mama etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
mama etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25.12.2013

Anne Savaşları Bitmemeli

Mommy_Wars

Gerek sosyal medyada gerekse hayatın tam içinde anneler arası savaş vardır; herkes kendi uygulamasının en iyisi olduğuna inanır ve karşındakini buna ikna etmeye çalışır. En iyisi olduğuna inanmasa bile kendileri için en doğrusunu yaptığından emindir ve bu konuda kendine laf söyletmemeye çalışır. Sanıyorsanız ki bu bir tek biz Türklerde yaşanıyor;  diğer toplumlarda anneler hep elele, hiç tartışmıyor, savaşmıyor; yanılıyorsunuz. Her coğrafyada aynı şeyler yaşanıyor. 

Tracy Cassels'in yazısını okuyana kadar anne savaşlarını gereksiz ve bitmesi gereken bir durum olarak değerlendirirdim ben de; oyle ya herkesin seçimine saygı duymak gerekirdi;   ama Tracy öyle bir yerden yakalamışki beni sarstı ve bir çok açıdan kendisine katıldım. Gelin birlikte bakalım Tracy neden anne savaşlarının bitmemesi gerektiğine, sürekli tartışmamız gerektiğine inanıyor. 



 Tracy diyor ki; anne sütü mü, mama mı, uyku eğitimi mi, kendi haline bırakmak mı bu ve daha bir çok anne savaşlarının temel konularını konuşmazsak ne olur? Bunları konuşmazsak bu konuda birbirimizle savaşmazsak kelimenin tam anlamıyla boka sararız diyor ! Bir yandan da ekliyor; bunlar bizim tercihlerimiz, tercihlere saygı duyalım ve konuyu, konuları kapatalım deseydik; kulağa ne hoş gelirdı  öyle değil mi?


Neden mi boka sarardık; çünkü aslında tartışılan konuların çok azı ailerin bilinçli seçimlerdir. Bizler bu tartışmaları sonlandırırsak ailelerin seçimi gibi gözüken ve bu seçime sebeb olan asıl meseleleri gözden kaçırırız. Bazen bir araştırma hakkında yazarım ve aileler bana gelerek kişisel olarak yaşadıkları deneyimlerden bahsederler; ben de onlara daha iyi sonuç alabilecekleri başka bir yol gösterebilirim, kendi seçtikleri yol belki de kötü sonuçlar doğuracak veya risk taşıyor olabilir. Elbette seçtikleri yolla ilgili bir sürü neden sayarlar. İnsanlar seçimlerinin doğru olmadığını duyunca hakarete uğramış gibi hissediyorlar. 

Herkesin seçiminin "kendisi" için doğru olduğunu söylemek, hem bilgi paylaşımını durduracak hem de diğer bir çok aileyi "doğru seçim" yapmaktan alıkoyacak bir tutum. İşe geri döneceğiniz için 3. ayda vereceğiniz uyku eğitimi, bebeğiniz damak problemi olduğu için emzirmeyi bırakmanız ve bir çok yanlış bilgi nedeniyle verdiğiniz kararlar. Ve bu kararları bir çok araştırmayı, bilgiyi okuyarak vermiş de olabilirsiniz. Gerçek bir seçime sahip olmadığınızda problem orada başlıyor. Farkında olmadan, özgürce tartışma imkanı olmadan bir seçimin içine itiliyorsunuz. 



Belki aranızda markette çocuğuna mama alırken başkaları tarafından kınanmış insanlar vardır; kimbilir belki de birileri daha da ileriye giderek size çocuğunuzu zehirlediğinizi söylemişlerdir. Bu anne savaşlarıın bir sorunu değil bu tamamen çirkin insanların sorunudur. Anneler olarak birbirimizi desteklememiz bu sorunu, bu çirkin insanları değiştirmeyecektir. Bu durum aynı zamanda başka bir problemin de göstergesidir. Bu kişi sizin yaşam biçiminizi, gerçeklerinizi bilmeden sizi ve seçiminizi suçlamakta Belki de gerçekten sizin için doğru bir seçimdir ve işte zaten bu yüzden de o kişi çirkindir ama bir çok insan için doğru bir seçim olmayabilir ve bunu tartışmadan, konuşmadan bilemeyiz. 

