Ölüm etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Ölüm etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25.12.2014

Rüzgarın Sesi





9 yaşındaki yiğenim Günçe ve abim konuşuyorlar: 

Günçe: Ben Allah'ın ve ölen iyi insanların nerede olduklarını biliyorum
Ben: Neredeler kızım
Günçe: Rüzgârdalar, rüzgâr her yerde uzayda bile rüzgâr var, güneşten bile üstün, güneş her yere gidemez ama rüzgâr gidebilir, içimize bile girebilir
Ben: Bu çok ilginç hiç duymamıştım bunu
Günçe: Ben biliyorum çünkü rüzgâr benimle konuşuyor


Senelerdir okuduğum tüm büyük spritual ustadlar Yaradana ulaşmak için doğaya bak diyor; doğayı kendine öğretmen olarak seç diyor; doğadan ve kendi doğandan başka hiç kimse sana yardım edemez, cevapsız soruların cevabı doğanda ve doğanda gizli diyor ki buna ben de inanıyorum. Her ibadet aslında doğanın bir parçasından ilham almış durumda.

9 yaşındaki bir çocuk henüz farkında olmasa da, kimbilir belki farkındadır, özünden henüz kopmamış, koparılmamış; insan olarak yaşadığımız sürece tek amacımız başa dönmek aslında, ne kadar çocuksak o kadar baştayız; 36 yaşındayım son 10-15 senedir bir yol'a girmiş yolculuğumu yapıyorum; karşıma çıkan tüm engeller, tüm güzel yollar doğumumdan, çocukluğumdan izler taşıyor; yürüdükçe başa gidiyorum ve biliyorum son nefesimi verdiğimde anne karnından bile önce olduğum yere gideceğim. 

İnsan en çok kaderi sorgular; kader varsa ben niye varım ki der; insanın yeryüzünde olma sebebi deneyimlemek, kaderini deneyimlemek; Nietzche bile kaderiniz sizin için en iyisidir demişse durup düşünmemiz lazım. 

Ben varsam ölüm yok, ölüm varsa ben yokum, o halde korkucak ne var der ünlü filozoflardan Lucretius; ölüm korkusuna belki de iyi gelebilecek tek sözdür bu. 

Ölünce doğanın bir parçası olacaksın ve Günçe'nin dediği gibi belki de rüzgar olup sevdiklerinin içine bile girebileceksin. 

Bir çocuğa ölümü anlatmanın en güzel yollarından biri de bulmuş oldum böylece; şayet sevdiklerimizden birini fiziken kaybedersek ve Aren bunu sorgularsa doğadaki en sevdiği şeylerden birine dönüştüğünü onu hala görüp, anıp hissedebileceğini söyleyebilirim ona. 

Evrenden hiçbir şeyin yok olmadığını, buna kelimelerin, düşüncelerinde dahil olduğunu hatırlatmak isterim, her şey dönüşür; sevdiklerinizin günü geldiğinde rüzgara dönüp içinize esip içinizi ısıtmanızı dilerim, kimbilir belki bir an tüyleriniz ürperir, sevdiklerinizden biri oradadır :)


Bu yazıyı okuduktan sonra şu şarkı bence çok iyi gider ;)










3.02.2011

Dünyanın Yükünü Taşımak


Neden hep kadınlar böyle dünyanın yükünü üzerinde taşımalı. Defne gitti tartışmalar bitmedi. Ölen bir erkek olsaydı böyle olur muydu düşünmekteyim. Bazı insanların içlerinden geçirdiğini ama dile getirmediğini düşünüyorum ölümü hakettiğini söylüyorlar gözleriyle, ses tonlarıyla neden çünkü evli, anne ama gecenin hatta sabahın köründe kocasından bir başka adamın evinde ve hatta yatağında.

Evliliklerinin nasıl olduğunu biliyor muyuz? Veya kocasının aynı saatlerde nerede olduğunu? Bir başkasının koynunda olup olmadığını? Kimbilir belki birkaç gün önce boşanmaya karar vermişlerdi veya bir kaç ay önce kocasının onun aldattığını öğrendi.

Veya bunların hiçbiri olmadı ama kocasının sevgisini artık hissedemiyordu veya kendi sevgisi bitmişti ve bunu dürüstlükle kocasını söyledi.
Böylese bile yaptığı şey doğrudur demiyorum. Defne'nin davranışını kendimce haklı çıkarmaya çalışmıyorum sadece olaya her açıdan bakmaya çalışıyorum.


