okul öncesi eğitim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
okul öncesi eğitim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21.07.2014

Neden Okullu Olduk

Nerede kalmıştık; okula gitmemek için bin bir neden varken neden okula gittiğimizde öyle değil mi? 


Büyük şehirde yaşıyor olmasaydık Aren'i okul öncesi okula göndermezdim; bundan eminim. Şehir hayatları içerisinde doğal yaşama çabası bana oldukça traji komik geliyor; bunun sürdürülebilir olduğuna inanmıyorum, inanmadığım gibi henüz layığı ile gerçekleştireni de göremedim. Kimisi yemek konusunda doğal olmak çabasında; örneğin ben marketten asla sebze meyve almam diyor ve pazardan alışveriş yapıyor; lakin büyük şehirde pazarcının ve marketçinin meyve sebze aldığı hal aynı. Kimisi ben araba kullanmam, apartmanda da oturmam diyor; lakin kullandığı toplu taşıma aracı veya kendine özel bisikletinde de arabaların salmış olduğu gaza maruz kalmış oluyor. Büyük şehirlerde kontrol ve sürdürülebilirlik sorunu var; kim ne derse desin. 

Büyük şehirde bahçeli bir evde oturmanın da doğa ile iç içe olmak olduğuna ve çocuğun gereksinimi olan doğal yaşamı tam anlamıyla karşıladığına inanmıyorum; müstakil evinin etrafı duvarlarla çevriliyse; komşularının hiçbirini tanımıyorsan, veya çocuklar bir araya geldiklerinde ipad'le bahçede vakit geçiriyorlarsa o zaman doğalarına uygun yaşamış olmuyorlar. 

Daha önce bir yazımda yazmıştım; çocuğunu büyüttüğün ortamın içerisinde ayrık otu yapmayacaksın; çocuklar bundan fazlasıyla yara alıyorlar ve sen hayrına olsun isterken işler tam tersi oluveriyor. Önemli olan benim için çocuğumun farkında olarak büyümesi. Bu nedenle okul olayını fazla ciddiye almamasını sağlayacağım; çünkü bizim için özellikle anaokulunda gösterdiği başarının hiçbir anlamı yok; böylesi bir rüzgara kapılmasını da engellemeyi düşünüyorum. Şimdiden ona oraya bir çok yaşıtıyla oyun oynamak için gittiğini söylüyoruz. 

Aren'in etrafında çocukların hemen hemen hepsi ya okula gidiyor ya da gidecek; bu sene okula göndermeseydik eminim seneye onlar gidiyor ben neden gitmiyorum diyecekti; böylesi durumlarda ailelerin sadece yetişkinlerin anlayabileceği mantık ve düzeyde çocuklarına yaptıkları açıklamaları da son derece gereksiz görüyorum. Şöyle mi diyeceğiz; çocuğum okula gitmek senin yaratıcılığını ve özgürlüğünü engelleyecek bir şey o yüzden doğru bulmuyoruz ve seni göndermiyoruz. Çocukta peki anneciğim tamam o zaman mı diyecek. 

Küçük şehirlerde okula ihtiyaç yok; çünkü çocukların bir çoğu gitmiyor ve sokakta fazlasıyla vakit geçiyorlar. Sosyal çatışmayı sokakta öğreniyorlar; doğal ortamlarında, doğal arkadaşlık çerçevesinde. Paylaşmayı da aynı şekilde öğreniyorlar; doğal ortamlarında her şeyi kendi doğası çerçevesinde öğreniyorlar. 

Aren'i okula göndermeye karar vermemizin yegane sebebi sosyal çatışmayı öğrenmesi gerekliliği; Aren bunu apartmandaki 4 arkadaşı ve görüştüğüm hem de sıklıkla görüştüğüm kendi yaşıtlarının da olduğu arkadaş çevresinde öğrenemiyor olması. Sosyal çatışmayı öğrenmesinin hayatında önemli bir yeri olacağına inanıyorum. 

Okul seçerken dikkat ettiğimiz noktalar şunlar oldu; 

Okulun bahçesi olması ve bu bahçeye çocukların yaz kış yağmur çamur güneş çıkartılıyor olup olmadıkları,

Okulun konumunun ve binanın çocuklara uygun olup olmaması,

Okulun bir derneğe bağlı olması, böylece muhattabınız sadece okulun kendisi olmuyor ki bence bu oldukça mühim,

Öğretmenlerinin  deneyimli ve okulundan mezun olmuş olmaları; stajer öğretmenlerin sınıf öğretmeni yapıldığı okulları ne etik ne de yararlı buluyorum,

Okulun yabancı dil adı altında nasıl bir eğitim verdiği; seçtiğimiz okulda yabancı dil öğreten öğretmenler Türk değil, Türk olanlar da Türkiye büyümüş değiller; aynı zamanda çocuk gelişimi okumuş öğretmenler ve her daim sınıfın içerisindeler; İngilizceyi öğretmiyorlar işin doğal akışında çocukların kulaklarının alışmasına vesile oluyorlar; yani öğrendikleri yabancı dil bir anlamda diğer anadilleri oluyor, 

Kendilerini sanatla öğreten okul olarak tanımlıyorlar; haydi bakalım şimdi mevsimleri öğreniyoruz gibi bir uygulama yok. 