Tüm bu savaşlar sona ererse bundan memnun olacaklar çok belli; daha insancıl aile yasaları çıkarmak zorunda olmayacak devlet, çalışanlarına daha iyi şartlar sunmayacak olan şirketler ve kazancına kazanç ekleyecek mama şirketleri ve sözde uzman olarak geçinen tek derdi kitabını satmak olan çocuk yazarları. Savaşan annelerin tek derdi çocuklarını daha iyi şartlar altında yetiştirmek; bu da tartışmadan olmaz. Tartışmayı bırakır ve her seçime saygı kisvesi altında ilerlersek doğru seçimler için pek şansımız kalmaz. 


Tracy genel olarak yazıda bunları söylemiş. Şöyle bir düşündüm; sosyal medyada tartışıp seçimimi değiştirdiğim konular oldu mu? Evet oldu; bugün geldiğim noktada iyiki tartışmışım diyebiliyorum. 

Seçimlere saygı konusunda ise; eğer o insanın o seçimi almasındaki özel nedenleri biliyorsam yani olayı her boyutuyla biliyorsam saygı duyulması gerektiğine inanıyorum. Çoğu kez sosyal medyada bir çok annenin seçimini değiştirdik; örneğin vajinal doğum yapmaktan korkan bir anneyi ikna edip vajinal doğuma teşvik ettik ve iyi ki dediğini duyduk. Tam tersi vajinal doğuma zorlanan bir anneyi dinledikten ve her yönüyle konuyu bildikten sonra sezaryanin gerçekten kendisi için en doğru seçim olduğu konusunda hemfikir olduk. Bu tartışmalar çoğu zaman gerçekten savaş ortamı yarattı. Sütünün yetmediğine inandırılmak isteyen bir annenin mama kullanmasına engel olduk; mama kullanmak kötü mü, hayır elbette; ama anne sütü varken, anne emzirmek, bebek de emmek isterken neden desteklemeyelim öyle değil mi? Sosyal medya dışında emzirmeyi hiç sevmeyen bir iş arkadaşım oldu onu da emzirmemek konusunda destekledim; çünkü gerçekten enine boyuna tartışınca onun için en doğru seçim emzirmemekti. 

Çirkin insanlar ve çirkin yorumlar olmadığı sürece anne savaşları devam etmeli diyorum ben de; çünkü bu savaş iyi bir şey uğruna veriliyor; hepimiz çocuklarımızı iyi bir ortamda en iyi bir biçimde büyütmeye çalışıyoruz. 

Ayrıca Tracy'nin dediği çok çok çok doğru. Bu tartışmalarımız biterse ne devlet yerinden ne şirketler yerinden ne de bir çok gıda şirketi yerinden oynar; 1 adım bile ilerlemez. Emziren anneler grubu sayesinde değil midir bazı şeylerin değişmesi, çalışan annelerin seslerini yükseltmesinden ileri değil midir bir çok şeyin değişmesi. İlk 6 ay anne sütü verilmelidir yazılması. 



Hem savaşalım hem sevişelim diyorum!


* Bu yazı bana Gezi olayları sürecini de hatırlattı; bazı insanlar seçimlere saygı duyalım diyerek AKP yanlısı olanlara hiçbir şey söylemedi; ben bunu doğru bulmuyordum hala da bulmuyorum; AKP'ye oy vermiş veya destekleyenlerin kaçı bilinçli ve AKP'nin gerçek yüzünü biliyor, biliyordu. Tartışarak belki de bazen kavga ederek bir kişinin bile fikrini değiştirmeye vesile olduysam, benim gibi düşünen besile olsuysa ne mutlu bize! 


Terbiye sınırları içersinde, hakaret edilmeden yapılan ateşli tartışmaların bazen iyi sonuçlar doğurabileceğine inanıyorum. 

16.07.2012

Çocuk Doktoru Seçerken


Bu yazıda özellikle doktor ismi belirtmeyeceğim çünkü yazı herhangi bir doktoru övmek veya yermek için yazılmıyor sadece çocuk doktoru seçerken benim önemsediklerimi içeriyor. Görüşmüş olduğumuz doktorları veya doktorumuzu öğrenmek isterseniz mail gönderebilirsiniz.


