2.06.2011

Piknik




Biz çocukken sık sık hemen hemen her Pazar Belgrad ormanına pikniğe giderdik bir kaç aile. Çok keyifli vakit geçirdiğimizi hatırlıyorum. Sonra nasıl oldu da son buldu neden bu alışkanlığı yitirdik net bir şekilde hatırlamıyorum. Sanırım çocuklar yani bizler büyüdük sınav stresi, haftasonları kurs ve özel hocalar, trafik artışı, ailelerin yorgunluğu başladı ve bu alışkanlık yavaş yavaş bitti.


Şimdi aklımda bir kare var gerçek olmasını istediğim ve olacağına inandığım. Alacağımız oğlumuzu hem de öyle çok büyüdüğünde değil yaşı 2'yken falan belki 2.'de yolda olur o sırada kimbilir :) gideceğiz bir yeşillik alana ailece kuracağız yere pötikareli örtümüzü babamız arabadan piknik sepetini çıkaracak ee bir de topu tabii. Baba&oğul çimlerde top oynayıp kovalamaca oynarken anne bir yandan dikkatli olun yapmayınn hanginiz bebek ben anlamadım ki derken bir yandan da piknik sepetindeki yiyecekleri çıkaracak.


Hep birlikte elbette minnağın peşinden koşturarak yemek yiyeceğiz termostaki çayımızı içeceğiz ve çimlere ailece uzanıp yuvarlanıp gülüp eğleneceğiz. Vaktin nasıl geçtiğini anlamayacağız bile. Minnak dönüş yolunda arabada uyuya kalacak. Uyandırmaya, yıkamaya kıyamayıp o çim kokusu, civardaki mangal kokusuyla yatıracağız yatağına. Çekeceğiz yine de mis gibi kokan kokusunu içimize. Gideceğiz kendi yatağımıza belki birbirmize sırtımızı dönüp uyuyacağız ama içimizden aynı cümleler dökülecek "Allahım şükürler olsun ki böyle bir ailem var."


Minnak bütün gece oksijen patlaması nedeniyle hiç uyanmayacak anne&baba huzurla uyuyacak ve ertesi gün sendromsuz bir şekilde işe başlayacak. Sanah iş yerinde hayırdır çok neşelisin çok güzelsin bugün diyecekler. Sıratacağım sadece içimdeki aşkın huzurun yüzüme yansıması olacak bu sadece!


Hayallerim hep böyle işte... Bunca güzel hayalin karşısında inanıyorum ki evren benim lehime çalışacak...
Yorum Gönder