27.10.2011

Son Günlerde

Yazmaya korkuyorum, gündem de önce şehitler vardı ki hala olmalı bence ve şimdi de insan gibi insan olan herkesin kalbinin sızlatan Van Depremi. Gündem de bunlar varken insan kendi hayatındaki ıvır gıvır sorunlardan bahsetmeye korkuyor veya güzel birşeyler yazmaya da çekiniyor. Sosyal medyanın bunda etkisi çok fazla. Bir grup var ki yemek yedim desen üzerine sıçrayacak nasıl yersin diyecek. Ben de üzerimde bu baskıyı çok fazla hissettiğim için suskun kalıyorum blog'umda.

Son günlerde ne mi yapıyorum nasıl mı geçiyor günlerim. Emziriyorum evet sadece emziriyorum. Emzirmediğim ve canım oğlumun uyuduğu dakika veya saatlerde de tuvalete giriyorum, yemek yiyorum, cevapsız çağrılara dönmeye çalışıyorum, şirketle iletişimim kesmemek için maillerimi kontrol ediyorum. Bazen de uyumaya çalışıyorum. Ve diğer emme saati geliyor. Memeyi kaptı kapmadı, uzun emdi, kısa emdi. Emdikten sonra gazı çıktı çıkmadı emdikten sonra hemen uykuya daldı dalmadı derken gece oluyor. Ve benim pilim bitmiş oluyor.

Evet bu rutin beni sıkıyor hele gece oldu mu cinler etrafımdaymış gibi geliyor bana. Oğluma kıyamıyorum ağladı mı o dudağı büktü mü memelerim sızlamaya başlıyor. Ne olursa olsun emziriyorum. İsterdim ki şu emzirmekten deli gibi zevk alan kadınlardan olabileyim. Olamadım. Canım çok acıyor, yoruluyorum ve 15 dk'dan sonra sıkılmaya başlıyorum. Dualara sığınıyorum o vakit. Allah aklımı korusun sabır ve enerji versin diye. Oğlum memeyi emerken bir yandan da enerjimi emiyor sanki enerjim tükenmiş oluyor.

İşte böyle bir kısır döngüyle yaşıyorum. Biliyorum işte buna Lohusalık deniliyor. Elbette her anım şükür dolu. Zaten böyle hissettiğim için de bol bol vicdan azabı çekiyorum. Oğluma bakarken içim gidiyor 1 saatten fazla uyuduğunda özlemiş oluyorum onu. Biliyorum ki derdim kesinlikle o değil. Benim derdim uykusuzluk ve her gün aynı rutini yaşamak, emzirirken canımın ciddi manada çok mu çok acıması.

Kendime kızıyorum şımarık mısın sen diyorum neden düşünce gücünü kullanmıyorsun neden güzelliklere odaklanmıyorsun diye ama bunun için enerjimin olması lazım. Enerjiye gerçekten çok fazla ihtiyacım var.

Bebeğine tek başına bakan annelerin elinin öpülmesi gerektiğini düşünüyorum. Bravo gerçekten, nasıl kadınlarsınız siz öyle harikasınız gerçekten. Ben tek başıma sanırım sadece 2 gözümle bakabilirdim çocuğuma.

İşte böyle son günlerim benim...

6 yorum:

ÇokBilmiş dedi ki...

Üzülme, geçecek desem beni zopayla kovalar mısın? :))))

Ben de emzirme konusunda aynı şeyleri düşünüyordum. İlk 3 ay aralıksız emzirdim. "İki emzirme arasında en az 2 saat olsun" diyenleri anlayamıyordum. Çünkü benim kız zaten 2 saat aralıksız emiyordu ve sonra tekrar emmeye başlıyordu :) Bir gün hiç unutmam öğlen 11de koltuğa oturdum emzirmek üzere ve akşam 7'de eşim eve gelince kalkabildim ancak :)

Üstüne üstlük ilk 3 ay acayip acı çektim. Mememin ucundan et parçası koptu. Emzirirken ağlamamak için kendimi zor tutuyordum. Emzirriken kitap okuyanları, sokakta konuşruken emzirenleri ve emzirmekten zevk aldıklarını söyleyenleri hiç mi hiç anlayamıyordum. Ve ne mi oldu?