Aren doğdugundan beri bir çok doktorla tanıştık. İlk doktorumuz tabiiki de doğum yaptığım hastanenin doktoruydu. Hastaneden çıkmadan önce ışık hızıyla odamıza girmiş şimdi hatırlamadığım genel geçer bilgileri vermiş ben soru sordukça veya onun söylediklerinin üzerine birşeyler söyleyince hemşireler sizin doktor olduğunuzdan şüphelenmiş zaten maşalahh herşeyi biliyorsunuz siz deyip ışık hızıyla odamızdan çıkmıştı. İlk kontrolünde ki sanırım haftasıydı Aren'in yine kendisine gittik. Aren 3750 doğmuştu hastane çıkışımız 3500'du ilk kontrolümüzde ise 3kg düşmüştü. Cildi inanılmaz kuruydu, her bebekte olabileceği üzere emerken yoruluyordu zaten ciddi bir gaz problemi vardı sanırım benim sütümde ilk günlerde gerek doğumun stresi gerekse lohusalıya dev bir adım atmış olmamla çok fazla değildi. İlk muayenemizde daha Areni görür görmez doktor hanım hemen mamaya başlıyoruz dedi. Fakat ben çok kararlıydım Aren ciddi manada kırmızı alarm vermedikçe mama kullanmayacaktım emecekti, emzirecektim ve beni bu yoldan kimse döndüremezdi ki her emzirme seansım gözyaşlarıyla geçerdi. İlk günler ciddi manada benim için çok zordu. Doktora hayır dedim sarılığı tedavi görmesini gerektirecek boyutta değildi saatle emzirmiyordum her saniye memedeydi. Hayır mama kullanmayacağım dedim. Siz bilirsiniz ama 5 gün sonra tekrardan göreyim eğer hala kilo veriyor ise veya az kilo aldıysa sizi dinlemem mamayı yazarım dedi ve bizi kan tahliline gönderdi göndermeden öncede sütümün kalitesinin düşük olabileceğini sadece süt gelmesinin değil sütün kalitesinin de önemli olacağını söyledi ve bana vitamin, balık yağı gibi şeyler reçeteledi. Odasından çıktığımızda deli gibi ağlıyordum.

Yeni anne olmuştum, lohusaydım. Karşımdaki doktor kadındı ve bunları hiçe saymıştı. Çocuğum sanki aç bırakılmış açılıktan ölecekmiş gibi davrandı. Sütüme açık seçik kalitesiz dedi ve çocuğumu hiçe sayıyormuşum gibi davrandı. Bu tavırlar karşısında asla kendisiyle devam etmeyecektik. Bir doktor her ne olursa olsun hele ki anneliğin ilk günlerinde anneyi her anlamda desteklemedi. Gerekirse başını okşamalı anneyi yüceltmeli motive etmeli diye düşünüyorum. Üstelik reçelediği vitamin ve benzerleri uzun zamandır piyasada olmayan şeylermiş eczacı reçeteyi görünce hangi doktor yazdı bunu öylesi uzun zamandır yokki bunlar demiş.

Bu ilk doktorumuz hastane doktoruydu. Hastanelerin politikalarını az çok bildiğim için doktorumuz hastane doktoru olmayacaktı. Zaten ilk görüşmede mamaya başlayalım diyen doktorun üzerini çizerim.

