7.03.2013

Hayalindeki Anne Olabilmek

Hadi İşallah :)


Kim istediği gibi, hayal ettiği gibi  anne bilemiyorum; ben değilim. Ama halimden depresyona girecek kadar da memnuniyetsiz değilim; sadece daha iyisi olabilirdi onu biliyorum. Kendimi gün içinde birkaç kez sorgulayıp, bir kaç kez uyarıyorum. Ama aynı zamanda kendimi takdir edip, seviyorum da. Yani kendime göre bir denge tutturduğumu varsayıyorum. 

Ne zaman anne oldum ve öğrendimki; aslında hayatın tüm sırrı çocuklukta gizli, zihnimin odalarına daha çok dalar, daha çok ailemi eleştirir ama bir yandan da daha çok sever oldum. Herşeyin çocuklukta gizli olduğu ve şekillendiği bilgisi beni inanılmaz tedirgin ve tetikte bir anne yaptı. Sürekli acaba yanlış mı yapıyorum; şimdi bundan nasıl etkilenirki gibi cümlelerle yaşar oldum. 

Vicdan azablarım çok arttı ve çok güçlü hale geldi. Sabırsız, tahammülsüz bir anne haline geldiğimde, dönüp çocukluğuma baktım; ve evet annemin-- her ne kadar haklı sebeblerle de olsa-- tahammülsüz bir anne olduğu gerçeği ile yüzleştim. Farketmektir asıl olan dedim ve bunu iyileştirme yoluna girdim. Nasıl mı? Çocuğuma karşı daha sabırlı, daha tahammüllü bir anne olma çabasıyla. Heyhat! insan köklerinden çok uzağa gidemiyormuş bunu anladım. Beni kıran, üzen ne varsa çocukluğuma dair (bu yazılanlardan sanmayın ki çok üzücü kırıcı şeyler yaşadım; sahip olunabilecek en iyi ailelerinden birine sahibim) benzerlerini ebeveyn olarak yapar oldum. (Ve bir de anneme sorarsanız o kendini ömür törpüsü, dünyanın en sabırlı annesi olarak addedecektir, hemen hemen her anne gibi :))


Anneliğimde en sık tekrarladığım cümle; bir yolu bilmek ile o yolda yürümek aynı şey değildir oldu. Bildiklerim pusulam olsa da ben doğru yürüyemiyorum o yolda ve bu beni daha da üzüyor. Ve sonra üzüldüğüme üzülüyorum; çünkü pusulam bana sadece mutlu ebevenylerin mutlu çocukları olur gerçeğini gösteriyor. 

Sonra, herşeyin telafisi olacağı ama sevgisiz kalmanın telafisi olmayacağı, şartsız & koşulsuz sevmenin çocuğuna verebileceğin en temel ve en mükemmel şey olacağı gerçeği yüreğime su serpiyor; çünkü evladımı şartsız şurtsuz koşulsuz delicesine seviyorum. Belki de anneliğimde en iyi yapabildiğim tek şey bu!. Belki de bu yüzden milyon kere ona seni seviyorum diyorum; benden en sık duyduğu cümlenin bu olmasını istiyorum. 


Sonra bir makale'de şu cümleyle karşılaşıyorum ve gözyaşlarımı tutamıyorum: "Are you feeling a bit nervous about the beliefs your child is forming? You don't have to be perfect. Deep beliefs don’t derive from a single incident but the accumulation of repeated parent-child interactions. Just keep supporting yourself to stay emotionally regulated and connected, and your child's beliefs will keep evolving as you do. :-)" (Türkçe meali: Fazla kafaya takma inançlarının çocuğunu ne hale getireceği konusuna. Öyle 1-2 yaptığın hata ile çocuğuna birşey olmaz; önemli olan tekrarlanmaması. Mükemmel olmak zorunda değilsin. Sen sakin kalmaya ve çocuğunla iletişim halinde olmaya bak. Tıpkı senin inançlarının geliştiği gibi çocuğununkinde gelişecek. Hadi canım takma kafana tokadan başka )

Hayalimdeki anne olamadım belki şimdilik ama, hayalimde bir çocukta yoktu benim; sıfatlarla, şöyle olsun böyle olsunla. Ben sadece bir evlat istedim; herşeyiyle kabulum olacak. Şükürler olsun ki bir evladım var ve onu herşeyden çok seviyorum!






Yorum Gönder