Velhasıl; okul okuldur burası net, kattıkları olduğu gibi çocuktan götürecekleri de olacaktır; ama büyük bir şehirde yaşamayı seçtiysek veya seçmediysek böyle geliştiyse ama yine de bunu sürdürüyorsak ve hayattaki en önemli şey sürdürülebilirlik ve yaşadığın yere uyum sağlamak ise, okula gitmesinin  gerekli olduğu fikrine vardık. Uyum sağlamak demek; içinde yaşadığın kutunun formuna bürünmek değil, bir kutunun içinde olduğunu bilmek demekten öte de değil benim için. 

Bir yanım ciddi manada üzülürken bir yanımda yukarıda yazdıklarımın ışığında doğru bir karar verdiğini söylüyor.... 


15.07.2014

Okula Gitmemek İçin Milyon Neden Varken Okullu Olduk


What We Learn Typographic Print. Education Art. Quote About Learning. Gift For Teacher Appreciation. Classroom Decor. Classroom Wall Art.


Okula gitmek konusunu teraziye koyduğumda ağır çeken taraf hep okulun dezavantajları oluyor; teraziye zaten Türkiye'de okula gitmek başlığını koyduğun anda avantajlarının ağır çekme olasılığını ortadan kaldırmış bile olabilirsin. 

Böyle düşünürken neden okullu olduk onu da yazacağım; özellikle ilkokul öncesi neden gidilmesinin çok da gerekli olmadığını, benim için en önemli nedenlerini  yazayım, şöyle bir içimi dökeyim istedim. 

Çocuklar 6 yaşına kadar evet o kadar uzunca süre kendilerine söylenen şeylerin doğru& yanlış olarak değerlendiremiyor;  öz-saygı ve öz-güvenlerini bu yıllar içerisinde kendilerine söylenilenleri doğru kabul ederek oluşturuyorlar.Çocuğun temelleri ailede atılıyor ve okula erken başladığında temelde okulun da izleri oluyor. Hiçbir ebeveyn okulda tam olarak çocuğuna ne söylendiği ve çocuğun söylenenler karşısında nasıl hissettiğini bilemez. İşte bence en baba nedenlerden biri, okula erken gitmenin gereksiz ve hatta gidilmemesi gerekmesi üzerine bu. Öyle 1-2 saatini geçirdiği yer değil çünkü haftanın 5 günü belki evden bile çokça vakit geçirdiği bir yer haline geliyor okul. 

Kendinizden yola çıkarak şöyle düşünebilirsiniz ki ben böyle düşünüyorum; ne kadar bilinçli bir ebeveyn olmaya çalışsam da, okusam, seminerlere gitsem de içimdeki annem & babamın uyandığı ve doğru bulmadığım davranışlarım oluyor ve kalıplaşmış inançlarım. Çocuğun baş rollerde olduğu mesleklerde profesyonellik bir yere kadar; anaokulundaki öğretmenlerinde kendi çocukluğundan getirdiği kalıplar ve anlayışlar var; işin okuluna gidip doğrusunu öğrenmiş bile olsa bilmediği ve hatta bilinçli bir halle yapmasa dahi içindeki o kalıplaşmış duygu ön plana çıkabilir ki çıkıyordur da; bu noktada, çocuğunuzda hoop ailesi dışında da fazlaca vakit geçirdiği yerde ve kişiden etkileniyor ve o kişinin doğrusu birden bire çocuğun doğrusu olabiliyor. Çocukların ilk yıllarda pusulası ailesi olmalı diye düşünüyorum; bu yüzden yürüdüğü yolda daha çok anne & babasının ayak izlerine rastlamalı. 

En az bunun kadar önem verdiğim hatta çokça önem verdiğim bir başka sebep ise; 


Doğuştan yaratıcı, doğuştan özgür ve doğuştan sınırsız düşünebilen bir varlıkken çocuk, okul işine bulaştığı anda yaratıcılığı, özgürlüğü ve hayal kurma sınırsızlığı birden bire sınırların içerisine giriyor; birden bire düşünmenin bile belli kuralları olduğunu öğreniveriyor.  Ve işin en absurd olan kısmı nedir biliyor musunuz? Birer yetişkin olup çalışmaya başladığınızda sizden "out of box" yani kutunun dışında düşünebilen biri olmanız beklenir oysa tüm eğitim hayatınız boyunca size öğretilen tam aksidir; en yaratıcı en "out of box" düşünceyi besleyen eğitim sistemlerinde bile "box" yani bir kutu mevcuttur. Oysa yaratıcılıkların, özgürlüklerine ve sınırsız düşünce biçimine el değmemiş çocukların hayatlarında "box" yani kutu yoktur! Çocuk olmanın şahaneliği buradan gelir bir kutunun olmamasından

İşte; ben çocukların mümkün olduğunda "kutu"nun dışında tutulması gerektiğine inananlardanım. Bir kez ayağının biri en harika kutunun içine bile girdimi mutlaka diğer ayağını da kutunun içine sokarsın evet kutunun ağzı açıktır bazı eğitimlerde, kafan dışarıdadır ve çok şükür ki görebilirsin etrafını ama yine de ayakların o güzel kutunun içindedir! 

Peki o halde neden okula başladığımızı, hangi okula gönderdik bu da bir başka iç dökme yazısı olacak elbet; takipte kalınız, merak iyidir:)