İşte ilk doktor maceramız böyleydi. Sonra doktor araştırmaya başladım hem hastane olmasın istiyordum hem de acil durumda ulaşabileceğim 7/24 doktorları olan bir yer olsun istiyordum. Araştırmalarım sonucu bir doktor buldum hakkında hep iyi şeyler yazılmıştı, doktorun CV'si de oldukça iyiydi. Çalıştığı kurum tam da istediğim gibiydi. Hastane değildi ama 7/24 doktoru olan bir yerdi. 2. görüşmemizi bu doktorla yaptık. Doktoru gördüğümde benim içim ısınmadı, Aren deli gibi ağladı. Benim için önemli olan bir başka kriter de çocuğumun doktorla iletişimi. Bebeklerin ,çocukların her türlü eneriyi hissettiklerini ve tepkilerini buna göre verdiklerini düşünüyorum. Aren doktor ona dokunurken ağlamaya başladı evet çok küçüktü ama doktorun da onu sakinleştirmek adına hiçbir şey yapmadığını gördüm. Soğuk bir adamdı ama kesinlikle iyi bir doktordu. Verdiği bilgiler oldukça yararlıydı. İlk doktorumuzu hemen mama tavsiye ettiği için bıraktığımı söyledim benden yana oldu. Üstelik Aren kilo da almıştı. Mamaya başlamamış olmamın doğru bir karar olduğunu görmek beni çok mutlu. Bunca gezdiğim doktordan sonra şunu söyleyebilirim ki doktorlar aslında çok da herşeyin farkında olan okuyan takip eden annelerden çok fazla hazetmiyorlar belki de söyleyecek çok fazla şey bulamadıklarından. Bu yüzden artık DR kontrollerinde ağzımı çok fazla açmıyorum zira hiçbir doktorun bundan hoşlandığını görmedim. Bana birşey sorarsa bildiğimi söylüyorum onaylarsa ne ala. Onaylamazsa da söylediği şeyi araştırıp ondan sona inanma yoluna gidiyorum.

Bu doktordan hemen vazgeçecek değildim çünkü bir yandan da doktor doktor gezmek istemiyordum. Bunun hem anneye hem bebeğe zararlı olacağını düşünüyorum. Aynı doktoru Aren'le ilgili bir konuda aradım evet telefonuma geri döndü ama telefonu suratıma kapatmaktan beter etti. Beni içtenlikle dinlemedi ve sorunu önemsemedi. İşte o anda karar verildi bir daha bu doktora gidilmeyecekti.

Gelelim benim için en ama en önemli kritere doktora ulaşılabilirlik ve ulşatığın doktorun onun için küçük ama senin için büyük olan sorununu önemsemesi. Evet ben de farkındayım anne&babanın ilk kez karşılaştığı belki de gözünde büyüttüğü panik yaptığı konular doktorlar için her gün karşılaşabilecekleri sıradan ve belki de önemsiz konular. Lakin hepimizin mesleği var. Empati özellikle de çocuk doktorlarının sahip olması gereken en önemli konu. Zira bu doktorda bilgisi olmayan konuda bir hizmet almak istediğinde örneğin mesela çocuğunun okul konusu diyelim okul veya öğretmeni için basit bir noktada önemsenmek ve bilgi almak ister. Dolayısıyla kendisi de hastasına ve hasta yakınlarına aynı özenle yaklaşmalıdır diye düşünüyorum.

Yeri gelmişken meslek grupları içersinden bazılarının aşıtı yüceltilmesine ve bambaşka bir yere koyulmasına karşıyım. Doktorluk elbette önemli bir meslek ama abartılacak bir yanı da yok. Benim mesleğim de zor bir meslek ben de insanlara hizmet ediyorum. Hiçbir meslek bir diğerinden üstün değil. Kaldı ki seçim yapılmış ve doktor olunmuş mutsuzsan bile bunu bana yansıtmaya hiç hakkın yok.

Yeni doktor arayışımın içersinde TV gördüğüm son derece sempatik biriyle karşılaştım henüz adı çok fazla bilinmiyordu Amerikadan yeni gelmiş sayılırdı. İnternet sitesini inceledim kendisine giden birini hiç duymadım ve fakat içime çok sindi. İlk görüşmemizde de oldukça memnun kaldım. Kendisi oldukça sempatik çocukla doğrudan iletişim kuran çocuk&bebek dilinden çok iyi anlayan anneyi&babayı sakinlikle dinleyen sorularına cevap vermekten rahatsız olmayan yenilikçi bir doktor. Benim için çok önemli 2 kriteri yıldızlı pekiyi ile geçmişti. Çocuğum kendisiyle olmaktan keyif alıyordu ve doktor beni dinliyordu. Kısacası anne&bebek dostu bir doktor kendisi. Henüz kendisine giden ve ağlayan bir çocuk duymadım. Ayrıca yenilikleri takip eden ve hiçbir doktorun önermediği belki de farkında olmadığı şeyleri öneren biri. Örneğin Aren'in egzaması sayesinde geçti bu nedenle kendisine müteşekkirim. Bu doktora gidip çok memnun olunca ve içime de çok sinince doktorumuzun bu kişi olmasına karar verdik. Doktor ve benzeri konuları kimseye tavsiye etmeyi sevmediğim halde bir çok anneye özellikle de internet annelerine tavsiye ettim. Tavsiyem üzerine kendisine bir çok anne&bebek kazandırdığımı söyleyebilirim.

