünüzü veya ne yaptığınızda kendinizi başarılı görüyorsunuz? Uyuduğunda mı, odasında yatmaya alıştığında mı veya yemek yediğinde mi? Gittiğiniz misafirlikte uslu çocuk olduğunda mı? Biraz daha büyüdüğünde ödevini kendi yaptığında mı? Eve gelen misafire nasılsınız dediğinde mi? Büyüklerini sayıp küçüklerini sevdiğinde mi? İşte bu benim bizim başarımız mı diyorsunuz. 

Peki ya ne zaman kendinizi çok başarısız hissediyorsunuz; çocuğunuz uyumadığında mı? Hala odasına geçmediğinde mi? Hala yemek yemediğinde mi? Gittiğiniz misafirlikte etrafı dağıtması yetmediği gibi size vurduğunda mı? Yoksa büyüdü ve hala aynı mı? Ödevlerini yapmıyor, büyüklerine karşı saygısız ve küçükleriyle de sadece kavgayı biliyor. İşte bu sizin başarısızlığınız mı? Aman allahım siz n'aptınız böyle ne kadar da başarısız ebeveynler oldunuz böyle.... 

Şimdi bir durun ve yaklaşın iyice yaklaşın bir hayat gerçeğinden bahsedeceğim size :) Başarı veya başarısızlık diye bir şey yok! Hele çocuk büyütürken var olan tek şey eşlik etmek. Ebeveynlerin başardığı hiçbir şey yok!!! Söz konusu illa başarı olacaksa başaran biri var ise o çocuğunuz ve başaramayan biri var ise o yine çocuğunuz. Çocuğunuzun başarısı sizi gururlandırıyor ve başarısızlığı sizi küçük düşmüş hissettiriyorsa orada egonuz söz konusu hem de fena halde! 

Çocukların serüveninde çocuğunuza eşlik edebilirsiniz; ama onun yolunda onun adına yürüyemezsiniz, yolunu da çizemezsiniz ancak onun için iyi bir koç, iyi bir öğretmen, iyi bir yaren olabilirsiniz. Zaten öyle olduğunuzda çocuğunuz sizin peşinizden gelecektir; iyi bir eğitimenin iyi bir koçun ve iyi bir yarenin peşinden gitmeyecek insan yoktur. 

İyi bir eşlikçi çocuğundan önce kendine sıfatlar takmayı bırakır. Yani başarılı ebeveyn veya başarısız ebeveyn diye bir şey yok. Çocuğuna ihtiyacı doğrultusunda eşlik edebilen veya edemeyen ebeveynler var. 

Çocuğuna ihtiyacı doğrultusunda eşlik etmek için de  başarılı olmaya değil farkında olmaya ihtiyaç var. 




8.09.2014

Çocuğunuzun Hayatındaki En Önemli Şey Mutlu Olması mı?



Modern ebeveynlerin hemen hemen hepsi çocuklarının  ileride ne olmasını istenildiği sorulduğunda, cevap olarak mutlu olsun da der; evet bir çocuğun mutlu olması, birey olarak mutluluğunu sürdürmesi şüphesiz ki çok ama çok önemlidir. Ben de genellikle böyle cevap veririm; Mutlu olsun!

Çocuğumuza da bunu aşılarız, mutlu ol, sen mutlu ol da... ve sonra hemen arkasından başarı gelir, başarılı olmasını isteriz, doğal olarak, bunu kim istemez ki çünkü başarılı olunca sanılır ki mutlu da olacak; tarih nice üstün başarılara sahip ama mutlu olamamış insanla doludur oysaki.

Harvard üniversitesi geniş çaplı bir araştırma yapıyor ve çocuklara onlar için en önemli şeyin ne olduğunu soruyorlar; çocuklar, gençler; en çok başarılı olmayı daha sonrada mutlu olmayı seçiyorlar, en düşük oy alan seçenekler ise; başkalarına yardım etmek ve adaletli olmak!. Hatta çocuklar ailelerinin birine yardım etmektense başarılı olurlarsa daha mutlu olacaklarını düşündüklerini bile ifade etmişler. 

Düşündüm; biz Aren'e en çok neyi aşılıyoruz evet mutlu olmasını her şeyin üzerinde tutuyoruz ama bir yandan başkalarına iyi ve saygılı olmasını da ciddi bir biçimde aşılıyoruz, yine de sanki başkalarına karşı nasıl olduğundansa mutlu olmasını çok üstün tutuyoruz gibi. Araştırma yazısını okuduktan sonra dank etti; Aren'e şunu öğretmeliyiz; başkalarına yardım edersen zaten mutlu olursun!. Bunu dillendirmeliyiz özetle; 

MUTLU OLMAK İSTİYORSAN MUTLU ET!


Her akşam okuma listesine koyduğumuz yandaki kitapta bunu anlatan güzel bir kitap. Bugün okullar açılıyor; çocuklarımız, tüm çocuklar okulda da mutlu olsunlar; bugün onlara okulda çok mutlu canım, arkadaşlarını mutlu etmeyi hatırla diyelim!.....