10.03.2015

Çocuğunun Derdi Kiminle?

The Curse of the Terrible Twos
O AN NEYE DELİRDİĞİNİ HAKKINDA HİÇBİR FİKRİ OLMADIĞI :)

Seninle olduğunu sanıyorsan yanılıyorsun; çocuğunun derdi kendiyle. Ve sen de derdinin çocuğun olduğunu sanıyorsan yine yanılıyorsun; çünkü derdin kendinle.

Çocuk henüz bebekken, ebeveynlerin "dert" diye nitelendirdiği oysaki sadece büyümenin parçası olan hal ve durumları oluyor. Henüz bebekken, akıl ve ruh sağlığı yerinde  biriysen bebeğin haline sadece üzülebiliyorsun; çünkü derdinin seninle ilgili olmadığını çok iyi biliyorsun. Devreye elinden bir şey gelmemek, bazen acı çekmesini izlemek zorunda kalmak gibi durumlar giriyor. Bu bambaşka bir konu. 


Charlie
AĞLAMAKTAN BEN DE BIKTIM :(
Gelelim çocuğun derdinin ne olduğuna. "Terrible 2" dönemi başladığında, bebeğin farklılaşıyor; sık sık nereye gitti benim o uslu, sadece bebeklik dertleri olan çocuğum demeye de başlıyor anne& baba. 2 yaş döneminde çocuğun ego ile tanışıyor; aslında farkına vardığı kendi "ben değil" sahte kimlik sahte benlik hali. Ve birden bire onun egemenliği altına giriyor. O tüm tutturmalar, kendini ispat etme çabaları hepsi aslında sahte ben halinin eseri. Ve aslında çocuk da bu halden oldukça rahatsız. 

Ebeveyn'in bu noktada çocuğuna yapacağı ruhsal rehberlik çok çok önemli. Ama bir çok ebeveyn yani bizler ego'nun yönetiminde olduğumuzun farkında değilsek ve zaten bir çocuğumuz da böyle büyüdüğümüz için; çocuğumuzla derdimiz olmaya başlıyor; dahası çocuğumuzun da derdinin biz olduğu yanılsamasına düşnebiliyoruz. 

İnatlaşıyor, beni deli ediyor, eminim beni sinir etmek için yapıyor, bu çocuğun bizimle kesin bir derdi var cümleleri bu dönemde başlıyor. Bilir kişiler diyor ki; çocuğun henüz seni kasıtlı sinir etmesi mümkün değil; çünkü sinir sistemi henüz bu denli gelişmiş değil. Mutlaka ki altında yatan bir çok neden var. 

Sizi rahatlatır mı bilmem; aynı duyguları hissettiğimde sakin kalmama yarayan yegane cümle şu oluyor; Tüten Aren'nin derdi seninle değil o şuan egosuyla mücadele ediyor; hatırla Tüten sinir sistemi henüz buna müsait değil. İçimden bu cümleyi tekrarladığımda; tüm o aslında beni sinirden delirtip, ona bağırmama ve sözlü şiddet uygulamama neden olacak delirtici hareketleri bir anda yerini sakinliğe ve gel kuzum gel canım benim dememe sebeb oluyor. 

Sanmayın ki her zaman böyle; elbette değil. Ama bu sakinliği koruyamadığım zamanlarda biliyorum ki kendime dönüp bakmam gerekiyor, ben neden sakinliğimi koruyamadım? Ne oldu da sinirlerim zipladı ve bağırdım. O zaman da kendime kızmak yerine önce şefkat göstermeyi deniyorum. Kendime şefkat gösterip, bunu arkadaşlarımdan veya kocamdan da açık seçik istiyorum. Lütfen gel ve durumu sen yönet ben şuan bunu yapabilecek bir iç dinginliğe sahip değilim diyorum; arkadaşlarımla paylaşıp bana destek olur musunuz diyorum. 

Peki asıl konuya gelirsek; çocuğuna bu rehberliği nasıl yapabilirsin, aslında çocuğun için anlatıyorum ama ilk önce kendin için yapabilmelisin bunu, çocuğun delice öfkelendiğinde sinirlendiğinde, ona öfkenin kendisi olmadığını söyle, şuan öfkelisin demek yerine öfkeli hissettiğinin farkındayım diyebilirsin. Çocuğun öfkenin kendisi değil, öfkeli hissediyor çünkü henüz egosunun farkında değil, farkında olduğu tek şey ona bir şeyler olduğu, değişmeye başladığı. Ego daima ister, daima ben der, daima kişiyi zorla, daima kavgacıdır, daima acıyı sever. Bunları hatırla. 

İşe yaradığını söyleyebilirim; böylece çocuğun öfkesiyle özdeşleşmek yerine öfkesini, sinirini farketmeye başlıyor; öfkelendiği anda vurmak veya bir şeyleri fırlatmak yerine durmaya ve çare aramaya başlıyor. Örnek vermemi ister misin? Her öfkelendiğinde tükürmeyi adet edinen oğluma her defasında sakin kalmayı denerek; biliyorum şuan çok öfkeli hissediyorsun ama sen aslında sakin kalabilen ve konuşarak anlaşabilen bir çocuksun, tükürmek güzel bir davranış değil dedim. Zamanla sinirlendiğinde tükürmeden önce duraksadi o durma anında hemen işte bu tatlım sen sakin kalabilen bir çocuksun, öfkeli hissetmen doğal ve anlıyorum bunu dedim. 

Önce bunu kendiniz için uygulamanız çok çok önemli; siz ego'nuzun devrede olduğu anları yakaladığınızda ve kendinize dur diyebildiğinizde emin olun çocuğunuza karşı anlayış, tahammül ve sabır gücünüzde artacak. Ve bir ebeveyn olarak çocuğunuzun ruhsal gelişimine büyük bir katkı sağlamış olacaksınız. 


Yorum Gönder