Veya D şıkkı HİÇBİRİ." Ahlaksızdı" O gece kocasını aldattı. Yaptığı yanlıştı diyelim. Şahsi fikrimi de açıklayabilirim. Evet ben de evli ve 2 yaşında çocuk sahibi bir kadının gece yarısı başka bir adamın evinde bu en yakın arkadaşı bile olabilir doğru bulmuyorum! Ama bu benim doğrum rahmetlinin değil. Ve doğru bulmadığım birşeyi herhangi biri yaptığında ve sonrasında başına kötü birşey geldiğinde ki başına kötü birşey değil ÖLÜM gelmiş. Doğru birşey yapmadı sonucu bu oldu demiyorum, DİYEMİYORUM, vicdanım el vermiyor çünkü.

Bir düşünün sevdiğiniz biri diyelim ki evladınız doğru birşey yapmadığında mesela kokain kullandı diyelim ölmesini doğal karşılayabilir misiniz!! Haketti diyebilir misiniz? Diyebilen varsa insan diyemiyorum üzgünüm. Yine geçen akşam izlediğimiz o Tavşan Deliği filminde Nicole'un annesi de oğlunu 30 yaşında eroin krizi sonucu kaybediyor. Nicole'u anladığını söylüyor abin öldüğünde ben de diye başlıyor cümlelerine ve Nicole bir gün patlıyor: "Anne 3 yaşında araba kazasında ölen bir çocuk ile 30 yaşında eroin komasına girerek ölen birini karşılaştıramazsın"
Anne: "Ama o yine de benim oğlumdu"

İşte bu kadar basit! Bir insan ne hata yapıyor olursa olsun konu Defne ise Defne bir evlattı Defne bir anneydi yok kimse bunu haketmez.

Lütfen ölümlüler olarak ve bizlerde ne zaman öleceğimizi bilmeyenler olarak kul hakkı denilen şeyin yegane önemli birşey olduğunu daima hatırlayalım. Ölünün arkasından böyle konuşmayalım.

Yanlış yapan insanlar ölümü haketmez! Doğru yapan insanlar da ölüyor bunu daima hatırlayalım! Allahın işine takdirine karışmayalım! Biz kimiz ki yargılıyoruz kimiz sahi!

Tüten ben
Şaşkın

2.02.2011

Arapsaçı

Bugün diyecek bir söz yok. Defne Joy öldü. Hayatta herşeyin bir nedeni var bilemediğimiz anlamlandıramadığımız ve hatta kızdığımız! Ölüm hissettiklerimizi arapsaçına çeviren birşey bana kalırsa.

Dün akşam bir film seyrettik. Nicole kidman'ın Tavşan Deliği diye. Çocuklarını 3 yaşında kaybeden bir çift var. Grup terapisine gidiyorlar. Ve orada aynı durumda olan çiftlerden biri diyor ki "Tanrının bir meleğe ihtiyacı vardı ve kızımızı aldı" Nicole Kidman sinirleniyor. Tanrı değil mi, bir meleğe ihtiyacı olduğunda onu yaratabilir almak yerine! Doğru söylüyor. Bu açıklamalara ben de sinirleniyorum. Melek oldu, Allah sevdiği kulunu yanına alırmış ne yani geriye kalanlar kötü kul mu? Ve evet Allahın meleğe ihtiyacı olursa bunu yaratır zaten. Bunlar insanların kendilerini avutma biçimi iyi geliyorsa sakıncası yok elbet.

Hayatta herşey görüğümüz gibi değil ve herşeyin hayırlı bir nedeni var bilemesek de anlamasak da ve ve hatta kızsak da insan olmak gerçekten zor çok zor! Sırf bu nedenle çocuk yapmayı milyon kez düşünüp milyon kez vazgeçip milyon kez deli gibi istedim.

Hala Defne'nin ölümüyle ilgili düşünmekteyim ve gerçekten inanamaktayım. Almamız gerken dersleri, ölüm nedir aslında onu ve daha birçok şeyi düşünüp duruyorum.
Ama düşündükçe gözlerimi dolduran işte beni arapsaçına çeviren birşey var ki o da 2 yaşındaki kıvırcık, Can. Annesi adını nasıl da vermiş CAN!

Allahtan Defneye rahmet dilerim yakınlarına da sabır ihsan eylesin. Allahın biliyorum ki sen insana hayırsız birşey vermezsin lütfen o minik bebeğin kalbini nurlandır!