Lakin bunca sevdiğim doktorumuzdan vazgeçtim. Sebebine gelince kendisine hiçbir zaman ulaşamadım.Kendisine ulaşmak için hep bir mücadale verdim ve bu beni yordu ki Aren için doktoru aramışlığımın sayısı 9 ay içersinde 3.  Geçtiğimiz ay bir sabah Areni öptüm kokladım işe geldim. Henüz iş yerine yeni girmiştim ki yardımcımız aradı ve Arenin sırtının kollarının bacaklarının feci bir biçimde kabardığını giderek de kabarmaya devam ettiğini söyledi. O ara el-bacak-ağız hastalığı gündemdeydi ve yardımcımızın anlattıkları buna çok benziyordu. Oturduğumuz bölgede 5-6 tane hastane var en büyüğüne doğru onları yola çıkardım ve doktoru aradım asabahın çok erken saatleriydi henüz hasta falan görmeye başlamış olamazdı. Telefonuna cevap vermedi sonra tekrardan aradım tekrardan tekrardan tekrardan... SMS gönderdim birkaç kez. Mail yazdım ve mailime okundu mesajı aldım. Aramaya devam ettim. Bu arada yardımcımız ve annem Aren ile birlikte hastaneye ulaştı. Hastane doktoru isilik olduğunu söylemiş bir çok krem ilaç şurup vermiş. Şimdi ben kendi doktorumla konuşmadan emin olmadan nasıl verebilirdimki çocuğuma bu ilaçları. Yok yok yok hiçbir türlü tüm gün boyunca buna gece de dahil olmak üzere bırakılan 15-20 cevapsız çağrıya, 5-6 SMS'e ve maile cevap vermedi. Ve böylece bu doktor sayfamızda kapandı. Ertesi gün bir müddet bekledim bakalım dönecek mi diye 48 saate ulaşmıştık ve fakat arayan soran olmadı.  Kendisine bir mail yazdım ve durumu özetledim. Kendisi beni aramadı akşamına uzun bir mail yazdı ve bu mailin tek bir satırında bile yaklaşık 6 aydır gördüğü çocuğun durumunun ne olduğuna başımıza ne geldiğine dair en ufak bir cümle soru yoktu. Açıklamalar, açıklamalar ,açıklamalar beni kesinlikle tatmin etmeyen açıklamalar.  Dahası bana Aren'in nesi vardı dememesi tamamen kendisini bitirmeme sebeb oldu.

Çocukların nasıl büyüdüğünü hepimiz iyi biliyoruz. Düşe kalka büyüdükleri bir gerçek ve hasta olmaları da çok doğal. Aren'in bu bizi ilk kez telaşlandıran durumunda doktorumuza ulaşamadık. Durum çok daha ciddi olabilirdi anmak istemiyorum ama bir yerden düşüp travma geçiriyor olabilirdi. İstanbul değil tatile olabilirdik ateşlenebilirdi, bir hastalık geçiriyor olabilirdi. Böylesi durumlarda doktoruma ulaşamıyorsam ben ne eyleyeyim o doktora düzenli gitmeyi. Elbette hastaneye gidilmesi gerektiğini biliyoruz yeterince bilinçli bir anne&babayız ve farkındalığımız da oldukça yüksek. Ama insan güvendiği çocuğunu aylardır tanıyan doktorun ilgisi bilgisini ve desteğini yanında istiyor.

