21.10.2011

Kişiye Özel Doğum Hikayesi

İtiraf edeyim bu yazıyı yazmaya 3 gün önce başladım. Sadece 1 cümle yazmıştım ki sanırım meme saati gelmişti bilgisayarı kapamamıştım bile o 3 gün içinde kendisi kapanmış. Ve şu an tam da yazarken cennet kokulu oğlumun mıykkk mıyyk sesi geliyor sanırım yine uyanacak ve belki bugün yine bitiremeyeceğim ama olsun herşeyden önce kendimden önce bile o geliyor artık. Ve onun gelişi beni inanılmaz huzurlu ve mutlu kılıyor. Bir bebek hayatı gerçekten her anlamda değiştiriyor. Hani Mevlana demiş ya hayatım alt üst olacak diye korkma ne biliyorsun belki altı üstünden güzel. Evet hayat tepetaklak oluyor ama altı da güzel emin olun buna çok emin olun. Evet ben biraz şuursuzmuşum annelik zor iş gerçekten ama zorlukları zorluk değil de deneyim ve fırsat olarak görürseniz yani bakış açınızı hep olumluya göre ayarlarsanız zorlukların üstesinden gelmek de kolaylaşıyor. Bir de insanın evladı sağlıklı olunca yanında olunca ve bir çok anne çok taze evladını kaybetmişken bu da birşey mi diyorsunuz ve ağlarken bile bazen şükür yanımda kollarımda ağlıyor diyorum. Bir çok bebek kimsesiz ağlarken sarılanı geliyorum şimdi diyeni meme vereni yok. ŞÜKÜR O YÜZDEN ŞÜKÜR. Anneliğimin her anı şükür dolu.

Gelelim benim doğum hikayeme. Şunu altı çizili ve koyu bir şekilde belirtmek istiyorum: Doğurduktan sonra anladım ki her doğum kişiye özel bir başkasına ne fikir verebilir ne yol gösterici olabilir. Bu benim hikayem sadece paylaşıyorum. Ve siz de doğurduğunuzda böyle hissedeceksiniz eminim her doğum kendine has kendine özel.

Biliyorsunuz doğumumun kendi kendine başlayıp başlamayacağı belirsizdi ve 14 Ekim Cuma günü hastaneye yatıyordum suni sancı ile doğumum başlatılacaktı. O sabah uyandık hazırlandık ve hastaneye gittik. Yoldayken nişan geldi. Hastaneye gittiğimizde saat sabah 8:00 idi. Kontrolde doktor doğumun kendiliğinden gerçekleşecek bugün başlıyor dedi. İnanılmaz mutlu olmuştum çünkü oğlumun kendi isteği ile gelmesini istiyordum. Sürekli konuşuyordum onunla. Mutlu mutlu yatış işlemlerimizi yaptık ve odamıza çıktık NST bağlandık ve süreç başladı herşey yolunda gidiyordu. Kalp atışları sancının şiddeti. Kalkıp yürüyordum keyifliydim. Gelen her sancıyı memnuniyetle karşılıyordum oğluma yaklaştırıyor ya beni. Sancılar 50-60 arası seyrederken bile gülümsüyordum. Akşam üstü 5:00 gibi doğururum diye düşünüyorduk. Lakin saatler geçiyor rahimde hiç bir açılma olmuyordu. 2 cm 3 cm ki bu açılmayı 4-5 saat içinde yakaladık. Aslında o gün planlı olarak hastaneye gitmeseydik evde bailayacaktı bu sancılar ve hastaneye daha geç gidip bekleme süremizi kısaltmış olacaktık.

Akşam üstü oldu dediğim saatler 5:00-6:00 doğumuma girmesini istediğim ebe de geldi tamam herşey hazırdı. Sancılar düzene girdi açılma artmaya başladı. Pilates topuyla çalışmaya başladık. Ebe geldi hadi ılık bir duş alalım dedi. ılık duşa girdim duşta da sancılar devam ediyordu ve bunun doğum için güzel birşey olduğunu biliyordum yalancı sancı olsaydı duşta devam etmezdi çünkü.

Ve sonra kabus başladı. Duştan sonra doğum durdu. Sancılarım azaldı. Sanırım oğlum rahat etmesi gerekenden daha fazla rahat etti. Ben de hiçbir şey hissetmemeye başladım sancıların şiddeti de azaldı düzeni. Doktorumun hiç hoşuna gitmedi bu elbette. Suni sancı vermeyi teklif etti eğer şimdi verirsek 1-2 saatte doğum olur dedi. Kabul etmedim.

Bu aradaki süreçte doktorum epidurale bile gerek olmadan doğurabileceğimi düzenli gelen şiddetli olan sancılara dayanmamın gayet iyi olduğunu söyleyip duruyordu. Herkes mutlu herkes heyecanlı ve hazırdı yani.