Kızım 25 aylık ve hala emziriyorum. Emzirmeyi çok seviyorum. Uzun bir süre emzirirken kitap okudum. Yatarak emzirmeye bayılıyorum. Kızım artık amuda kalkarken bile emebiliyor. Ve ben herkese emzirmenin büyüsünü kaçırmamalarını tavsiye ediyorum.

Sık dişini arkadaşım, az kalmış zevkli bölüme :)

tutenc dedi ki...

Gel anlasalim sen bana yatarak nasil emzirdigini anlat ogret ben de seni kovalamayayimm :)))

Valla ben de gece bir emzirmeye basliyorum sabaha kadar ve insanlarin emiyor mu demesine sinir oluyorum tuvalete bile gidemedigim oluyor isallah canim ya isallah aylar sonra senin gibi hisseddryorum icin cok tskler

Adsız dedi ki...

Tüten'cim, kendini alıştır, bu "emiyor mu" sorusu, ilk ayların klişesidir ve nereye kaçarsan kaç, mutlaka bu sorunun varyasyonlarıyla karşılaşırsın:)) Ardından da "Doymuyor bu çocuk" saptaması gelir. O suratında kocaman gülümsemeyle, huzur içinde emziren annelerin dikkat edersen bebekleri yeni doğmuş değildir, ya da sadece emiyormuş gibi yapan fotomodel bebeklerdir:) Çok sinir biliyorum ama ben de söylemek zorundayım: Ge-çe-ceeeekk! Ben, doğumdan sonra sütüm gelsin diye zorla duşa sokulmamı saymazsak iki buçuk hafta yıkanmamıştım desem inanır mısın? İğrenç ama gerçek:) Ayrıca vicdan azabı falan çekme, her şeye rağmen emzirmek acı vermeye devam ederse, emzirmek zorunda da değilsin. Emzirenler daha çok anne, emzirmeyenler daha az diye bir şey yok. İçini ferah tut, kuzunu göğsüne yasla, beraber uyuyun. Yakında kakası gerçekten mok gibi kokmaya başlayacak, o zamana kadar kokusunu içine çek bol bol.

tutenc dedi ki...

Gorkemcim harikasin bu arada ben tuvakete girmek oeada vakit gecirmek nedir unuttun 2 hafta yikanmamayi anlayabiliyorum
Ahhh ahhh benden daha ywni annelere gececek dedigim gunler gelsin :)
Valla kiyamiyorum bu kuzuyu anne sutunden mahrum etmeye sabrimin ve takatimin sonuna kdr dyncgm ama olmazsa da olmaz npym

Gogsumde bol bolll uyutuyorum ama eksik olmasinlar ona da karisiyorlar
Yok alistirma yok bogulur kulaklarimi kptyrm tabii
Geceleri cinler geldignde sizin tatil mcrnz dusunuyorum gorkem ve hadi o gunler glsn dyrm

Bap dedi ki...

Tutencim, zamanla herşey yoluna girecek. Yardım al çekinmeden, şu 40 gün vbir geçsin bak nasıl kolaylaşacak herşey. Sevgiyle, sütünle kal

Adsız dedi ki...

Elinden geleni yap tabii Tüten'cim, çabuk pes edersen de, bu sefer göğüslerinin acısı geçer, vicdan azabın başlar :)) Olmazsa da olmaz dediğin gibi.
Kimseyi takma kucak konusunda, ilk üç ay bebeklerin alışma hafızası yoktur. Benim koynumdan çıkmadı Rüzgar, o kadar gaz sancısı vardı ki, ancak o şekilde, beden ısımla rahat edebiliyordu. Sonradan hiç de kucak meraklısı olmadı. Hatta sıkılır, daralırdı biraz fazla dursa. Canın nasıl istiyorsa öyle yap, merak etme, çok keskin bir hataya doğru yola çıkarsan durdururuz biz seni alimallah:)