Bildiğim tanıdığım doktorlar var en az bu doktor kadar hatta belki de daha fazla bilinir ve iş yoğunluğu olan ama acil bir durumdaki her anne&baba için çocuğunun durumu acildir aileyi arayan telefonuna geri dönen dahası gidilen hastaneyi arayan çocuğu kontrol eden doktor ile telefonda konuşup çocukla ilgili bilgi veren olmadı ilk fırsatta gelip hastanede çocuğu ziyaret eden. Doğrusu da budur zaten olması gereken.

Velhasıl tüm bunlardan sonra bu Cumartesi yeni bir doktorumuz oldu. İçimize çok sinen eşimin işte doktor gibi doktor dediği. Arenin enerjisini beğendiği. Aren kontrol sırasında göz teması kuruyorsa, dokunmak istiyorsa, boğazını kulağını kontrol ederken doktor sakin kalabiliyorsa ben uzaklaştığımda doktordan çekinmiyorsa bu demektir ki o doktorun enerjisi tamamdır. 1. önemli kriteri geçmiştir yani çocuğumla iletişim kurabiliyor ve çocuğum da kendisiyle. Bilgisi ve güvenilirdiğini ben ölçemem ama iyi olduğunu söyleyebilirim.
Ulaşılabilirlik konusunda ladığım referanslar çok çok olumlu. Kendisine doktor değiştirme sebebini söylediğimizde hak verdi ve sorun yaşamayacağımızı söyledi.

Dikkat ettiğim bir diğer konuda doktorun çocuğu olup olmadığı. Hiçbir insan çocuğuna zarar verecek birşeyi yapmaz. Dolayısıyla çocuğu olan bir doktorda daha empatiktir. Mesela kendisiyle aşı konusunu konuşttuk. Aşı konusunda sorduğum ilk soru siz kendi çocuğunuza yaptırdınız mı olur? Evet yaptırdım dedi hatta bir itirafta bulundu. Doktorumuzun 2 kızı var ilk kızım doğduğunda rota virusu için söylenmeyen şey kalmamıştı eşimde çocuk doktoru araştırmalar ve sonuçları güvenilirlik konusunda bizi tatmin etmedi ve biz de yaptırmadık bilin bakalım n'oldu dedi? Kızımız rota virusu gibi aslında çok da basit olan bu virusu kaptı ve gözümüzün önünde perişan oldu. Biz anne&baba doktor olarak bu tabloyu izledik ve çok üzüldük dedi. 2. çocuğumuz doğdu aşıyla ilgili çalışmalar tamamlandı ve veriler bizi tatmin etti 2. kızımıza kesinlikle yaptırdık dedi. Ve benim hep söylediğim şeyi tekrarladı. Tabii şimdi aşı karşıtları oluyor çünkü artık aşılar sayesinde haberlerde orada burada çocuk felcinden ölenleri duymuyoruz veya başka hastalıklardan dedi. Ama ben ,kendisi Çapa'nın doktoru acilde her yıl 4-5 çocuğu Hepatit A yüzünden kaybettiğimize şahit oluyorum dedi. Sizin de gözünüzün önünde çocuklar aşı olmadığı için ölüyor olsa kolay kolay aşı yaptırmayın diyemezsiniz dedi. Aşıyı tavsiye etmeyen doktorların çoğunun çocuğu yoktur ve zaten mesleği de bırakmışlardır dedi ki çok doğru. türkiye de aşı karşıtı olan çok bilindik kadın doktor mesleği bıraktı ve kendisinin de çocuğu yok. Bilimsel araştırmalar var özellikle aşının otizme sebeb olabileceği gibi ama bunlar asla kanıtlanmış araştırmalar değil dedi. Ve daha bir çok detayı konuştuk.

Netice olarak bu doktorumuzun karnesine benim için önemli konularda şimdilik ÇOK İYİ diye yazdım.


Son olarak doktor seçiminizde şu 2 kiritere çok önem vermenizi tavsiye ederim:

  • Doktorunuzun çocukla ve sizinle iletişimi enerjisi anne&çocuk dostu olması
  • Ve ulaşılabilirlik.

Tüm anne&baba ve bebişlere sağlık dolu günler....