Suni sancının o anda verilmesini kabul etmeyince bekleyeceğiz o zaman dedi doktorum. Beklemeye başladık kah NST takılı kah değil. Pilates çalışmaları yürüyüşler. Tüm bu süreçte en büyük yardımcım ciddi manada bana koçluk yapan kişi sevgili kocamdı. Şu doğumla birlikte aşık olduğum adama bir daha bir daha bir daha aşık oldum. İçimden oğlum çıktı içime 2 aşk düştü biri oğlumun aşkı biri kocamın aşkı. Biz o gün o doğum sırasında çoğalmakla kalmadık çoştuk kenetlendik.

Hikayemiz öylesi uzun ki saatleri yazmam mümkün değil. 22 saat süren bir doğum hikayesi benim ki.

Ve saatler geceyi göstermeye başladı. Suni sancıyı kabul ettim. Benim suni sancı hikayem pek güzel değil. Nefes almana bile izin vermeyen cinsten derim ben suni sancı nasıl birşey derseniz .50-60 şiddetinde kendiliğinden ve düzenli gelen sancıları mutlulukla karşılayan ben şiddeti 30 olan suni sancıyı çığlıklar eşliğinde karşıladım. Dayanamıyordum. Epidurel takıldı ama normal doğumu beklediğimiz için öyle belden aşağının tamamen uyuştuğu bir epidurel değildi. Ve ben niyee bu etki etmiyor neden bağladınız madem bu sancıları çekeceksem niye deyim yerindeyse hönkürüyordum.  Yapacak birşey yok diyorlardı.
Koridor boyunca volta atıyorduk kocamla suni sancıyı sıklıkla kapattırdım dayanılacak gibi değildi çünkü.

Sonraa saatler gece yarısına yaklaştığında ve doğum için gerekli açılma olmayınca ve bir de üzerine oğlam kafasını yan çevirince kabus dakikalar başladı. Sezeryan seçeneği önüme alttan alta sunulmaya başladı. Ama doktorum Cem Batukan öylesi hastasını düşünen ve normal doğumu destekleyen kimselerin normal doğum yaptırmayacağı kadınları normal doğum yaptırmış biri ki benimle bekleyeceğini söyledi.

Bu arada yazmayı atlamışım. Öğleden sonra suyum da geldi kendiliğinen hem de ne gelme tamamen boşaldı. Heh dedik işte doğum şimdi 1-2 saate kalmaz başlar. Ama suyumun gelmesinin üzerinden 12-13 saat geçmişti ve istenilen açıklık kesinlikle yoktu.

Saatler gece yarısı 2:00'yi gösterdiğinde ise doktorum geldi  başka uzman doktorla birlikte muayene edildim ve başının yan durduğunu bu şekilde gelmesinin zor olduğunu gelirken bir çok soruna sebeb olabileceği söylendi. Bebek için çok uzun süre susuz kaldığı için sorunlarda başlamaya başlamıştı. Ben bitiktim ama vazgeçmiyordum. Doktor bize olabilecek riskleri anlattı doğumda omuz ile gelirse veya kafası sıkışırsa olabilecekleri de belirtti ve seçimi bize bıraktı. Eşimle yanlız kalmak istediğimi söyledim. Eşim tamam artık dedi daha fazla 2'imizi riske atamayacağını daha fazla direnmememi söyledi. Öylesi bitik bir haldeydim ki her gelen lütfen riske girme deyip duruyordu. Pes ettim madem risk bu kadar fazla tamam dedim. Doktor her geçen saniye riskin çok fazla olduğunu söylüyordu.

Kocam da odadan çıktı. Tek başıma kaldım. Dua ettim, oğlumla konuştum. Kocam geldi doktorun son bir kez muayene edeceğini söyledi. Veee son kontrol! Kafa dönmüştü açılma artmıştı 6 cm doğum başlıyordu. Kocam o anın eşsiz olduğunu söylüyor gözlerim parlamış yüzüm ifadem herşeyim değişmiş. O saatten sonra ebe ile odada yanlız kaldık. Pilates ve çömelme hareketleri yapıldı 2 saat boyunca. Arada kontroller devam etti. Saat 4:30'da acil doğumhaneye gidildi. Eşim doktorlar ve ebeler sayesinde kafasının sıkışmasına suyumun bitmesine ve tüm olumsuzluklara rağmen oğlum benim hayatımın kahramı saat 5:05'de kucağıma düştü. Allahım o çıkış anı o ilk bakış o ilk göğüse yaslanış tarif edilemez bir duygu. Sevgili eşim yanımda ağlıyor bebeğim ağlıyor ben şaşkınım.

Sonrası mı orası da kolay değildi. Anlatmayacağım hiç.

Velhasıl kimseye normal doğum yapmalısın veya yapmamalısın diyemem ben. Sadece şunu söyleyebilirim normal doğum süreci için psikolojik olarak hazır olmanız gerekiyor. Mutlaka ama mutlaka size destek verecek bir eşiniz veya çok yakınınız olması gerekiyor. Doktorunuzun da en az yakınınız kadar destekleyiciğiniz olması gerekiyor.

İşte böyle benim, bizim hikayemiz.





Yorum Gönder